ÇOK DÜŞÜNMEK ZARARLI

Hürriyet Aile     

İşte düşünmenin insan hayatında nasıl çift yönlü etkiler oluşturduğu ve bunların nedenleri…

 


Düşünme eylemi bizim hayatımızda her an olmaktadır. Düşüncelerimizi kabaca istemli ve istemsiz şeklinde sınıflandırabiliriz. İstemli düşüncelerimizde bir durumu ya geriye doğru atma ya olduğu yerde muhafaza etme ya da bir ileriye doğru taşıma amaçlanır. Bu, zamanın her diliminde dolaşmak demektir.
İstemsiz düşünme ise bizim daha çok “Elimde değil, karşı koyamıyorum, ne yaptımsa baş edemedim” diye ifade ettiğimiz kontrol altında tutamadığımız düşüncelerdir diyebiliriz.

Düşünmenin akışkanlığı ve sürekliliği tabi bir durumdur. Fakat bu tabilikten, bayağılılıktan kurtulup yeni bir sonuç çıkarmanın yolu da ‘amaç ve sonucun’ merkeze alınması şartı ile gerçekleşir. Düşünme kontrollü bir şekilde zamanın farklı dilimlerinde gezinmedir. Fazla düşünme dediğimiz şey, o zaman dilimlerinde gereğinden fazla kalınıp bocalama durumudur. Eğer düşüncemizi bir konu içine hapsedersek ve bu hapsetmenin hiçbir şekilde pragmatik tarafını hayatımızda bulunduramazsak tüm bunların yanında bize iletilen farklı düşünceleri aynı konuya hapsedersek bu bizde anlaşılmadığımız düşüncesini meydana getirecektir.

Bu, sadece düşünce boyutunda değil mekansal boyutta da sosyal çevremizi sınırlandırmamıza ve bir mekana hapsetmemize neden olacaktır ki bu durum depresyon göstergelerindendir. Bu ruh halimiz kendimizi tanımamızı zorlaştıracaktır. “Bana ne oluyor, bu ben miyim, bu ben olamam” gibi ifadelerle kendimize yabancılaşmaya başlayacağız. Bu durum bizim kendimizi başka yerlerde aramamıza sebep olacaktır.

DÜŞÜNCELERİMİZİN REFAKATÇİSİ DEĞİL GÖZLEMCİSİ OLMALIYIZ

Düşüncelerimizle olan bağlarımızın kaynağını iyi ayırmalıyız. Yani biz düşüncelerimizin refakatçisi değil gözlemcisi olmalıyız. Düşüncenin refakatçisi ne demek gözlemcisi ne demek o zaman. Refakatçisi olduğumuz şey bize ne yaparsa yapsın kabul ederiz ama gözlemcisi olduğumuz şeyde eleştirel bakış ile meşgul oluruz. 

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Randevu Al