Beyin Krizi (felç/inme) Nedir?

Felçlerin tedavisi bugün için, kalp krizlerinde olduğu gibi artık “acil”dir. Bundan dolayı, artık felçlere “beyin atağı, beyin krizi” denmektedir. Beyin Krizi (felç/inme) Nedir? Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Prof. Dr. Sultan Tarlacı anlattı…

Beyin Krizi (felç/inme) Nedir?

Yeni geliştirilen tedavi yöntemleriyle artık, beyin damar tıkanıklığına neden olan pıhtı çözülmeye çalışılmakta ve beyin damar tıkanıklığına bağlı gelişen beyine kan akımı azalması ve doku hasarı önlenmeye çalışılmaktadır. Bu yeni tedavi yöntemi, sadece ilk 3 saat içerisinde uygulanabilmektedir. Dolayısıyla, artık felçli hastalar, kalp krizleri gibi acil servislere hızla ulaştırılmalı ve beyin görüntüleme teknikleriyle, damar tıkanıklığına mı beyin kanamasına mı bağlı felç olduğu ortaya konulmalıdır. Eğer damar tıkanıklığına bağlı felç ise ve hasta da ilk 3 saat içinde bu tedaviye uygun hale getirilebilmiş ise pıhtı çözücü tedavi uygulanabilmektedir. Dolayısıyla bu pıhtı çözücü tedaviyle artık “zaman beyindir” deyimi ortaya çıkmıştır. Kaybedilen her saniye beyinde geri dönüşümsüz hasarlar bırakmaktadır.

Beyin Krizinin Belirtileri Nelerdir?

İlacın uygulanmasında en önemli sorun, hastalarda felç belirtilerinin (bir kol ya da ayakta tutmama, konuşamama - ifade edememe ya da konuşulanı anlamama tarzında -  ani ortaya çıkan baş ağrısı, denge bozukluğu, çift görme, yutma bozukluğu gibi) yakınlarınca erken hastaneye ulaştırılmaması ve ilk 3 saat içinde tedaviye hazır hale getirilmemesidir. Dolayısıyla artık kalp krizlerinde olduğu gibi hastalar hızla teknik imkanların olduğu en yakın hastaneye ulaştırılmalıdır. “Zaman beyindir” ifadesi akılda tutulmalıdır.

Yine beyin görüntüleme yöntemleri olan Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ya da Bilgisayarlı Beyin Tomografisinin (BBT) 24 saat hizmet verebileceği hastane sayısı maalesef ülkemizde sınırlı olması da tedavinin uygulanmasını sınırlamaktadır. Diğer bir neden de hastaların tedavi ardından Nöroloji yoğun bakım ünitelerinde deneyimli hekim ve hemşire tarafından takip edilme imkânlarının ülkemizde her hastanede olmamasıdır.  

 



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: