Çoluk çocuk hapı yuttuk

Depresyon dediğimiz ruh hali psikolojik mi sosyolojik mi? Hayattan memnuniyetsiz olmak, mutsuzluk antidepresanla tedavi edilebilir mi?

Çoluk çocuk hapı yuttuk

Terör, şiddet, işsizlik, iklim koşullarındaki değişiklikler, kontrolsüz nüfus artışı ve göç, popüler kültürün ve teknolojinin dayattığı hızlı yaşam biçimi değişiklikleri...

Şimdi bütün bunların üstüne bir de hayat pahalılığı ve gelecek kaygısı eklendi. IPSOS’un verilerine göre, nüfusun neredeyse yarısı ruh sağlığı için doktora başvurmuş; bir kısmı doktor tavsiyesi, bir kısmı komşu tavsiyesiyle antidepresan kullanıyor. İşin en ürkütücü yanı, çocuk depresyonu ve ilaçlarının tüketimindeki artış. Peki bu ilaçlar yaşantımızı nasıl etkiliyor? Yanlış ve reçetesiz kullanımın verdiği zararlar neler? Ve en önemli soru: Depresyon dediğimiz ruh hali psikolojik mi sosyolojik mi? Hayattan memnuniyetsiz olmak, mutsuzluk antidepresanla tedavi edilebilir mi?

10 UZMANDAN 25 ÖNEMLİ UYARI

Psikiyatr Prof. Dr. Kerem Doksat, Psikiyatr Dr. Alper Hasanoğlu, Psikiyatr Prof. Dr. Vedat Şar, Üsküdar Üniversitesi rektörü psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Özgür Öner, Psikiyatr Dr. Arzu Erkan Yüce, Psikolog Üstün Öngel, psikolog İlkim Öz, İ. Ü. Klinik Eczacılık Bilim Dalı Öğr. Gör. Emine Karataş Koçberber

İNSANLAR YA MEDİTASYONA YA MANEVİ SIĞINMALARA YA DA İLACA YÖNELİYOR

* Dünyada kabaca, her beş kişiden birinin depresyon hastası olduğunu söyleyebiliriz. Globalleşme sorunu ve ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal sıkıntılar da toplumun ruh sağlığını olumsuz etkiliyor.(Kerem Doksat)

* Depresyon olgularının yaklaşık yüzde 80’i işsizliğin yüksek, sosyoekonomik düzeyin düşük olduğu, kalabalık yerleşim bölgelerinde. İklim değişiklikleri, afetler, şiddet, terör, hızlı nüfus artışı, popüler kültürün ve teknolojinin getirdiği hızlı yaşam biçimi değişiklikleri, ailelerdeki parçalanmalar ve göçler depresyonu artırıyor. (Arzu Erkan Yüce)

* Psikiyatrinin insanın bireysel ve sosyal sorunlarını biyolojiye indirgemesi ve ilaçla kolay çözüm vaat etmesi, günümüzde kendinden kaçan modern insanın ilaca yönelmesine yol açıyor. (Üstün Öngel)

* Hızlı yaşantı, beklentilerin çok yükselmesi, insanların hep daha fazlasını istemesi... Modernizm insanları önce hasta ediyor, sonra tedavi etmeye çalışıyor. Modern yaşama uyum sağlamak için insanlar ya meditasyona ya çeşitli manevi sığınmalara yöneliyor ya da ilaç kullanıyor. (Nevzat Tarhan)

%46 HAYATINDA EN AZ BİR KERE PSİKOLOG VEYA PSİKİYATRA GİDENLERİN ORANI

IPSOS’un Türkiye dahil 28 ülkede yaptığı Global Advisor isimli araştırmaya göre, Türkiye’de en az bir kez psikolog ya da psikyatra gidenlerin oranı yüzde 46. Yüzde 8 ise yılda üç veya daha çok kez gidiyor.

“Türkiye’deki koşullar insanları mutsuzluğa, çaresizliğe itebilir. Ama bu psikolojik değil, sosyolojik bir olgu. Toplumsal bir sorunun psikolojize edilmesi çok tehlikeli. İnsanlar sorunların ortaya çıkmasına neden olan kurumlardan hesap sormak yerine kendilerinin hasta olduğunu varsayabilirler. Böyle durumlarda antidepresan kullanmanın bir başka olumsuz etkisi de kişinin duyarsızlaşıp sorunlara aldırmamaya başlaması. Bu da çözümü olan sorunların bile bir kenara bırakılmasına neden oluyor.” (Alper Hasanoğlu)

NE ZAMAN İŞE YARIYOR?

* Tüm ilaçlar gibi antidepresanların da yan etkileri görülebilir ancak bilimsel olmayan yöntemlerden ya da tedavisiz kalmaktan çok daha güvenlidirler. ‘Mutluluk ilacı’, ‘uyuşturucu’, ‘unutturan haplar’ değiller. Bilimsel olarak yararlılıkları ispatlanmış, beynin kimyasal yapısındaki düzensizlikleri düzene koyan moleküllerdir. (Arzu Erkan Yüce)

* Belli kesimlerin bilgisizce antidepresan karşıtlığı, ilacı kullanmak zorunda olan insanların kafalarının karışmasına neden oluyor. İntihar riskinin çok yüksek olduğu bir depresyonda nasıl bir risk yarattığını lütfen siz değerlendirin. (Alper Hasanoğlu)

CİNSEL ENERJİYİ DÜŞÜRÜYOR

NASIL ETKİLENİYORUZ?

