Bipolar Bozukluğu olan kişiler nasıl anlaşılır?

Bipolar Bozukluğu olan kişiler nasıl anlaşılır? Bipoları olan kişiler toplum içinde nasıl belirtiler gösterir? Bipolar Bozukluk önemsenmez ve tedavi edilmezse kişiyi ileride neler bekler? Bipoalar Bozukluk tedavisi uzun sürer mi? Bipolar olduğundan şüphelenen kişi kendini nasıl test edebilir?

Bipolar Bozukluğu olan kişiler nasıl anlaşılır?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Klinik Psikolog Merve Umay CANDAŞ DEMİR, her yönüyle Bipolar Bozukluğu anlattı…

Bipolar bozukluğu olan kişiler duygudurum spekturumu altında yer alan hem mani hem hipomani hem de depresyon epizotlarını yaşayan kişiler olarak tarif edilebilir. Hastalığın bir ucunda mani ya da hipomani olmakla beraber diğer ucunda depresyon vardır. Kişiler bu dönemleri ayrı ayrı yaşayabildikleri gibi, mikst epizod dediğimiz karma dönemde kısa süreli geçişler şeklinde bu dönemler görülür.

Manik Döneme baktığımızda en az bir hafta ya da hastanede yatışı gerektiriyorsa herhangi bir süre; olağandışı ve sürekli, kabarmış, taşkın ya da irritabl duygudurum döneminin olması. Bu duygudurum döneminde benlik saygısında abartılı artma, uyku gereksiniminde azalma, kişinin az uyuduğu halde yorgun olmaması, fikir uçuşmaları dediğimiz aynı anda farklı farklı düşüncelerin olması, aynı anda pek çok proje ile uğraşabilme, ancak bunlarla beraber bazen dikkatte bozulmaların görülmesi ve kötü sonuçlar doğurma ihtimali olsa bile zevk veren etkinliklerde artış ile kişi manide olduğunu anlayabilir.  Örneğin kişiler tüm maddi kaynaklarını tanımadıkları yolda gördükleri birinin üzerine geçirebilirler, biri onlardan yardım amaçlı telefonlarını istediklerinde bu kişiler telefonlarını “Al senin olsun.” diyerek verme eğiliminde olabilirler. Hipomani dönemlerine baktığımızda ise yine bu belirtilerin daha kısa sürdüğü, kişinin işlevselliğini etkilemediği, hastane yatışını gerektirmeyen, belirtilerin şiddetinin az olduğu dönemlerdir diyebiliriz.

Peki bipolar bozukluk ne zaman ortaya çıkabilir?

Ülkemizde yapılan çalışmalarda bipolar olgularda hastalığın başlangıç yaşı ortalaması 23-27 arasında değişmektedir. Bipolarda her iki dönem de olduğu için (mani-depresyon) tanı koyma süreçleri ve dolayısıyla kişinin sağlıklı tedaviye ulaşma süreci uzamış olur.  Bipolar olgularda, tanı alana dek geçen süre ülkemizde yapılmış çalışmalarda 2 ve 11 yıl olarak bildirilmiştir. Başka bir açıdan bakıldığında da bipolar olguların üçte birinin uygun tedavi için on yıl beklediği saptanmıştır. Erken başlangıç ve ilk atak tipinin depresyon oluşu hastalığın tanınmasını geciktiren değişkenlerdir. Bipolar hastalarında genellikle başlangıç yaşı erken olur ve ilk atak depresyon şeklinde karşımıza çıkar.  Yine yapılan çalışmalarda bipolar bozuklukta depresif atakların manik ataktan 3 kat, hipomani dediğimiz daha hafif geçen ataktan 36 kat daha uzun sürmektedir.

Bu noktada kişiler kendilerinde yazının başında belirttiğimiz depresif ya da manik atak belirtilerinden gözlemledikleri an, konuda uzman bir psikiyatriste başvurmalı ve hızlıca tedavi sürecine başlamalıdırlar. Erken tanı koymak ve eş zamanlı tedaviye başlamak hastalığın gidişiatı açısından iyi bir adımdır. Bipolar bozukluk tedavisinde ilk adım akut atak tedavisidir. Burada amaç kişinin depresyon yada mani sebebiyle riskli davranışların denetim altına alınması, hastanın ve çevrenin güvenliğinin sağlanması, belirtilerin yatıştırılması ve yeni hastalık dönemlerinin önlenmesine yönelik koruyucu sağaltıma hazırlık yapılmasıdır. Tedavi çoğu zaman ilaç tedavisi ve psikoterapiler olmakla beraber, dirençli durumlarda EKT (Elektrokonvülsif Terapi) sürece dahil edilmektedir.

Bipolar bozukluk tanısı alan hastaların yaklaşık % 90’ında yinelemeler görülmektedir. Bu da bize, hastaların gelecekleri için meraklı ve endişeli bekleyişi demektir. Bu bekleyişte kişinin hastalığını tanıması, çevresinin ,ailesinin hastalık semptomlarını bilmesi önemli yer tutar. Bu yüzden koruyucu tedavi için hasta ve yakınlarına verilecek psikoeğitim tedavi uyumunu arttırması açısından önemlidir. Tedavi döneminden sonra hastaların ilk altı ayları çok kritiktir. Bu süreci uzman gözetiminde ya da kişinin bilinçlenmesi ile geçirmek nüksleri engellemektedir.

Nüksler genel olarak %47 oranla önemli yaşam olayları sonrasında yaşanmaktadır. Önemli yaşam olayları ister mutlu olsun ister üzücü kişiler için tetikleyici rol oynar. Bu olaylarla başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi, psikolojik dayanıklılığın, mental esnekliğin arttırılmasına yönelik psikoterapiler bipolar bozukluğun uzun dönemli tedavisinde önemli rol oynamaktadır.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: