ALZHEIMER KİMLERDE GÖRÜLÜYOR

Paylaş:

Oğuz Tanrıdağ

Alzheimer hastalığı kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Bunun nedenleri tartışmalıdır. İşte açıklamalar.

Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ anlatıyor:

1. Kadınlar erkeklere oranla ortalama 10 yıl daha uzun yaşarlar. Bu uzun yaşama genç yaşlarda değil, 60'dan sonra ortaya çıkan bir farktır. Alzheimer hastalığı ise 60 yaşından itibaren görülmeye başlar ve yaşlanmayla birlikte sıklığı giderek artar. Bu görüşe göre hastalığın kadınlarda daha sık raslanmasının nedeni bu olabilir.

2. Menopoz döneminde ortaya çıkan östrojen eksikliğinin yol açtığı zihinsel problemler içinde bellek zayıflaması, dikkat eksikliği, konuşurken kelime bulma güçlüğü, duygusal hareketlenme ve sinirlilik gibi belirtiler vardır. Bu belirtiler aynı zamanda genel anlamda depresyonun ve belirli bir yaştan sonra da Alzheimer hastalığının başlangıç belirtileri olabilir. Kadınlarda bu dönemde kullanılan östrojenin hem genel anlamda hem de Alzheimer hastalığı sırasında bu belirtilere iyi geldiği araştırmalar tarafından gösterilmiştir.Bu nedenle, östrojen eksikliği hastalık sıklığına etki eden ana neden olabilir.

3. Kadınlarda depresyon erkeklere oranla en az iki kat daha fazla görülür. Bunun gerçek nedeni bilinmemekle birlikte en fazla üzerinde durulan düşünce bir önceki maddede belirtildiği üzere hormonal etkidir.Araştırma- lar yaşam içinde depresyon öyküsü olanlarda Alzheimer hastalığı riskinin iki kat fazla olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, depresyon ve erken Alzheimer hastalığının başlangıç belirtileri birbirine çok benzemektedir. Bu bulgular depresyonun hastalık başlangıcı üzerine etkisini gündeme getirmektedir.

4. Kadınlarda hipotiroidi ve anemi erkeklere oranla daha sık görülür. Hipotiroidi belirtileri depresyonun ve erken Alzheimer hastalığının belirtilerine çok benzer. Kadınlardaki tiroid problemlerinde östrojen dengesizliğinin de rol alması bu belirtilerle Alzheimer belirtileri arasındaki bağın nedenidir. Kadınlar bilinen nedenlerle erkeklere oranla daha kansızdırlar. Kansızlık belirtileri depresyon ve zihinsel durgunluk belirtileriyle karışabilir.

ALZHEİMER HASTALIĞI GENETİK BİR HASTALIK MI?

Alzheimer hastalığına genetik bir hastalıktır demekten çok genetik olma riski taşıyan bir hastalıktır demek daha doğru olur. Genetik hastalıklar genelde ya ebeveynlerden birinden ya da ikisinden birlikte geçen ve bu şartlar gerçekleşti- ğinde mutlaka ortaya çıkan hastalıklardır. Alzheimer hastalığında ise erken başlangıçlı bir grup dışında hastalar bu örneklere uymazlar ve genetik risk başka faktörlerle birleştiğinde belirgin hale gelir.

Alzheimer hastalığının genetiğiyle ilgili araştırmalardan hastalığın 4 kromozom üzerindeki genlerle ilişkili olabileceği sonucu çıkmıştır. Bu kromozomlar 1, 14, 19 ve 21 nolu kromozomlardır. Bu ilişki hastalığın başlangıç yaşına göre değişen bir ilişkidir. Örneğin, geç başlangıçlı olan ve genellikle 70'li yıllar ve sonrasında başlayan hastalık 19. kromozomun üzerindeki APOE geniyle ilişkilidir. Bu genin değişken parçacıkları vardır. Bu parçacıklar yerine göre hastalık riskini arttırabilir, nötr davranabilir ya da azaltabilirler. Örneğin, APOE2 olarak adlandırılan tipi hastalık riskini azaltan tiptir.

Eğer bir kişiye hem annesinden hem de babasından APOE2 geçiyorsa bu kişi Alzheimer hastalığına karşı çok korunmalı olarak kabul edilir. Buna karşın, hastalık riskini arttıran APOE4  hem anneden hem de babadan geldiğinde bu kez hastalığa genetik olarak çok yatkınlık söz konusudur. Bu genetik özelliklere şu anda bakılabilmektedir. Ancak biraz önce belirtildiği üzere bu grupta genetik faktörü etkileyen diğer faktörler de vardır. Bu nedenle, sadece genetik analiz yaptırarak sonucuna bakmak hatalı olabilir. APOE tiplemesi tuttuğu halde hastalık gelişmeyen kişilerin olması kesin genetik etki konusunda şüphe uyandırmaktadır.

Hastalığın erken başlangıçlı şekliyse diğer üç kromozomla ilişkilidir. Örneğin, önceden beri Down Sendromuyla ilişkisi bilinen 21. kromozomun erken başlangıçlı Alzheimer hastalığıyla da ilişkisi vardır. Birinci ve 14. kromozom- lar  ise daha çok ailesel Alzheimer hastalığı denilen ve her nesilde baskın olarak görülen hastalıkla ilişkilidirler.      

Özetle, Alzheimer hastalığının genetik riski her şeyden önce hastalığın başlangıç yaşıyla ve ailesel olup olmamasıyla ilgilidir. Bu özellikleri taşıyan hastaların yakınları da geç başlangıçlı hastaların yakınlarından farklı genetik risk taşımaktadırlar. Bu genetik riskin boyutunu anlamakta genetik analizlerin yararı olabilir.