At gitsin Allah aşkına!

Bir gün lazım olur diye evden bir şey attırmayanlar, başkalarından kullanmadıkları eşyaları toplayanlar… Bu davranışların hepsi birer hastalık habercisi ve sonu çöp ev!

At gitsin Allah aşkına!

Bir gün lazım olur diye evden bir şey attırmayanlar, başkalarından kullanmadıkları eşyaları toplayanlar… Bu davranışların hepsi birer hastalık habercisi ve sonu çöp ev!

798Zaman zaman haberlerde gördüğümüz çöp evler aslında bir hastalığın neticesi. İstifçilik denen bu rahatsızlık özellikle sosyal hayattan uzaklaşan yaşlılarda daha sık görülüyor. İşte, geçmişinde çok fakirlik çekti denerek göz ardı edilen hastalığın belirtileri.

TAKINTILARINIZDAN KURTULUN

Akşam haberlerinden aşina olduğu muz çöp ev haberleri, çarpıcı görüntülerle sunulur. Evden belediye ekiplerince çıkarılmaya çalışılan yığınlar izleyenleri hayretler içinde bırakırken, genellikle yalnız yaşayan ev sahibinin inlemelerine şahit oluruz. Evden kaç kamyon çöpün çıktığı, ne kadar zamanda biriktiği, etrafa yayılan dayanılmaz kokular, mahallelinin taşan sabrı ön planda değinilir. Ne var ki, ruh sağlığından şüphe edilen şahıs' diyerek özetlenen baş aktör aslında hiç de yadırganmayacak bir hastalıktan muzdariptir. Tıp dilinde 'istifçilik' adı verilen bu hastalık, bizde olduğu gibi dünyanın birçok yerinde görülüyor hatta üzerine belgeseller yapılıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık bir milyon kişide hafif veya ağır belirtilerle bu hastalık görülüyor. İngilizce com-pulsive hoarding' de denilen bu hastalık işe yarar veya yaramaz her türlü eşyayı biriktirmekle başlıyor. Aman atmayalım bir gün lazım olur' diyerek başlayan bu rahatsızlık, zamanla sokak hayvanı besleyen ve ufak çöp dağlarının bulunduğu evlere dönüşüyor.

İSTİFÇİLİĞİN BELİRTİLERİ

Söylenmesi gereken şeylerin başında hiç şüphesiz istifçilik hastalığı bulunan kimselerde bunun farkında olmama durumu yatıyor. Bu kişiler şiddetli koku ve dağınıklığı da normal karşılıyor. Sosyal izolasyon yaşayan yaşlı kimselerde bu rahatsızlık daha çok görülüyor. İlerlemiş safhalarındaysa eşyalarının atılmasına karşı şiddetli tepki verebiliyorlar. Muhitindeki çöp kutularını sık sık kontrol ederek buradaki artıkları eve getirmek de ayrı bir belirti. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Vedat Bilgiç, toplayıcılığın erkeklere nazaran kadınlarda, gençlere göre yaşlılarda daha sık gözlendiğini açıklıyor. Uzun süreler düşük maddi gelirle yaşamanın da bunun etkenlerinden olabileceğini dile getiren Bilgiç, alkol bağımlılığı, çekingen mizaç, sarsıntılı bir aile geçmişinin de bozuklukla yakından alaka gösterebileceğini ekliyor sebepler arasına.

BAŞKA RAHATSIZLIKLARI DA TETİKLİYOR

İstifçiliğin getirmiş olduğu hijyenden uzak ortamlar bu kimselerde enfeksiyonel hastalıkların görülmesine de sebep oluyor. Yaşadıkları mekânda eşya yığını bulunması dolayısıyla yangın da onlar için büyük bir tehlike. Eşya biriktirenler gibi sokaktaki hayvanları da evine istif edenler hastalığın farklı bir türünü yaşıyorlar. Medical Park Psikiyatri Uzmanı Dr. Hülya Yanbay, hayvan sevgisinin arkasına sığınan bu kimseleri şöyle yorumluyor: "Hayvan toplayıcıları topladıkları hayvanların bakımlarını ihmal ederler ancak ihmal ettiklerini kabul etmek istemezler. Hayvanları sevdikleri ve onların iyiliği için çok sayıda havyana baktıklarını öne sürerler. Tam tersine bu davranış, hem kendilerinin hem de evlerindeki hayvanların sağlığı için tehlike oluşturur."

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT!

'LAZIM OLMAYAN BİR ŞEYLER VAR MI?'

F.Ö., birkaç sene önce eşini kaybetmiş. Geçmişte yaşadığı ekonomik sıkıntılardan dolayı uzun yıllar tutumlu yaşamak zorunda kalan ihtiyar kadın, hastalığın belirtilerini göstermeye başlamış. Yakınlarının uyanlarına kulak asmıyor. Ziyaret ettiği etrafındaki kişilerden lazım olmayan eşyaları istiyor. Eski dergi ve gazeteleri toplayıp evine istif etmesi, çalışmayan malzemeleri biriktirmesi yakınlarını tedirgin ediyor.

'BU KAPLARI ATTIRMAM!'

Hastalığın belirtilerini gösteren İhtiyar nene K.O., evinde her türlü plastik kap, bidon, yoğurt kabı. Bulaşık makinesinin içini plastiklerle doldurmuş. Evine gelenlerin hediye getirdiği seker ve çikolataları saklıyor. Buzdolabındaki etlerin en eskisinden başlanarak yenilmesini isterken, birçok malzemenin son kullanma tarihinin geçtiğini unutmuş. Torunları bozulan çikolataları görüp atmasın diye onları saklıyor. Zira açılmamış bir şeyin bozulacağını düşünmüyor.

'EŞİM YÜZÜNDEN EVE MİSAFİR ALAMIYORUM!'

Dr. Hülya Yanbay’ın hastalarından biri evinde çok eski evrak ve gazeteler biriktirdiğinden şikayetçiymiş. Kocasının salonu devamlı dağınık tutması yüzünden kimseyi misafir alamadıklarını anlatmış. Kendisine direnen eşi yüzünden de depresyon belirtileri göstermeye başlamış. Dr. Yanbay, bu rahatsızlığa tutulan kimselerin etrafa verdikleri Rahatsızlıktan Dolayı Yakınlarının Da Sorunlar Yaşayabileceğini Açıklıyor. Uzman Psikolog Zehra Erol

NASIL DAVRANMALI?

Üsküdar Üniversitesi Uzm. Klinik Psikologu Zehra Erol, istifçilik hastalığının belirtilerini gösteren kişilere şu şekilde davranılması tavsiyesinde bulunuyor: Ev içindeki dağınıklık, tuvalet, banyo, mutfak gibi hayati alanların kullanımı zorlaştırır. Hemen müdahale edip yollan açılmalı. Onlara uzun mantıklı açıklama yapmak yerinde bir davranış değildir. Soru sorduklarında net ve kısa cümlelerle karşılık vermeli. Tartışmak yerine iletişiminin iyi olduğu bir aile üyesinin yönlendirmesinde fayda var. Hasta ısrar ediyorsa zaman kaybetmeden yetkili bir doktora danışmak gerekir. ZAMAN