BU DA BATIL İNANÇ ARAŞTIRMASI

BU DA BATIL İNANÇ ARAŞTIRMASI
Paylaş:

A.A

Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ)  İlahiyat Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdulcelil Candan, bütün  hurafelerin, bidatların ve batıl inançların temelinde cehaletin yattığını  söyledi.

Candan, Türkiye'yi, Doğu Anadolu  Bölgesi'ni ve bütün insanlığı tehdit eden batıl inanç, bidatlar ve hurafeler  üzerine çalışma yaptığını anlattı. Candan, bu çalışmada, yaklaşık 2 bin bidat,  hurafe ve batıl inancı ortaya koyduğunu ifade etti.

Batıl inanç ve hurafenin, inançta meydana gelen, bidatın ise ibadetlerde  görülen sapmalar olduğunu bildiren Candan, şöyle devam etti:

“Dine sonradan giren yanlış inançlar, bütün insanlığı tehdit etmektedir.  Yani sahte para ne ise, pirincin içindeki beyaz taş ne ise, bizim inancımızda  batıl inanç, bidat ve hurafe de odur. Yani Allah adına din ortaya koymaktır.  Allah adına ahkam kesmektir. Dolayısıyla sadece bizi değil, bütün insanlığı  tehdit etmektedir. İnancımıza, ibadetlerimize, ahlakımıza, örfümüze hatta  mabetlerimize bile yayılmış durumdadır.”

Sadece Fransa'da yüz bin civarında falcı bulunduğunu anlatan Yrd. Doç.  Dr. Candan, Fransa'nın yanı sıra, Rusya, ABD, Japonya gibi gelişmiş, sanayi ve  teknoloji alanında ilerlemiş bütün ülkelerin de bu tür sıkıntılarla karşı karşıya  bulunduğunu vurguladı.

Türkiye genelinde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde etkili  olan batıl inançların varlığına değinen Candan, batıl inançlardan her birinin bir  kaynağı bulunduğunu, bunların bir bölümünün Hindistan'dan, Mısır'dan, Avrupa'dan  ve özellikle Yunanistan'dan ülkeye girdiğini belirtti.       

“TÖRE CİNAYETİ, UZAK DOĞUDAN GELEN BİR BATIL İNANÇ”

Batıl inanç çalışması sırasında töre cinayetlerini de araştırdığını  vurgulayan Abdulcelil Candan, şunları kaydetti:

 

“Töre cinayetleri, Hindistan başta olmak üzere Uzak Doğu ülkelerinden,  ülkemize gelmiş bir batıl inançtır. Töre cinayeti kadını hor görmeye dayanır. Bu  kötü gelenek, halen günümüzde nüfusu 1 milyarı aşan Hindistan'da yaygındır.  Hazreti Peygamber'in, 'ayaklarım altındadır' dediği o cahil adetler, yine de  hortlamaya başlıyor. Bu töre cinayetleri, kadını hor görme anlayışından  kaynaklanıyor. Halen kadının, eksik bir varlık olduğunu düşünmeden kaynaklanıyor.  Tabii özellikle Uzak Doğu ülkelerinde halen cahiliye adetleri maalesef bütün  hızıyla devam etmektedir.”

NALA KUTSİYET ATFEDİLİR Mİ?

Dünyanın çeşitli ülkelerinde var olan ve zamanla Türkiye'ye sızan batıl  inançlardan da örnekler veren Candan, şöyle konuştu:

“Nala kutsiyet atfedilmesini örnek verebiliriz. Nal, Mısır kaynaklıdır.  Şimdi çok modern bir villada bir nal görebiliyoruz. Bir hayvan nalı bir insanı,  bir evi nasıl zarardan koruyabilir? Kendisi paslanıyor, çürüyor zaten. Mesela  Noel Yortusu da batıdan bize geçmiş, Hristiyanlıktan bize geçmiş bir adettir.”
 

“KARA ÇARŞAMBA, KARA KEDİ, KARA YILAN” BATIL İNANÇTIR

Uğur getirmesi için insanların taşıdıkları nesnelerin, yaptıkları hal ve  hareketlerin de batıl inanç olduğunu bildiren Yrd. Doç. Dr. Candan, şunları  kaydetti:

 

“Kesinlikle uğursuzluk da batıl bir inançtır, hurafedir. Allah,  kainatta, evrende, uğursuz ve faydasız hiçbir şeyi yaratmamıştır. Uğursuz olan  insanın eylemleridir. Mesela bazıları kara Çarşamba derler. Ama Çarşamba Allah'ın  yaratmış olduğu bir gündür. Ne kara kedi, ne de kara yılan uğursuzdur. Allah her  şeyi en güzel şekilde yaratmıştır. Bütün bunlar aslında İslam'ın mantığını  bilmemekten kaynaklanıyor. Bütün bunlar hep cehaletten kaynaklanıyor. Yani bütün  bu hurafelerin, bidatların, batıl inançların temelinde cehalet yatıyor. Cehalet  bütün sıkıntıların merkezidir.”