FARKLI ANA - BABA TUTUMLARI

FARKLI ANA - BABA TUTUMLARI

Anne-babalar çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun davranışlar içinde olmalıdırlar.

Ürünün yetişmesi, mahsulün iyi olması ekilen tohumun içinde yetiştiği toprağa, bulunduğu çevre koşullarına bağlıdır. Bu demektir ki anne-babanın tutumu, kişilik yapıları, ilişki kuruş tarzları çocuğun da nasıl bir insan olacağını belirler.

cigdem_demirsoyy

Anne babaların çocuklarıyla iletişimde, problem durumlarında kendi yetişme tarzları ve kişilik yapılarına bağlı olarak farklı tutumlar sergilediklerini görüyoruz. Bunlar:

1.      Baskıcı ve otoriter tutum: Bu tutumda katı disiplin bir uygulanır. Çocuk her kurala uymak zorunda bırakılır. Anne babanın çocuk üzerinde baskı ve güç uygulaması söz konusudur.”Zor yoluyla denetleme” ya da “sevgiyi esirgeyerek denetleme” ile çocuğun davranışları kontrol edilir. Bu tutum çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Anne-babadan birisi ya da her ikisinin baskısı altında kalan çocuk ya aşırı boyun eğici ya da isyankar olacaktır.

2.      Gevşek tutum: (Çocuk merkezci aile) Böyle bir ortamda da tek güç, insiyatif sahibi olan çocuktur, çocuk aileyi yönetir, onun istekleri olur, çocuk anne baba üzerinde baskı-güç uygulamaktadır, anne baba çocuğun egemenliğine boyun eğmiştir. Bu çocuğun sosyalleşmesini olumsuz yönde etkiler, aşırı bir sevgi ve hoşgörü içinde büyüyen çocuk doyumsuz olacak ve ileride aile dışında kendi sosyal yaşamı içinde de aileden gördüğü- alıştığı şeyleri bekleyecek, bulamadığında hayal kırıklığı yaşayacak, isteklerini almak için karşısındakine baskı-güç uyguladığında da ilişki sorunları, dışlanma yaşayacaktır.

3.      Tutarsız-kararsız tutum: Anne babanın arasında görüş ayrılığı olduğunda ya da anne-baba değişken davranışlar gösterdiğinde ortaya çıkan tutumdur. Anne babanın çocuğun yanında “çocuk konusunda” birbirlerini eleştirmeleri, araya girme, kayırma vb. davranışları sık ratlanan hatalı tutumlardandır. Yine ebeveynlerden birinin ya da ikisinin de bazen kızdığı davranışları bazen kabul etmesi, ya da bazı büyük hataları görmezden gelirken küçük hatalara aşırı tepkiler vermeleri tutarsızlık yaratacaktır, böyle bir durumda çocuk neyin doğru-neyin yanlış olduğunu, neyi yapıp-neyi yapmaması gerektiğini öğrenemeyecektir.

4.      Koruyucu tutum: Çocuğa aşırı özen gösterilmesi, üzerine düşülmesi, her türlü güçlükten korunması, aşırı kontrol edilmesi de yine hatalı bir ebeveyn tutumudur. Anne babası böyle bir tutuma sahip olan çocuklar aşırı bağımlı ve beceriksiz hale gelirler, çünkü onların yerine her sorun anne baba tarafından çözülmüş çocuk bunları yaşama ve öğrenme fırsatı bulamamıştır, çocuk kendini ve hayatı tanıyamaz, neyi yapıp neyi yapamadığını bilemez, pasif, beceriksiz ve kendine güvensiz kalacaktır.

5.      İlgisiz tutum: Anne babanın çocuğu yalnız bırakması, fizksel veya duygusal ihtiyaçlarını farketmemesi ve karşılamaması durumunda çocuk yine psikososyal gelişiminde sorun yaşayacaktır. Anne / baba ilgisizse çocuğun onlarla iletişimi kopuk olacaktır, böyle bir aile içinde çocuk sevildiğini-kabul edildiğini duyumsayamaz, araştırmalar ilgisiz ailelerin çocuklarında saldırganlık ve davranış sorunları ortaya çıktığını gösteriyor.

6.      Demokratik tutum (Güven verici, destekleyici, hoşgörülü tutum): Çocuk her koşulda kabul edilmek ve onaylanmak ister. Tabi ki bu çocuğun her davranışının kabul edileceği anlamına gelmez. Ailede tam bir demokrasi uygulamaya çalışmak, çocuğun anne babayla eşit olması doğru bir yaklaşım değildir, tabi ki kurallar olacaktır. Ancak anne babanın hoşgörüsünün normal düzeyde gerçekleşmesi, sevgiyle disiplin uygulanması gerekir. Bu tür bir yaklaşımda çocuğun evde kabul edilen ve edilmeyen davranışlarının sınırları bellidir ve çocuk bu sınırlar içinde özgürdür. Söz hakkı vardır. Duygularına ve görüşlerine saygı duyulur ve kurallar belirlenirken bunlar dikkate alınır. Sevgi ve teşvik görür. Yetişkinler tarafından dinlenir. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk özgüvenini kazanır, girişim yeteneğine sahip olur, kendi kendine karar verip sorumluluk taşımasını öğrenir. Bu tür bir yaklaşımda aile içinde anne-baba-çocuk üçgeninde çıkabilecek problemler en aza inecektir.