E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Huzursuz Bacak Sendromunu ciddiye alın

Huzursuz Bacak Sendromunu ciddiye alın! Huzursuz Bacak Sendromu hem huzursuz ediyor hem de ileriki yaşlarda ciddi hastalıklara yol açıyor.

Huzursuz Bacak Sendromunu ciddiye alın

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Prof. Dr. Sultan Tarlacı anlattı…

Huzursuz Bacak Sendromu (HBS), sadece yaşam konforunu bozan bir rahatsızlık değil, ilerleyen yaşlarda karşınıza ciddi sorunlarla çıkacak nörolojik temelli bir hastalıktır. Genel tablosu şu şekildedir: sıklıkla bazı kişiler geceleri yatağa yatar yatmaz kalkar, ayaklarını ovdurur hatta kalkıp leğenin içine sokar. Ya da gece evde odalar arasında volta atar durur. Genelde bu uykuya yatar yatmaz ya da hareketi sınırlayan uzun otobüs yolculukları sırasında da ortaya çıkabilir. Bazen de sinemada uzun süre sabit otururken ortaya çıkar ve kişi sinemayı bırakıp çıkmak durumunda kalır. Bu gibi kişilerin ayaklarında huzursuzluk, hareket etme isteği, uzatıp-çekme isteği gibi hisler oluşur. Bazen hasta bunu tanımlamakta da zorlanabilir. En belirgin ve basın his ‘karşı konulamaz hareket etme isteğidir’. Bu hareket etme isteği yoğun olduğu zamanlar uykuya dalmayı ve uyku kalitesini ciddi şekilde etkiler. Uykusuz geceler arka arkaya eklenir.

HBS’nin ilerleyen yaşlarla birlikte etkileri artan nörolojik bir hastalık olarak kişilerin karşısına çıkar. Kişinin hastalık öyküsü dinlenildiği zaman, genellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan ve ilerleyen durumlarda gün içinde uzun süreli hareketsizlikten sonra bu bacak huzursuzlukları kendini gösterir. Bacakları hareket ettirmek rahatsızlığı kısmen geçirir. Bu yüzden HBS hastalarının çoğu uykuya dalmada ve uykuyu devam ettirmede güçlük yaşar. Ayrıca bu kişilerde uyku esnasında belirli aralıklarla dans eder gibi bacak hareketleri görülebilir.

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beynin bazı bölgelerinde kandan demir alımının azalması ve dopamin adlı sinir ileticisinin etkisinde azalma sonucu HBS’nin geliştiği kabul edilir. Hastalığın kadınlarda gebelik döneminde sıkça ortaya çıktığını söyledi. Bu genelde demir eksikliğinden kaynaklanır. HBS olan her kadın hastaya kanda demir ölçümü yapılmalı ve demir düşük ise öncelikle yükseltilmelidir. Demir yükselmesi tek başına bile şikâyetleri geçirebilmektedir. Bazen de demir normal olsa bile demiri yüklemek veya daha da yükseltmek şikâyetlerde iyileşme sağlayabilir. Bir de aileden gelen HBS vardır ve bu genelde sürekli, yıllarca devam eden bir şikâyettir.

Dopamin seviyesini artıran, Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçların HBS hastalığının da tedavisinde etkilidir. Ancak hastalara bu ilaçlar verildiğinde genelde hastalar bu durumu garipsiyor. ‘Ben parkinson hastası mıyım?’ diye soruyorlar. Oysaki HBS’nin dünyada ilk etkili tedavisidir ve İzmirli Doktor Şevket Akpınar tarafından bu ilaçların etki ettiği ilk farkedilmiştir. Akpınar, bilim dünyasına Parkinson hastalığında kullanılan ilaçların HBS’ye çok iyi geldiğini 1985 yılında araştırmaları ile bildirdi. O günden bu yana da dünyadaki nörologlar aynı tedaviyi uyguluyor. Bu tür tedaviye yanıt vermeyen hastalar da olabilmekte ve bu hastalarda başka grup ilaçlar da kullanılıyor ancak hangi ilacın seçileceğine uzmanın karar vermesi şarttır. Genel olarak tedavi ile hem hastaların hem de hekimlerin yüzünün güldüğü bir hastalıktır. Ancak hastalar sıklıkla nöroloğa değil de romatizma sanıp başka hekimlere gittiklerinden yıllarca bu rahatsızlık yaşamak durumunda kalabilmektedirler.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: