Cinsel işlev bozuklukları

Prof. Dr. Mehmet Emin Ceylan, Cinsel İşlev Bozukluklarını anlattı.

Cinsel işlev bozuklukları

Prof. Dr. Mehmet Emin Ceylan, Cinsel İşlev Bozukluklarını anlattı.

Cinsel tutum ve davranışlarda farklılıklar, batı toplumlarında ekonomik ve teknolojideki değişiklerlerle birlikte gelişmiştir. Son on yıllarda ABD'de cinsel davranışlar libereal bir tutum içindeyken, AIDS korkusu yüzünden daha konservatif yaklaşımlara kayış bulunmaktadır. Aynı korku, rönesans devrindeki liberal cinsel devriminde son bulmasına neden olmuştu. Ancak o dönem korkulan hastalık sifilizdi. Tabi ki, liberal tutum cinsel hayata ilgiyi arttırmış, aynı zamanda cinsel işlev bozukluklarıyla ilgili çalışmalar da artmıştır. 1994 yılında Chicago Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada şu sonuçlara varılmıştır: · Evli kadınların %85'i, evli erkeklerin ise %75'i eşlerinden memnun değiller. · Evli çiflerin %41'i haftada iki kez cinsel ilişkiye girerken, bu oran bekar insanlarda %23. · Erkelerin yaşam boyu sahip olduğu partner sayısı ortalama 6 iken, kadınların 2. · Homoseksüel yönelim erkeklerde %2.8 iken, kadınlarda %1.4 oranında saptanmıştır. Ancak erkeklerin %9'u kadınların ise, %5'i yaşamları boyunca en az bir kez homoseksüel bir deneyim yaşadıklarını belirtmişlerdir. · Vajinal cinsel ilişki hem erkekler(%83) hem de kadınlar (%78) için en çok tercih edilen ilişki biçimidir. · Evli çiflerin %93'ü aynı ırktan, %82'si eşit eğitim düzeyinde, %72'si aynı dini paylaşmaktadır. · Hem erkek hem de kadınlarda, çocukluk çağında cinsel kötüye kullanım varsa da, ortalama partner sayısı 10'u geçmekte, grup seksi ve homoseksüel deneyimler artmaktadır. · Araştırmaya katılanların %8'i, haftada dörtten fazla cinsel ilişkiye girdiklerini belirtmişlerdir. · Evli kadınların dörtte üçü, bekar kadınların ise %62'si orgazm olabildiklerini belirtmişlerdir. Erkeklerde ise bu oran %95'tir. · Erkeklerin yarısından fazlası, kadınların ise sadece %19'u hergün seks hakkında düşündüklerini söylemişlerdir. Cinsel ifade ve davranış, insanların ömürleri boyunca yaşamlarının önemli bir parçasıdır. Cinsel davranış çok çeşitli faktörlerden etkilenir. Cinsellik, kişilik faktörleri, daha önceki yaşantılar, biyolojik yapı ile yakından ilgilidir. Normal cinselliğin tanımını yapmak zordur. Kendine ve başkasına zarar verici olan, dürtülerini bir kişiye yöneltemeyen, primer cinsel organlara yönelemeyen uygunsuz kompulsiyonlarla birlikte olan cinsel ilişki normal dışı olarak tanımlanabilir. Cinsel Kimlik(Sexual Identity): Kişinin kromozomlarının belirlediği, genital organları ve sekonder seks özelliklerini içeren biyolijik özelliklerdir. Cinsiyet Kimliği(Gender Identity): Kişinin kadınlık ya da erkeklik algısıdır. Davranışın erkeklik ya da kadınlık içsel yönlerini yansıtır. Biyolojik faktörler eksiksiz gelişimini tamamlasa bile erkeklik ya da kadınlık hissinin gelişiminde bir sorun olabilir. Cinsel Rol ve Davranış(Gender Role): Cinsel davranış kişinin biyolojik faktörlerinin getirdiği özelliklerden dolayı toplumun beklediği ve kabul ettiği davranışlardır. Cinsel davranışlar, cinsel kimlikle ilişkilidir.

Kadın Cinselliğinde Temel Kavramlar

Fizyopatoloji: Kadın cinselliği yaşla birlikte değişiklikler gösterir. Evliliğin ilk yıllarında partnerin de yoğun cinsel isteği ile kadının cinsel isteği de motive olmaktadır. İlerleyen yaşla birlikte orgazmik reaksiyonun daha çabuk olduğunu görüyoruz. Menapoz öncesi dönemde, hormonal değişiklikler nedeni ile cinsel istekte azalma, depresyon görülebilir. Menapoz sonrasında ise cinsel davranışlar bireysel farklılıklar göstermektedir. Seksüel birleşmenin olabilmesi için, genital organlarda şekil ve fonksiyon değişiklikleri olmaktadır. Kadın ve erkekte seksüel cevap dört basamakta incelenmektedir: 1. Uyarılma: Bu dönemde erotik duygular başlar ve vajinal lubrikasyon olur. Ayrıca solunum derinleşir tansiyonda ve nabız sayısında artış olur. Kadınların bir kısmında klitoral kanlanmadaki artışa bağlı ereksiyon olabilir. Vajina genişler. 2. Plato: Bu dönemde orgazmdan önce uyarılma en üst düzeye ulaşır. Genital organlarda vazokonjesyon maksimum seviyededir. 3. Orgazm: Vajina çevresi, perineal bölge, bulbokavernoz ve pubokoksigeus kaslarında 0.8 saniye aralıklarla kontraksiyonlarla orgazm gerçekleşir. Kadında erkektekinin aksine yeni bir orgazm için refrakter period gerekmemektedir. 4. Rezolüsyon: Cinsel uyarıya bağlı olan değişiklikler hızla kaybolur. Nabız, tansiyon solunum birkaç dakika içinde normale döner. Vajinanın istirahat haline dönmesi 15 dakikayı bulmaktadır.

