İlkel bir köpeğin ayak izleri

Buradaki Lynches Nehri'nin bataklık halindeki taşkın havzasında, Don Anderson'ın orta büyüklükteki yedi köpeği, yaklaşan yabancıları görünce alarma geçti.

İlkel bir köpeğin ayak izleri
Buradaki Lynches Nehri'nin bataklık halindeki taşkın havzasında, Don Anderson'ın orta büyüklükteki yedi köpeği, yaklaşan yabancıları görünce alarma geçti. Bunlar, dost canlısı ama diğer köpeklerden belirgin bir şekilde farklı olan Carolina köpekleri. Bazıları kapıya hücum ederken, kuyruklarıyla beraber vücutları da sallanıyor. Diğerleri yerlerinden fırlayıp pozisyon alıyor (çakal kulakları dimdik oluyor, kıvrık kuyrukları titriyor). Siyah bir yavru, bir yer altı sığınağına kaçıyor. Kafeslerine girmek, tek bir nedenden ötürü tehlikeli: köpeğin en belirgin alışkanlıklarından biri, belki kurtçuklar bulmak, belki de topraktaki besinleri yemek için, yere futboilkelkopeklerl topu büyüklüğünde delikler açmak. 79 yaşındaki Anderson, "Ayın yüzeyi gibi" diyor. Carolina köpeklerinin bir kısmı hâlâ doğada yaşıyor ve yerliler bunların Avrupalıların Amerika kıtasına ulaşmasından önce var olmuş az sayıda türden biri olduğunu söylüyor. Anderson'la birlikte çalışan bir diğer köpek meraklısı Michael Ruano, "Bunlar bizim yerli köpeğimiz, Amerika'nın doğal köpeği" diyor. Köpek DNA'sıyla ilgili yeni bir çalışma, bu görüşü destekliyor. İsveç'teki Kraliyet Teknoloji Enstitüsü'nden Peter Savolainen önderliğindeki bir ekip, Amerika kıtasında aralarında tüysüz Peru köpeği, Chihuahua ve Carolina köpeğinin de olduğu çok sayıda köpek türünün, Avrupa kökenli olduklarını gösteren genetik işaretlerden yoksun olduklarını, yani daha erken bir tarihte Asya'dan göç ettiklerini ortaya çıkardı. Mevcut teori köpeklerin, 12 bin ila 33 bin yıl önce insanlarla yakınlaşan kurtlardan geldiği yönünde. Ancak bunun nerede gerçekleşmiş olabileceği kesin olarak bilinmiyor. Bazıları Ortadoğu diyor, bazılarıysa Çin'deki Yangtze Nehri'nin güneyini işaret ediyor. Savolainen'in araştırması, Çin hipotezine yönelik daha fazla kanıt sunuyor ve ilk evcil köpeklerin Beringia olarak bilinen Bering Boğazı'ndaki Buzul Çağı köprüsünü 12 bin yıl önce geçtiği fikrini destekliyor. Carolina köpekleri daha sonra Paleo-Hint sahiplerinden ayrılmış olanlardan üremiş olabilir. Güney Carolina'daki Aiken yakınlarındaki Savannah Nehri Nükleer Enerji Santrali'nden biyolog I. Lehr Brisbin, türe ilgi duyulmasını sağlayan adam. 1970'lerin başında Brisbin, santralin yakınlarında sık sık bu vahşi köpeklere rastlardı. Bunlardan birkaç tane aldı ve şimdi kendi sürüsü var. Brisbin, Carolina köpeğinin United Kernel Club tarafından tanınmasını sağladı ve aralarında kıvrık kuyruğu ve kurda benzer yüz hatlarının da bulunduğu bir dizi özelliğini tasvir etti. Köpekler, muhtemelen beyaz kalçalarını birbirleriyle anlaşmak için kullanarak tarla fareleri ya da tavşanları avlarken sürü halinde hareket ediyor. Brisbin, "Bu beyaz kuyruk, beyaz kuyruklu bir geyiğinki gibi kaldırılabiliyor ve ileri geri hareket ettirilebiliyor. Onların bunu yaptığını ve sürünün geri kalanının buna saygı duyduğunu gördüm" diyor. Çoğu Carolina köpeği, Avustralya dingoları gibi kızıl renkli ama siyah ve alacalı da olabiliyorlar. Çoğu kısa tüylü. Bazılarının badem renkli gözlerinin üzerinde küçük yamalar var ve bu, iki çift gözleri daha, Anderson'un deyimiyle "ruh gözleri" varmış gibi duruyor. DNA araştırmaları Carolina'nın diğer köpeklerle arasındaki farkı ortaya koymasına yardımcı olabilir. Carolina köpeklerine meraklı olan Mark Eden, 16'ncı yüzyıl kaşiflerinden Hernando de Soto'nun günlüklerinin arasında Carolina köpeklerine de göndermeler olduğunu söylüyor. 1806'daysa William Clark ile beraber Kuzey Amerika'yı bir uçtan diğerine kat ederken Meriwether Lewis yazılarında rengarenk bir "Kızılderili köpeğinden" bahsediyor. Amerikan yerlileri tarafından geyik avında kullanılan, kulakları dimdik ve kurtlarınki gibi sivri olan, siyah, beyaz, kahverengi ve benekli bir köpek. 19'uncu yüzyılın sonunda ve 20'nci yüzyılın başında, köpeklerin vahşiliği ve kızıl postları (ve muhtemelen av köpeği olarak kullanılmış olmaları) "yaller köpeği" olarak anılmalarına neden oldu. Bu köpekler Brisbin'in ve Anderson'un tarif ettiği çok sayıda özelliği taşıyor. İlkel köpekler insanların yanında on binlerce yıl önce yaşamaya başladılar ve yaşamaya da devam ediyorlar. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Ccimriliğin başlı başına bir hastalık olarak tanımlanamayacağını belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ancak cimri olmanın ve bu dur
  • Yaşam tarzı tıbbı yani Lifestyle Medicine; araştırma, önleme ve tedavi etme ile yakından alakalı olan bir tıp dalıdır. Yaşam tarzı tıbbı; pek çok yaşa
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kahramanmaraş Milli Eğitim Bakanlığı Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Mer
  • Panik atak, hiçbir neden yokken ortaya çıkan ve insanların yaşam kalitesini düşüren bir ruhsal hastalık olarak tanımlanıyor.
  • Öğrenilmiş çaresizlik nedir? Öğrenilmiş çaresizlik sendromu, başarma isteğini yok ediyor!
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Randevu Al