Güneş kremleri gerçekten koruyor mu?

Güneş kremleri gerçekten koruyor mu? Güneş kremlerinden beklenen korumanın 'yarısından azı elde ediliyor'

Güneş kremleri gerçekten koruyor mu?

İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, insanlar güneş kremlerinden bekledikleri korumanın gerçekte yarısından azını elde ediyor.

Ancak King's College'ın araştırmasında, sorunun kremlerden değil, baştan savma sürülmesinden kaynaklandığı belirlendi.

Teoride 15 faktör güneş kremleri, güneşin zararlı ışınlarından koruyor.

Ancak gönüllüler üzerinde çalışma yapan uzmanlar gerçekte güvende olmak için 30 veya 50 faktör güneş kremlerinin gerektiğini belirtti.

Araştırma ekibinin başkanı Prof. Anthony Young ise 50 faktör güneş kremlerinin de tipik bir şekilde sürülmesi halinde en iyimser tahminle yüzde 40'lık bir koruma sağladığını belirtti.

Uzmanlar, çeşitli derecelerde koruma vaat eden kremlerin ne ölçüde sürüldüğünde nasıl bir koruma sağladıklarını test etti.

NASIL SÜRMEK GEREKİYOR?

Güneş kremlerinin yeterince kalın bir tabaka sürülmesi gerekiyor ve aslında çoğu kişi bunu yapmıyor.

Kremlerin sağladığı koruma seviyesi, bir santimetrekare cilde 2 miligram sürüleceği varsayımıyla belirleniyor.

Bu da, ortalama bir yetişkin vücuda en az altı şeker kaşığı (36 gram) krem sürülmesi anlamına geliyor;

İngiliz Dermatoloji Vakfı'nın tavsiyelerine göre:

Krem güneşe çıkmadan 15 ila 30 dakika sürülmeli ve kurumasına izin verilmeli

Dışarı çıktıktan kısa süre sonra, atlanan yer bırakmamak ve yeterli derecede kalın bir tabaka olduğunu garanti etmek için ek krem sürülmeli

En az iki saatte bir veya yüzdükten ya da silindikten sonra derhal yeniden sürülmeli

Bazı güneş kremleri suya dayanıklı diye piyasaya sürülüyor. Ancak bu güneş kremlerinin de yüzde 85'i havluyla kurulandıktan sonra siliniyor. Dolayısıyla yüzdükten, terledikten ya da zorlu veya aşındırıcı bir faaliyette bulunduktan sonra güneş kremleri yeniden sürülmeli.

Bir diğer önemli unsur da, radyasyonun gücünü büyür oranda artırabilen güneş ışınlarının yansıması. Kardan yansıma radyasyonu yüzde 85, kumdan yansıma yüzde 17, sudan yansıma ise yüzde 5 oranında radyasyonu artırabiliyor.

BBC TÜRKÇE

 

Paylaş:



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Bağışıklık sistemi, patojenlere ve diğer zararlı mikroorganizmalara karşı ilk savunma hattıdır. Bağışıklık gerektiği gibi çalıştığında sizi sağlıklı t
  • Balgam, hasta olduğunuzda boğazınızın arkasında asılı kalan kalın, yapışkan maddedir. Balgam, akciğerlerde ve alt solunum yollarında üretilen bir muku
  • Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet hastalığı, ülkemizde ve dünyada en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer alıyor.
  • Düzenli baş ağrıları çeken sakız çiğneyen gençlerin %87'si sakız çiğnemeyi bırakarak kendilerini iyileştirebilir. Sakız çiğnemek baş ağrısına neden ol
  • Soğuk algınlığı, Üst solunum yoluna bağlı olarak gelişen soğuk algınlığı 200’den fazla farklı virüsten kaynaklanabilir. Soğuk algınlığına Portakal su
  • Uzmanlara göre özellikle kekik çayının günde 1 gramın üzerinde tüketimi, hamilelerde düşük riskine yol açıyor.
  • Randevu Al