Hikikomori Nedir?

Hikikomori Japonca'da "elini ayağını çekmek", "geri çekilmek" anlamına geliyor. Hikikomori'de kişi müzik dinlemek, internette dolaşmak, uyumak dışında bir işle uğraşmıyor. Hikikomori diye anılan hastalıkta Bu gençler de hayattan el ayak çekip odalarına kapanarak zamanlarının çoğunu bilgisayar başında geçiriyorlar.

Hikikomori Nedir?
Paylaş:

HİKİKOMORİ NEDİR?

Japonya’da sayıları 300 bini aşan genci etkisi altına alan "Hikikomori" hastalığıyla bir kayıp kuşak yetişiyor. Japon psikiyatristlerin üzerinde çalıştığı hastalığın kelime anlamı "Elini ayağını çekmek." Bu gençler de hayattan el ayak çekip odalarına kapanarak zamanlarının çoğunu bilgisayar başında geçiriyorlar.

Hikikomori yani sosyal çekilme hastalığında kişiler yemeklerini burada yiyip uyuyor, hatta tuvalet ihtiyaçlarını bile odalarında gideriyorlar. Uzmanlara göre, Hikikomori’nin Türk gençlerini de tehdit etmeye başladı.

Hikikomori hastalığına ailelerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, odalarından çıkmayan, sürekli bilgisayar oyunları oynayan bu gençlerin antisosyalleştiğini kimseyle konuşmadığını belirterek, ciddi anlamda tedaviye gereksinimleri olduğuna dikkat çekti. Hikikomorinin hastalık olduğunun fark edilmiyor.

HİKİKOMORİ BELİRTİLERİ

- Evden dışarı çıkmamak
- Kimseyle konuşmak istememek
- Kimseyle konuşmamak
- Odadan dışarı çıkmak istememek
- Sosyal hayattan kopmak
- Arkadaşlıklardan kopma, arkadaşlıkları bitirme
- Aşırı stres
- Sinirlilik
- Psikolojik bozukluklar
- Saldırganlık
- Uykusuzluk
- Bilgisayar başında yemek yiyip içme
- İnsanlardan kaçmak
- Bağırarak cevap verme
- Depresyon

Hikikomori Japonca’dan köken alan ve aşırı sosyal izolasyonu tanımlamak için son dönemde kullanılmaya başlanan bir terim. Yalnızlıktan farklı olarak hikikomori durumunda insanlar çok sayıda insan tarafından çevrelendikleri halde kişisel sosyal paylaşımlar yapamadıkları için kendilerini yalnız hissediyor olabilirler ya da doğrudan çok az insanla temas ediyor olabilirler.Hikikomori kökenini aldığı Japonya’da özellikle gençler arasında görülen sosyal izolasyonu tanımlamak için ortaya çıkıp, tüm dünyada kabul gören bir terim haline geldi. Hikikomori World Psychiatry isimli bilimsel dergide yayınlanan bir makaleye göre hikikomorinin dört temel özelliği var:

Hikikomori gibi Bu tür psikolojik rahatsızlıklarda, tedaviye erken başlamak çok önemli. Aileler ders çalışıyor zannedip takip etmiyorlar. Çocuklarının bilgisayarda yaptığı şeyi görmeleri lazım. Yanlarına gidip bakmaları gerekiyor. Girdikleri siteleri takip etmeleri, oyun mu oynuyor ders mi çalışıyor anlamaları gerekli. Hikikomori’nin pençesine yakalanan gençler, genellikle sosyal ilişkilerinde yetersiz ve çekingen oluyor. Sanal alemde kendilerini daha rahat hissediyorlar. Ancak hastalık ilerledikçe, saldırgan olup, sonu cinayetle biten tartışmalar bile yaşayabiliyorlar. Kötü bitmiş gençlik aşkları, sınav maratonu gibi problemler de hastalığı tetikliyor.

