E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Esperanto nasıl yeniden gündeme geldi?

İlk ortaya çıkışının üzerinden 130 yıl geçen ütopik dünya dili Esperanto bugün az sayıda konuşulsa da internet bu ilginç dile yeni bir alan açtı.

Esperanto nasıl yeniden gündeme geldi?

Kuzey Londra'da bir evde altı genç erkek haftalık dil dersi için bir araya geliyor.

Öğrenmeye çalıştıkları bu dil onlara bir iş kapısı açmıyor ve sadece haftada bir toplandıklarında konuştukları bir dil.

1887'de Ludwik L Zamenhof'un uydurduğu Esperanto dilini belki birçok kişi başarısız bulsa da bugün iki milyon insan konuşuyor ve öğrenmek isteyenlerin sayısı artıyor.

Esperanto bütün ülkelerde ikinci dil olarak öğrenilmek üzere icat edildi. Kolay bir kalıbı,16 temel kuralı vardı. Kelimeleri İngilizce, Almanca, biraz da Fransızca, İspanyolca ve İtalyancadan alınmıştı.

Bir zamanlar geleceğin dili olarak görülmüş, rasyonellik ve bilimle dünyanın geliştirilmesi modern idealinin bir ifadesi olarak Fransız aydınları içinde ilgi görmüştü. Basit ve sade yapısıyla belki de bir sürü ayrıntıyla dolu olan doğal dillerden daha iyi bir iletişim aracı olabilirdi.

Ama Esperanto daha büyük bir projenin parçasıydı. Zamenhof'a göre, herkes aynı dili konuşsa "eğitim, idealler, yargılar, amaçlar da aynılaşır, tüm uluslar kardeşçe birleşir"di.

Bu dilin adı 'uluslararası dil' olacaktı ama Zamenhof'un kod adı 'Dr. Esperanto' daha çok kabul gördü. Bayrağı, umudu ve barışı simgeleyen yeşil-beyaz renkteydi ve beş kıtayı temsilen beş köşeli bir yıldız taşıyordu.

Bu fikir Avrupa'da belli bir etkisi oldu. Esperanto dilini konuşan bazı kişiler birçok ülkede önemli görevlere geldi; Zamenhof ise 14 kez Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi.

Hatta Hollanda, Almanya ve Fransa arasında 3,5 km karelik bir alanda Esperanto dilinin konuşulduğu 'Amikejo' adlı bir ülke kurma girişimi bile oldu.

Birinci Dünya Savaşı bu ülke fikrini ve pasifistlerin hayallerini ötelese savaş sonrasında Esperanto yeniden canlanmaya başladı. Ama ikinci savaş bunları tümden sekteye uğrattı.

Savaştan sonra yeniden örgütlenme hareketlerini pek ciddiye alan olmadı. 1947'de İngiltere'deki gençlik buluşmasından kısa bir süre sonra George Soros ünlü Hyde Park'taki konuşma kürsüsünde Esperanto dilinde vaaz veriyordu. Ama bir süre sonra milyarder olacak ve hareketi bırakacaktı.

Esperanto öğrenmek için bir kitap ve sözlükle oturup kendi başına haftalarca çalışmak, kuralları öğrenip kelimeleri ezberlemek gerekiyordu.

 



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: