Fatih'te yaşanan dehşetin psikolojik yönü

Fatih'te 46 yaşındaki Nazan Öncel, 7 yıl önce hayatını kaybeden annesinin cesedini yatağında bekletti.

Fatih'te yaşanan dehşetin psikolojik yönü
Paylaş:

Fatih'te 46 yaşındaki Nazan Öncel, 7 yıl önce hayatını kaybeden annesinin cesedini yatağında bekletti.

Olayın ortaya çıkması mahalle sakinlerini dehşete düşürdü. Uzmanlar olayı psikolojik açıdan değerlendirdi ve uyardı: Zira annesinin cesedinin alınarak gömülmesi sonrasında onu hayatta tutan tek nesne de elinden alınmış olacağı için intihar riski mevcuttur. NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi'nden Uzm. Dr. Alper Evrensel, konuyu Hurriyet.com.tr için değerlendirdi. Uzm. Dr. Alper Evrensel, yaptığı değerlendirmede bu vakadaki hastanın annesi hayattayken annesiyle kurduğu ilişkinin sorunlu olma olasılığının yüksek olduğunu belirtti. Dr. Evrensel olayı şöyle değerlendirdi: "Anneye aşırı bağlılık ve ölümü kabullenememe neticesinde çeşitli psikotik (dünya gerçekleri ile bağdaşmayan) davranışlar ortaya çıkabilir. Geçtiğimiz sene annelerinin ölümü sonrasında intihar eden 4 kardeşin durumu gibi.  Burada da aşırı bağlılık olduğu ve ölümün yadsındığı açıkça görünüyor. Annenin sağlık durumunu soranlara ölmüş olduğu halde yaşadığını ve hasta yattığını söylüyor. Mutlaka psikiyatri hastanesinde yatırılarak detaylı tetkik edilmeli ve konulan teşhis ışığında tedavi edilmelidir. Zira annesinin cesedinin alınarak gömülmesi sonrasında onu hayatta tutan tek nesne de elinden alınmış olacağı için intihar riski mevcuttur."

ANNESİYLE KONUŞUYORDU

Hurdacı Hasan Çetintaya, "Sokaktan 'hurdacı' diyerek geçiyordum. Beni çağırdı. Eski bir buzdolabı olduğunu söyledi. Yukarı çıktım. Ev çok dağınık ve çok kötü kokuyordu. Başka eski eşyalarda vardı. Benim dikkatimi eski kanepe çekti. Almak istedim. 'Hayır olmaz' dedi. Bütün bu konuşmalar olurken annesiyle konuşuyor ve 'Anne birşey yok, eski eşyaları satıyorum. Sen rahat uyu' diyordu. Ben de kanepeye bakmak için yorganı kaldırdım. Keşke kaldırmasaydım. Bir anda kemikleri gördüm. Kafatasının üzerinde saçlar vardı. Vücut kemiklerinde ise hırka vardı. Neye uğradığımı şaşırdım. Korku filmi gibiydi. Çok dehşet vericiydi. Koşarak dışarı kaçtım ve polisi aradım" dedi.

MAHALLELİ DEHŞET İÇİNDE

Nazan Öncel'in 7 yıl annesinin kemikleriyle yaşaması onu tanıyan mahalleliyi dehşete düşürdü. Bir mahalle sakini, "Sürekli annesinin nerede olduğunu sorardık. 'O hasta yatıyor ama iyi' derdi. Yani bu kadar zaman burada kalacak ve hiç koku olmayacak. İnanılır gibi değil. Şaşkınlık, hayret ve dehşet içindeyiz" dedi. Başka bir mahalle sakini ise, biz sokaktan geçerken bazen eve bakardık o zaman bize bağırır ve ,"Bakmayın, niye bakıyorsunuz. Defolun" diye çıkışırdı" dedi. Aileyi tanıyan bir mahalleli, "Öncel ailesi 1969 yılında Isparta'dan İstanbul'a geldi. Baba Naci Öncel, 20 yıl önce vefat etti. Onun vefatından sonra zor yıllar geçirdiler. Nazan birini sevdi ancak evlilik olmadı. Bu olay onun psikolojisini alt üst etti. Sanırım bu olayın etkisiyle böyle bir olayın içine girdi" dedi.

KIŞ AYINDA ÖLMÜŞ OLABİLİR

Polis, olay yerinde yaptığı incelemede, Emine Öncel'in kış ayında vefat ettiğini düşündüklerini çünkü üzerinde bir hırka bulunduğunu, bu nedenle de çevreye az koku yaymış olabileceğini söyledi. Ayrıca cesedin bulunduğu evin apartmanın son katı olmasının da kokunun alt katlara yayılmasının önüne geçebileceğini belirtti. Polis, Nazan Öncel’in akli dengesinin yerinde olmadığı, 20 yıl önce ölen babasından bağlanan 275 TL yetim aylığı ile geçindiğini belirtti. HÜRRİYET