Hikikomori  hastalığında bir milyon Japon kendisini yıllarca odasına kapatıyor. Japonya, son zamanların en büyük sorunuyla başa çıkmaya çalışıyor: Ülkede çoğunu genç erkeklerin oluşturduğu 1 milyon kişi, kendisini yıllarca odasına kapatıyor, manga okuyup bilgisayar oyunu oynamaktan başka bir şey yapmıyor. Hastalığın adı, 'hikikomori'...

HİKİKOMORİ TEDAVİSİ

Hikikomori tedavisinde en önemli faktörler;

- Aile sabırlı olmalı ve çocuğunla iletişim kurmalı
- İlgili uzmandan yardım alınmalı
- Psikoterapi
- Çocuğun davranışları takip edilmeli
- Çocuğun ilgisini çekecek aktiviteler yapmalı
- Ailece güzel zaman geçirmeye çalışılmalı
- Uzman önerilerini mutlaka uyulmalı
- Çocuk asla ilgisiz bırakılmamalı

Hikikomori  hastalığı yüzünden bir milyon Japon ciddi bir krizle boğuşuyor. Genellikle genç erkekler arasında yaygın olan 'hikikomori' hastalığı toplumdan uzaklaşma ve bazı vakalarda kişinin kendisini yıllarca odasına kapatma belirtileriyle ortaya çıkıyor.

Japonya’daki birkaç hikikomori uzmanından biri olan doktor Takahiro Kato, öğrencilik yıllarında kendisi de bu hastalığı geçirmiş ve şimdi de gelecek nesillerde ortaya çıkacak yaygın etkilerini önlemek için çalışıyor. Kyushu Üniversitesi’nde bir grup uzmanla hikikomori üzerine çalışan doktor, karşılaştığı vakalar arasında 50 yaşında olup 30 senedir toplumdan ayrı yaşayanlar olduğunu anlattı. Hastalığın yaygın etkilerini anlatan Kato’ya göre hastalık çoğunlukla aileleri ve arkadaşlarıyla iletişimini kesen zeki, yetenekli ve orta sınıf ailelerde yetişen gençlerde görülüyor.

Bu yüzden Hikikomori aynı zamanda Japon ekonomisi için de problem teşkil ediyor. Doktor, bazı Hikikomori hastalarının iyi üniversitelerden mezun kişiler olmasının da onlar için çok üzücü bir durum olduğunu ifade ederek, Japonya’daki kontrolcü ve baskıcı aile yapısının Hikikomorinin Japonya’da batı toplumlarına oranla daha çok görülmesine neden olduğunu ekledi.

HİKİKOMORİ YÜZÜNDEN ÜÇ YIL ODASINDAN ÇIKMADI

Tokyo’da yaşayan 18 yaşındaki Yuto Onishi, altı ay önce başladığı tedavisine kadar üç yıl boyunca odasından çıkmamış. Gündüzleri uyuyup geceleri internette dolaşan genç, Japon çizgi romanı mangaları okuyarak kimseyle konuşmamış. Onishi, bütün bunları ortaokulda sınıf lideriyken yaşadığı başarısızlığına bağlıyor. Arkadaşlarının yargılamaları ve aşağılamalarıyla başa çıkamadığından sosyal hayatından uzaklaştığını anlatıyor: “Bir kere tecrübe ettiğiniz zaman tüm gerçekliğinizi kaybediyorsunuz… Anormal olduğunun farkındaydım ama değişmek istemedim. Öyle güvende hissediyordum.”

Hikikomori tedavisinin ilk adımını olan iletişim becerilerinin tekrardan kazanılması için grup halinde psikoterapi yöntemi sayesinde kişilerin iletişim kurması teşvik edilmeye çalışılıyor. Çoğu hastanın tedaviyi kabul etmesi bir yana aileleriyle bile konuşmadığını belirten Kato, hastalığın gelecek nesillerde teşhisi ve yaratacağı risk konusunda Japonya’nın büyük bir problemle karşı karşıya olduğunu söyledi.

TÜRKİYE’DE DE HİKİKOMORİ VAKALAR VAR!

