Eski sevgiliyle barışmak hasta ediyor

Eski sevgiliden kopamamak, saplantı haline getirmek mutsuz ediyor. Eski ilişkinin ardından yeniden bir araya gelmek hasta ediyor.

Eski sevgiliyle barışmak hasta ediyor

Eski sevgiliden kopamamak, saplantı haline getirmek, alışkanlıklardan vazgeçememek çifti yeniden bir araya getirse de mutluluk getirmeyebiliyor. Uzmanlar “Birçok çift, ayrılık nedenleri ortadan kalkmadan yeniden bir araya geldikleri için hayal kırıklığı yaşıyor” diyor. Sadece hayal kırıklığı mı? Depresyon, melankoli ve kaygı bozukluklarını da unutmamak gerekiyor. Araştırma sonuçları ve uzmanların klinik gözlemleri de bunu doğruluyor. İşte uzmanların görüşleri…

Araştırmalara göre iyi gitmeyen ve ayrılıkla sonlanan ilişkilerin ardından yeniden bir araya gelişlerde sorunlar yaşanıyor. Sorunların görmezden gelinmesi ve çözüme gidilmemesi ise depresyondan kaygı bozukluklarına kadar uzayan sağlık sorunlarına işaret ediyor.

"AYRILMAYA YOL AÇAN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELMEYİN"

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzm. Psk. Elif Kandaz

Yapılan araştırmalar biten bir ilişkiye ikinci kez şans veren kişilerde depresyon ve kaygı bozuklukları yaşandığını ortaya koyuyor. Biten ilişkiye dönme arzusunun pek çok nedeni bulunuyor. Eski sevgiliyi takıntı haline getirmek, ilişkilere yüklenen anlamın gerçek olmasını istemek, yalnız kalamamak, alışkanlıklar, ilişki sırasında verilen emek, duygusal yoksunluk ve bazen de kaybettikten sonra anlaşılan değer bu nedenlerin ilk sıralarında bulunuyor. Ancak bunların hiçbiri kaliteli bir ilişki için yeterli olamıyor. Birçok çiftte ayrılma nedenleri ortadan kalkmadan tekrar ilişki yaşama eğilimi olması tehlike sinyali olarak görülüyor. Problemi ortadan kaldırmak için öncelikle ayrılmaya yol açan sorun ya da sorunların çözülmesi gerekiyor. Bunun için çiftlerin öncelikle bu durumu ele alıp çözmeleri ya da ne kadarını tolere edip geri kalanı için ne yapabileceklerini konuşmaları gerekiyor. Ayrılık nedenlerinde bir değişiklik olmadığında depresyon kaçınılmaz hale geliyor. 

Aşk acısı kalp sağlığını olumsuz etkiliyor

"ÇOCUKLUK TRAVMALARI ÇOK ETKİLİ"

Çocukluk çağında yaşanan bazı travmatik durumlar da ilişkilere bakış açısının bozulmasına neden oluyor. Farklı nedenlerle çocukluğunda mutlu bir ilişkiye şahit olamayan, kayıp yaşayan ya da ihmal edilen çocukların yetişkinliklerinde örtük bilinçten gelen süreçte ilişkiye bakış açıları olumsuz olabiliyor. Bu kişilerde, “Hiçbir zaman mutlu ve bağlı bir ilişkim olamayacak”, İlişkim günün birinde mutlaka bitecek”, “Gelecekte mutlaka yalnız kalacağım” , “İhtiyacım olan duyguya hiçbir zaman sahip olamayacağım” duygularının yoğun yaşandığı görülüyor. Bu kişiler gerçekten bağlanamayacakları ya da ihtiyaç duyulan duyguyu alamayacakları partnerleri seçip bu inançları doğrulayacak biçimde harekete geçtikleri için aynı partnerle “bir başla bir bitir” tarzı ilişkilere devam ediyorlar.  Bunun sonucunda da  sorunlar çözülemediği için; melankoli, ayrılık acısı, depresyon ve kaybetme korkusuyla birlikte kaygı bozuklukları ortaya çıkıyor. İlişkide partnerlerin birbirleri tarafından istismar edilmeye izin vermemeleri, öncelikle kendilerinde ki davranış bozukluklarını fark etmeleri ve bunları düzeltmek için gönüllü olmaları gerekiyor. Sorunun üzerinden tek başlarına gelememeleri halinde ise bir ilişki terapistine başvurmaları öneriliyor.