* Sık görülen yan etkileri mide-bağırsak sorunları, huzursuzluk, uyku sorunları ve küçük çocuklarda aşırı hareketlilik olarak karşımıza çıkıyor. (Özgür Öner)

* Uzun kullanımı kanda pıhtılaşma yapıyor. Bu yüzden aspirinle kullanılması tehlikeli. (Nevzat Tarhan)

* Hiçbir psikiyatrik ilacın güvenilirliği belli değil, tam olarak nereye etki ettiği ve neyi, nasıl düzelttiği de belli değil. Ayrıca bu ilaçların bağımlılığa yol açtığı da biliniyor. (Üstün Öngel)

* Belli aralıklarla tahlil yaparak ilaçların vücut üzerinde nadir de olsa yaratabilecekleri tahribatın kontrolü gerek. (Kerem Doksat)

* Bazı antidepresanlar cinselliği artırır, bazıları azaltır. Ama genellikle cinsel enerjiyi geri çekiyor. Erkeklerde boşalmayı geciktiriyor. (Nevzat Tarhan)

ÖĞRENCİLER BİLE DERS ÇALIŞMAK İÇİN İLAÇ İSTİYOR

KİM KULLANIYOR?

* Yeni nesil ilaçlar aktif insanların antidepresanları. Bizler bu ilaçları yüksek iş temposundaki kişilere ve gerektiği zaman öğrencilere veriyoruz. Kişiyi uyuşturmuyor, sersemletmiyor, günlük hayattaki odaklanmayı olumsuz etkilemiyor. (Kerem Doksat)

* Ergen ve gençlerden “Ders çalışacağım, bana ilaç verin, konsantrasyonum artsın” diye talepler geliyor. Ya da işinde daha verimli olmak için isteyen var. Sorumluluk duygusu gelişmemiş biri için üretilmiş bir ilaç yok ne yazık ki. (İlkim Öz)

* Depresyon kişinin iş hayatını ciddi oranda etkiliyor. Verimi düşürüyor, hatta iş kayıplarına neden oluyor. O nedenle, depresyonun gerekli durumlarda ilaçla tedavisi iş yaşamının lehine. (Arzu Erkan Yüce)

* Gerçekten depresyonda olan bir kişinin günlük hayattaki işlevselliğinin düzelteceği açık. Ama buradaki önemli nokta, bunun gerçekten depresyonla mı ilgili olduğunun iyi değerlendirilmesi. (Alper Hasanoğlu)

* Ebeveynlerin çocuklarına hoşgörüleri azaldı. Sorunun bir hapla bastırılması tercih ediliyor. Ağlayan çocuk, söz dinlemeyen çocuk ilaçla uslanıyor gibi geliyor ebeveynlere. (İlkim Öz)

* Çocukta psikiyatrik ilaç kullanımına karar verebilecek tek yetkili çocuk psikiyatrıdır. Dikkat eksikliği veya hiperaktivite tedavisinde antidepresanın yeri yok. (Eyüp Sabri Ercan)

%1.6 TÜRKİYE GENELİNDE ÇOCUK DEPRESYONU ORANI

Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan ve ekibi Türkiye’nin 7 bölgesinde, 31 şehirde 5 bin 842 ilkokul öğrencisi, aileleri ve öğretmenleriyle yüz yüze görüşme sonucunda depresyon sıklığının Türkiye genelinde yüzde 1.6 olduğunu belirledi.

MUTSUZLUK İLAÇLA TEDAVİ EDİLECEK BİR HASTALIK DEĞİL

NASIL KULLANIYORUZ?

* Kişinin doktoruna danışmadan dozu azaltıp artırması ya da bırakması önemli sonuçlara yol açıyor. Bilinçsiz alınan ilaçlar intiharı tetikliyor. (İlkim Öz)

* Gereksiz kullanımlarda antidepresan kullanırken de depresyon geçirenler oluyor. (Vedat Şar)

* Altın günlerinde bile kadınların “Bana iyi geldi, sen de kullan” şeklinde birbirlerine ilaç tavsiye ettiklerini duyuyoruz. Bu ilaçlar hekime danışılmadan kullanılmamalı. (Nevzat Tarhan)

* Hekim olmayan birisinin tavsiyesiyle ilaç kullanımı taşkınlığa, uykusuzluğa, sinirliliğe, intihar girişimlerine, unutkanlıklara yol açıyor. (Kerem Doksat)

* Doktorlar tarafından da aslında psikoterapiye ihtiyaç duyan birçok insana gereksizce antidepresan reçete ediliyor. Depresyonda olmayıp yalnızca hayatından memnun olmayan kişilerin antidepresanlardan fayda görmesi söz konusu değil. Mutsuzluk bir hastalık değildir çünkü. (Alper Hasanoğlu)

* Antidepresan fazla alındığı zaman, kişi duygu durum bozukluğuna yatkınsa birdenbire enerjisi artar, aşırı hayal kurar, çok konuşmaya başlar, çok para harcar, kendisine ilgi gösteren birine birdenbire âşık olabilir. (Nevzat Tarhan)

HÜRRİYET



Etiketler: Antidepresan depresyo antidepresan kullanımı


Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

BİLGİ PARKI
NPİSTANBUL Bilgi Parkı
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Arslan: Trump'ın adımı uluslararası hukuka uygun değil
    14 Kasım 2018, 09:56
  • Dikkat eğitimi tedavisi nasıl yapılır?
    13 Kasım 2018, 11:26
  • Depresyon bulaşıcı mı?
    13 Kasım 2018, 09:07
  • Zeka nasıl geliştirilir?
    12 Kasım 2018, 18:17