ÇALIŞAN EVLİ HANIMLAR UYKU AÇLIĞI ÇEKİYOR

ÇALIŞAN EVLİ HANIMLAR UYKU AÇLIĞI ÇEKİYOR

Çalışan çocuk sahibi kadınlar uyku açlığı çekiyor. Kadın; çocukları, ailesi ve arkadaşları arasında denge kurmaya çalışırken strese maruz kalıyor. Bunun sonucunda da psikolojik ve psikosomatik hastalıklar oluşuyor. İş hayatında kadınları bekleyen bir başka sorun ise taciz olarak kendini gösteriyor.

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) ‘Mesleki Sağlık ve Güvenlik’ dergisinin son sayısında İstanbul Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nihal Esin ile Nilüfer Öztürk’ün ‘Çalışma yaşamı ve kadın sağlığı’ konulu araştırma dosyasına yer verildi. Söz konusu yazıya göre, çalışmanın kadın sağlığı üzerinde olumlu etkileri de bulunuyor. Yapılan araştırmalar, bir ücret karşılığı ev dışında çalışan kadınların, ev kadınlarına göre daha uzun yaşadığını gösteriyor. Bununla birlikte iş yaşamı, kadında bedensel ve ruhsal sorunlara da sebep olabiliyor. Kadınlar hem toplumsal konumları hem de çalışma yaşamları sebebiyle sorunlarla daha çok karşılaşıyor. Çalışma, kadın sağlığı üzerinde pek çok olumsuzluğa sebep oluyor.

Çalışan anneler ev içerisinde ücretsiz ev işçisi olarak, evli olmayan kadın ve erkeklere göre daha fazla zaman harcıyor. Eşlerine göre daha az uyuyor ve kendilerine daha fazla zaman ayıramıyor. Evli ve çalışan kadınlar uyku açlığı çekiyor. Kadınların ev içindeki çalışma saatleri; evdeki çocuk sayısı, bakıma muhtaç birey sayısı ve bu bireylerin bağımsızlıklarına ve yaşlarına göre haftada 17 saat ile 34 saat arasında değişiyor. Kadın; çocukları, ailesi ve arkadaşları arasında denge kurmaya çalışırken strese maruz kalıyor. Bunun sonucunda da psikolojik ve psikosomatik hastalıklar oluşuyor.

Kadınlar iş yaşamında pek çok yaralanmaya ve sağlık sorunlarına maruz kalıyor. Tekrarlayan hareketlerle işlerini sürdüren kadınlarda kas-iskelet sistemi ile ilgili sorunlar, özellikle ağrıya sebep oluyor ve ev içerisindeki rollerini yerine getirmelerini olumsuz etkiliyor.

Çalışma ortamında kadınların maruz kaldığı taciz olayları, aile içi taciz olaylarına göre daha yüksek oranda seyrediyor. Tüm taciz olaylarının yüzde 46’sı işyerlerinde gerçekleşiyor ve bunların yüzde 8’i ölümle sonuçlanıyor. Erkeklerin ağırlıkta olduğu ağır sanayi iş koşullarında çalışan kadınlara yapılan tacizler işyeri tacizlerinin yüzde 24’ünü oluşturuyor. Hemşirelik gibi bakım veren mesleklerde taciz genellikle davranışsal olarak dokunma, dövme, vurma, tartaklama şeklinde oluyor. İş ortamında kadınlara ırksal, cinsel ve yaşa bağlı olarak yapılan ayrımlar kadın ruh sağlığını olumsuz olarak etkiliyor. Ayrıca ekonomik olarak düşük ücret verme, sosyal açıdan erkek mesai arkadaşlarınca dışlanma ve kişisel gelişim açısından yeterli imkanların sunulmaması gibi ayrımcılıklarla karşılaşıyor.

//www.zaman.com.tr/


Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Nikotin bağımlılığı Kalp hastalığı, felç, kanser, akciğer hastalığı ve diğer birçok sağlık durumu riskinizi artırmanın yanı sıra, sigara içmek beynini
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al