Erkek Anatomisi

Normal erişkin erkekte eksternal genital organlar; penis, skrotum, testisler, epididim ve vas deferensin bir kısmıdır. İnternal genital organlar ise; vas deferens, seminal vezikülller, ejekülatuar kanallar ve prostat bezidir. Penisin boyutları değişiklik göstermekle birlikte, flasid durumda ortalama 7-11 cm, ereksiyon halinde ise 14-18 cm arasında değişmektedir. Ejekulasyon, semen ve prostat, seminal veziküller, vas deferens ve epididimden salgılanan sekresyondan oluşmaktadır. Prostatik üretranın genişlemesi ve sekresyonun penil üretradan geçişi, erkekte klimakterik his uyandırır. Bu dönem ejekulasyonun emisyon fazıdır. Pelvik ve perineal kaslar da ejekülatın penil üretraya geçişine yardım eder. Ejekülasyonun bu fazı somatik efferentlerin kontrolü aktındadır. Ejekulat, oratlama 2.5 ml(bir çay kaşığ) kadardır ve 120 milyon sperm içerir.

Genital Organların İnnervasyonu

Genital organların innervasyonu, genel olarak otonom sinir sistemi tarfından yapılmaktadır. Parasempatik(kolinerjik) sistem pelvik splaknik sinir(S2, S3 ve S4) aracılığı ile ereksiyonu aktive etmektedir. Bu sinir penil arterlerdeki düz kasları dilate eder. Kan, korpus kavernozumdaki sinüslere dolar ve geri dönüşü inhibe edilir ve ereksiyon olur. Klitoral engorjman da, klitoral dokuda kan akımının artışı ile olmaktadır. Ejekulasyondan ise, sempatik(adrenerjik) sistem sorumludur. Hipogastrik pleksus aracılığı ile adrenerjik impulslar uretral cresti, epididim, vas deferens, seminal veziküller ve prostatı uyarırlar. Pleksusun uyarılması emisyona yol açmaktadır. Kadında ise sempatik sistem orgazm sırasında vajina, uterus ve üretra kaslarının kontraksiyonlarını kontrol etmektedir. Otonom sinir sistemi, hem stres, ilaç gibi dış faktörlerden hem de hipotalamik, limbik ve kortikal değişikliklerden çok kolay etkilenmektedir.

Cinsel İşlev Bozuklukları

DSM-IV'te cinsel işlev bozuklukları(CİB) 7 kategoride incelenmektedir: 1. Cinsel istek bozuklukları 2. Uyarılma bozuklukları 3. Orgazm bozuklukları 4. Cinsel ağrı bozuklukları 5. Genel tıbbi duruma bağlı CİB 6. Madde kulanımına bağlı gelişen CİB 7. Başka türlü sınıflandırılamayan CİB DSM-IV'te CİB'lar, Eksen I tanısı olarak ele alınmışlardır. Hastalarda birden fazla bozukluk birarada bulunabilir. CİB içnde, en fazla tek başına bulunan, prematür ejekulasyondur. CİB'lar; hayat boyu, kazanılmış, jeneralize ve durumsal olabilir. Başka bir hastalığın sonucu, madde kullanımına bağlı, ilaç yan etkisi gibi nedenlerle olabilir. Cinsel işlevler, ilişki problemlerinden, performans anksiyetesinden çok çabuk etkilenir. CİB'lar, bir çok hastada depresyon, anksiyete bozuklukları, şizofreni ve kişilik bozuklukları gibi diğer pisikiyatrik bozukluklar ile birliktedir.

Cinsel Öykü alma

Cinsel İstek Bozuklukları: DSM-IV'te cinsel istek bozuklukları iki grupta incelenmiştir. i) Hipoaktif cinsel istek bozukluğu ve ii) Cinsel tiksinme bozukluğu Kaynak: ME Ceylan, B Yazan, Araştırma ve Klinik Uygulamada Biyolojik Psikiyatri, Cilt 3, Anksiyete Bozuklukları, 1997, İstanbul



Etiketler: Cinsel işlev bozuklukları


BİLGİ PARKI
NPİSTANBUL Bilgi Parkı
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Arslan: Trump'ın adımı uluslararası hukuka uygun değil
    14 Kasım 2018, 09:56
  • Dikkat eğitimi tedavisi nasıl yapılır?
    13 Kasım 2018, 11:26
  • Depresyon bulaşıcı mı?
    13 Kasım 2018, 09:07
  • Zeka nasıl geliştirilir?
    12 Kasım 2018, 18:17