ERKEKLER MEMNUN

ERKEKLER MEMNUN

A.A

Aile ve Sosyal Araştırmalar  Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin aile değerlerini ilk kez araştırdı.  İşte çarpıcı sonuçlar.

 


ERKEKLER, GELENEKSEL KADIN ROLLERİNDEN MEMNUN

       
Araştırmaya göre, geleneksel kadın rollerine en çok erkekler, 55 yaş  üstündekiler ve Kuzeydoğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayanlar  önem veriyor.

Ailenin dini ve manevi değerlere sahip olması gerektiği düşüncesi ise  kadınlar, 35 yaş üstündekiler, eğitimsiz ve ilkokul mezunları ile Kuzeydoğu  Anadolu bölgesinde yaşayanlar daha çok önemsiyor.

Evlilik, çocuk ve kadın rolleri konusunda geleneksel bakış açısına ise  daha çok erkekler, 55 yaş ve üzerindekilerle, Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde  yaşayanların sahip olduğu görülüyor.

Ataerkil aile yapısını da erkekler ile Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve  Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde kırda yaşayanların benimsediği görülüyor. Kadının  çalışma hayatına katılımı ise daha çok üniversite ve üstü eğitimliler, yüksek  sosyo ekonomik düzeydekiler ve Batı Marmara ile Doğu Karadeniz bölgesinde  yaşayanlar arasında kabul görüyor. Gençlerin bağımsız olması gerektiği görüşünü  ise en çok Ege Bölgesi'nde yaşayanlarla, 18-24 yaş arası gençler, kentlerde  yaşayanlar ve üniversite eğitimliler destekliyor.
       
AİLE DANIŞMANLIĞI VE DEĞER EĞİTİMİ İSTENİYOR
       
Türkiye'de aile değerleriyle ilgili önerilere de yer verilen araştırmada,  aile üzerinde farklı açılardan analizler yapılmasına imkan verecek düzenli  araştırmalar yapılması gerektiği belirtildi.

Medyanın günümüzde bireylerin toplumu algılamada etkin bir rol oynadığı  belirtilen araştırmada, yazılı ve görsel medyada aileye ilişkin sorunların  abartılı ve yaygın bir biçimde yansıtıldığı kaydedildi. Şiddet ve cinsellik  konularında istismara varan boyutlarda sunulan görüntülerin özellikle genç  kuşakları olumsuz etkilediğine işaret edilen araştırmada, evlenmeye karşı  isteksizliğin gençler arasında yaygınlaşması ve evlilik normlarının erozyona  uğramasında medyanın yansıttığı içeriğin etkisi olduğunun düşünüldüğü vurgulandı. 

Bu konuda Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün ilgili kurumlarla  işbirliği yaparak Türk medyasında girişimlerde bulunarak, yayınlarda hassas  davranılması hususunda çaba sarf edilmesi önerildi.

Eğitim kurumlarında çocuklara yönelik “Değer Eğitimi” verilmesi  gerektiği ifade edilen açıklamada, ayrıca aileye yönelik yaygın, planlı bir  eğitim programı hazırlanması önerildi.

Araştırmada, ayrıca güven konusunun sosyal sermaye bağlamında  kavramsallaştırılarak araştırma yapılması gerektiği belirtildi.

Türkiye'nin hızlı bir değişim sürecine girdiği ve bu süreçten en çok  ailenin etkilendiğine dikkat çekilen araştırmada, değişim nedeniyle ortaya çıkan  hukuksal, psikolojik ve sosyal konularda “aile danışmanlığı” merkezlerinin  kurulması ve ailelere destek hizmetlerinin verilmesi önerildi.

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al