"ZEHİRLİ İLİŞKİLERDEN SONRA YENİDEN BİR ARAYA GELİŞLERE DİKKAT!"

BAÜ Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Psikiyatri Uzmanı Dr. Asil Budaklı

İlişkiler doğası gereği karmaşıktır ve iyi bir ilişkinin formülü keskin bir sınırla çizilemez. Karşılıklı saygı, şefkat, hoşgörü, sevgi, karşıdakini anlama (empati) çabasının bir arada olması sağlıklı ilişkilerin ortak noktasıdır. Bir başkasıyla duygusal, fiziksel ve yaşamsal paylaşımda bulunmak başlı başına bir beceri işidir. İki farklı insan bir araya gelirken fark etmedikleri birçok özelliklerini ilişki sırasında tecrübe ederler. Bu sırada çiftler hem birbirlerini anlamaya hem de kendilerini tanımaya çalışırlar. Çiftler birbirlerini tanıdıkça ve yaşadıkça uyumu da fark ederler. Bazı ilişkiler ise toksik (zehirli) olarak tanımlanır. İlişkilerin eski keyif ve mutluluk verici özelliğini kaybetmesi, taraflara sürekli hüzün, öfke ya da endişe gibi olumsuz duygular getirmeye başlaması bir işaret olabilir. Böyle bir ilişkide taraflardan birindeki uyumsuzluğun yanında ilişki temel olarak birbirine uygun olmayan iki kişinin bir araya gelmesi sonucunda da yaşanabilir. Toksik bir ilişkide; empatiden yoksunluk, çiftler arasında rekabet ortamının olması (‘Sen yanlışsın, ben doğruyum’ çıkmazı) çiftlere ruhsal, duygusal ve hatta fiziksel zararlar verebilmektedir. Yakın zamanda sonuçları açıklanan bilimsel bir çalışmada (Time araştırması) özellikle toksik (zehirli) ilişkiler bittikten sonra çiftlerin tekrar bir araya gelmesinin; kronik mutsuzluğa, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal hastalıkların alevlenmesine neden olduğu belirtilmiştir. İlişkilerin sona ermesi hüzün ve mutsuzluk gibi olumsuz duyguları beraberinde getirse de genellikle geçicidir. Buna karşın bu huzursuzluğu gidermek adına aynı ilişkiye geri dönme çabası, sonucu olmayan bir çark içine girilmesine neden olabilir. Sevgi, saygı, karşılıklı hoşgörü, hayatı paylaşma ve empatinin yerini karşılıklı rekabet, anlaşmazlıkları görmezden gelememe durumları aldıysa ilişkiyi gözden geçirmek gerekebilir. “Çift ve aile terapi - danışmanlık hizmetleri”  ilişkileri sağlıklı ve huzurlu bir şekilde onarmak, sürdürmek ya da sonlandırmak açısından çiftlere yardımcı olmaktadır.

HABERTÜRK

 



Etiketler: eski sevgiliyle barışmak uzm. psk. elif kandaz


Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

Psikoyorum TV Arşivi Üsküdar Üniversitesi Televizyonu TANPA - Türk Amerikan Nöropsikiyatri Derneği TBHD - Tedavisel Beyin Haritalamaları Derneği
BİLGİ PARKI
NPİSTANBUL Bilgi Parkı
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Alerjiler genetik midir? Vücutta neden alerji gerçekleşir?
    21 Mayıs 2019, 09:34
  • Şizofreni nasıl anlaşılır? Mevsimsel geçişler tetikliyor mu?
    20 Mayıs 2019, 13:41
  • Şizofreni belirtileri neler? Tedavisi var mı?
    20 Mayıs 2019, 10:45
  • Buket Aydın 40'ta sordu, yazar Cemalnur Sargut yanıtladı!
    20 Mayıs 2019, 09:20