Hafta başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’nde katılarak önemli açıklamalarda bulundu. 12-18 yaş arasındaki gençlerin yüzde 22’sinin teknoloji bağımlısı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne-babalara seslenerek “Evlatlarımızla empati kuramazsak sorunlarının çözümü için doğru yöntemler de bulamayız. Çocukları teknolojiden uzak tutmak yerine bilinçli kullanmanın eğitimini vermeyiz. Anne ve babanın televizyon başından ayrılmadığı bir evde çocuğa uzak dur demek anlamsızdır” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarında dikkat çeken bir detay daha vardı: Sosyal çekilme hastalığı! Japonya’da “hikikomori” olarak adlandırılan bu hastalık, “sosyal hayattan elini ayağını çekmek” olarak tanımlanabilir. Bu hastalığı yaşayanlar müzik dinlemek, oyun oynamak, internette dolaşmak, uyumak dışında bir işle uğraşmıyor. Arkadaşlarıyla sadece internet üzerinden konuşuyor. “

“Bir genç bilgisayar ve internet aracılığıyla her şeyi elde edebilirse; arkadaş bulabilirse, film izleyebilirse, bilgiye ulaşabilirse, kendine yemek söyleyebilirse sosyalleşme gerekliliği ortadan kalkıyor” diye söze başlayan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz Dilbaz, “Ben bu alanda çalışan biri olarak, gittikçe artan bir sıklıkla sosyal çekilme vakalarını gözlemliyorum. Çok yeni, daha bir hafta önce bir ebeveyn geldi. Üniversite öğrencisi oğlu hiç okula gitmiyor. Boyu 1.70 cm, kilosu 110... Masanın başından kalkmıyor; ya pizza ya da hamburger sipariş edip onu yiyor. Öyle ki odasından çıkmamak için çişini pet şişeye yapıyor. Bunları sık görmeye başladık. Genelde de ebeveynleri danışmanlık almaya geliyor, kendileri odalarından çıkmıyor. Onlara göre bu bir hastalık değil” diye sözlerine devam etti.

AİLELERE DÜŞEN GÖREV

Hikikomori, Sosyal çekilme ya da teknoloji bağımlılığı yaşayan gençlerin ailelerine büyük görev düşüyor. Dilbaz “Biz çocuklarımızı gece belli bir saatten sonra dışaıya göndermiyoruz ya da eve tanımadığımız birini almıyoruz. Fakat çocuğunuzu bilgisayarla odasında yalnız bırakırsanız o çocuk artık odasında yalnız değildir” diyor mesela. “Kimi ya da neleri eve getirdiğini bilemezsiniz” diye devam edip, ailelere düşen görevi anlatıyor: “Ben anne-babalara şunu söylüyorum: Bilgisayarları genel kullanım alanlarında tutun. Bilgisayar salonda kalsın. Bilgisayarın kullanımına sınır koyabilmek ebeveynlerin elinde. Saat sınırı demiyorum, kullanım amacı sınırlanmalı.”

HİKİKOMORİ'DE iBU BELİRTİLERE DİKKAT!

- Eve sınırlanma

Hikikomori'de Kişiler zamanlarını büyük oranda evde geçiriyorlar, ev dışına çıkmaktan çekiniyorlar.

- İnsanlardan kaçma

Hikikomori'de Olası sosyal ilişkilerden kaçınma hali. Bu durumun sebebi sosyal fobiden ziyade konfor düzeyini düşürmemek için yalnızlığından feragat etmemeye dayanıyor.

- Artan Stres

Hikikomori ilk dönemde konforlu gelse de, sürenin artmasıyla birlikte stres ve yalnızlık duygusu da giderek artıyor.

 - Eşlik eden diğer psikolojik bozukluklar

Hikikomori'de Bu duruma sıklıkla depresyon, kaygı bozuklukları gibi başka psikiyatrik bozukluklar eşlik edebiliyor. Ayrıca hikikomori ile depresyon sebepli içe kapanmanın sınırları tam olarak ayrılabilmiş değil.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: