Doğada mavi bir mucize

Soğuğu, sükûnetini ve hüznü çağrıştıran bir renk. İşte doğada mavi bir mucize.

Doğada mavi bir mucize
Soğuğu, sükûnetini ve hüznü çağrıştıran bir renk. İşte doğada mavi bir mucize. Fransız Fovist ressam Raoul Dufy'e göre mavi, bütün tonlarında mavi kalabilecek kadar güçlü bir karaktere sahip tek renkti. Dufy, koyu kırmızının kahverengi, beyaz katılmış kırmızının pembeye döndüğünü, sarı renginse gölgede koyulduğunu, ışık altında açıldığını söylüyor. Fakat mavi renk açılsa da koyulsa da, hep mavi kalıyor. Bilim insanları da doğadaki mavi renklerin fiziğini ve kimyasını araştırıyor. Kısa süre önce bir araştırma ekibi, Afrika'da yetişen Pollia condensata bitkisinin göz kamaştırıcı mavi renkli meyvesinin yapısal analizini yayımladı. Bu meyve, doğadaki en parlak nesne olabilir. Kongo havzasında çalışan bir diğer grupsa, yeni bir maymun türü keşfettiklerini açıkladı ki bu memeliler biliminde ender rastlanan bir durum. "Lesula" türü erkek maymunun kalçalarındaki ve testis bölgesindeki masmavi deri parçası, neon renkli bir külot gibi dikkat çekiyor. Kotların da popülerliğini hiç kaybetmediğini unutmamalı. "Çağdaş Renkler: Teori ve Kullanım" kitabının yazarı Steven Bleicher, "Vahşi Batı ve aşırı bireyselcilikle ilişkilendirildiğinden, kotun Amerikalılar için özel bir anlamı var" diyor. Coastal Carolina Üniversitesi'nde görsel sanatlar profesörü olan Bleicher, "Çivit mavisi boya, yıkama sırasında solduğu için, herkesin mavisi kendine özgü oluyor. Artık sizin kotunuz oluyor" diye ekliyor. Psikologlara göre mavinin yarattığı en temel duygu, huzur ve özgürlük. Ancak mavi soğuk, üzüntü ve ölümü de çağrıştırabilir. Hüznü ifade etmek için "mavilerin" ne zaman kullanılmaya başlandığı belli değil ama Virginia'daki Richmond Üniversitesi'nden psikoloji profesörü L. Elizabeth Crawford, bu bağlantının, enerjinin ve oksijenin düşük olduğu durumlarda vücudun görünümünden kaynaklandığını öne sürüyor. "Dudaklar maviye döner, cilt rengi solgunlaşır. Aşk, sevgi ve şefkatle ilişkilendirdiğimiz o canlı cildin tam tersidir" diyor. Ancak mavinin soğukluk ve sükûneti çağrıştırması, doğanın küçük şakalarından biridir. Mavi ışık, görünür spektrumun yüksek enerji ucundadır ve dalga boylarının nispeten kısa olması, güneşten gelen beyaz ışığın mavi kısmının atmosferimizdeki nitrojen ve oksijen molekülleri tarafından kolayca dağıtılmasını da açıklar. Gökyüzü bu yüzden mavi renktir. Yeryüzündeyse organizmalar, renklerinin büyük bir bölümünü pigmentlerden (ışığın bazı dalga boylarını emip bazılarını yansıtan kimyasal maddeler) alır. Kardinal kuşları alev kırmızısı tüylerini, sindirdikleri dutlardan ve böceklerden aldıkları, turuncuyu yansıtan pigmentler karotenlere borçludur. Fakat mavi söz konusu olduğunda, cevabı kimyada aramak her zaman mümkün değil. Yale Üniversitesi'nden Ornitolog Richard O. Prum, mantar, yengeç ve böceklerin gök mavisi rengini üretebildiğini ama nedense omurgalı hayvanların fizyolojisinin mavi pigment üretme kabiliyetine hiç kavuşmadığını söyledi. Omurgalı hayvanlar ve diğerlerinin, mavi pigment yerine farklı bir metoda yöneldiğini söylüyor. Prum ve diğerlerinin kısa süre önce belirlediği üzere, doğanın en göz alıcı mavilerinin çoğu (mavi alakarganın ya da çivit mavisi kiraz kuşunun tüyleri, parlak kertenkelenin camgöbeği kuyruğu ve son olarak lesula maymununun mavi testisleriyle Pollia'nın mavi meyvesi), yapısal renkler. Altta yatan bileşenlerin şeklinden ve düzeninden doğuyorlar. Pollia'yla ilgili yeni bir araştırmanın başyazarı olan Cambridge Üniversitesi'nden fizikçi Silvia Vignolini, "Pigmentle elde edilen bir renk, malzemenin özelliğini yansıtır. Yapıyla elde edilen bir renkteyse, şeffaf bir malzemeyle başlarsınız, ama yapıyı sadece birkaç nanometre (metrenin milyarda biri) değiştirirsiniz. Rengi değiştirebilirsiniz" diyor. Vignolini, başlangıçta renksiz bir sıvı olan ama daha sonra büyüklüklerine, çeper kalınlığına ve hangi açıdan bakıldığına bağlı olarak farklı tonlara bürünen sabun köpüğü örneğini veriyor. Yapısal maviler esasında doğru yön ve kalınlıkta hapsedilmiş, sabun çeperlerinden meydana gelir. Köpükler sıralanış olarak düzgünse (kristal atomları gibi), elde edilen mavi renk mavi morfo kelebeği veya pollia meyvesi gibi bir maviye yaklaşır. Vignolini ve meslektaşları mercimek büyüklüğündeki meyvenin, üzerine tutulan ışığın yüzde 30'unu geri yansıttığına kanaat getirdi. Bu, karada yaşayan biyolojik bir canlının sahip olduğu en yüksek yansıtma oranı. Meyvenin kuşlar için pek besin değeri yok. Mavi kabuk, tohumları dağıtmaları için hayvanları çekmek için tasarlanmış. Ve bu renk, hiç solmuyor. Vignolini, "Koleksiyonumuzdaki bazı örnekler neredeyse 100 yaşında ve bunlar bugün doğada yetişen meyvelerle aynı görünüme sahip" diyor. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al