Alzheimer’da beyinde neler oluyor?

Alzheimer’da beyinde neler oluyor? Unutkanlık normal değil! Beyindeki çöplük yüzünden unutuyoruz…

Alzheimer’da beyinde neler oluyor?

Beyindeki fiziksel bozulmalar sonucu ortaya çıkan unutkanlıklar, yaşla birlikte artsa da mutlaka yaşanması gereken bir durum değil. Hayat boyu alınacak tedbirlerle Alzheimer’ın önüne geçilebilir…

Unutkanlığın en sık görülen çeşidi olan Alzheimer yaşla birlikte artan bir durum ancak “herkesin başına gelmeyecek” Nasıl mı? Bu sorunun cevabını “unutmak normal ama unutkanlık değil” diyen Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı verdi.  “Elli yaşından sonra herkes unutmaya başlar ancak neyi unuttuğunu unutacak hâle geldiğinde problem var demektir. Alzheimer, önce unutkanlıkla başlayan ve yavaş yavaş beynin diğer bölümlerini de ele geçiren ve sonunda da ölüme götüren bir hastalıktır. Fakat alınacak basit tedbirle önüne geçilebilir” dedi.

BEYİNDEKİ ÇÖPLÜK YÜZÜNDEN UNUTUYORUZ

Alzheimer’da beyinde neler oluyor?

Yaşla birlikte beyindeki nöronlarımızın sayısı ve kalanların birbiriyle iletişimi azalıyor. İkinci olarak beynin çalışması için gerekli olan enerji üretimi sırasında oluşan atıklar yani çöplerin uzaklaştırılması zorlaşıyor. Normal çalışan bir beyinde bu çöpler, çöpçüler tarafından alıp götürülüyor. Fakat Alzheimer’da amiloid protein ve tau protein adı verilen iki tane çöp ortadan kaldırılamıyor. Bu birikim daha çok beynin hafıza ile ilgili bölümünde yani şakaklarımızda meydana geliyor. Hatıralarımızı depoladığımız bölgede biriken çöpler, hücreleri ve sinir iletimini bozuyor. Bu yüzden Alzheimer’da ilk olarak hafıza bozuluyor. Daha sonra yer bulmayla ilgili hücreler zarar görüyor. Bu çöpler beynin ön kısmında bozulmaya başladığı zaman karar verme kabiliyetinde bozulma, ahlaki normlara uymama, davranış bozuklukları, saldırganlık, öfke gibi durumlar ve  kişilik değişimi ortaya çıkıyor.

GENETİK ÖNEMLİ

Bu maddeler neden birikiyor?

Bu konu ile ilgili genler var. Bu genler 1. kromozomda, 19. kromozomda ve Down Sendromluların 21. kromozomunda bulunuyor. Eğer ailede bu genler varsa Alzheimer olma ihtimali yüksek. Alzheimer’da etkinliği gösterilen iki protein daha var. Eğer sizde Apolipoprotein E-4 geni pozitifse Alzheimer olma ihtimali yükseliyor. Buna karşılık Apolipoprotein E-2 denilen başka bir proteinin pozitif olması Alzheimer’dan koruyor.  Alzheimer’in genetik temeli var. Anne babanızda varsa riskiniz artıyor fakat yüzde yüz belirleyici değil.

KADINLARDA DAHA SIK

Cinsiyet önemli mi?

Bunama sıklığı 50 yaşına kadar kadın ve erkeklerde eşit düzeyde. Fakat 50 yaşından sonra kadınlarda hızlı bir artış görünüyor. Bunun sebebi menopoz ve östrojenin koruyucu etkisi. Çünkü beyindeki sinir hücrelerinin çevresinde de östrojen ve progesteron hormonları var. Menopozla birlikte eksilen bu hormonlar unutkanlığı artırıyor. Depresyonun da bir risk faktörü olduğu gösterildi. Menopozla birlikte depresyon oranlarının da artması kadınlarda Alzheimer’ı artırıyor.

ÖĞRENMEYE MERAKLI İNSAN DAHA AZ BUNUYOR

Koruyucu faktörler neler?

Eğitim seviyesi yükseldikçe Alzheimer’ın hem sıklığı hem de şiddeti azalıyor. Üniversiteye gitmiş, yüksek lisans yapmış birkaç dil bilen, hayat boyu öğrenme çabasında oturan kişinin evde oturan, sosyal iletişimi olmayan, sürekli televizyona bakan, dünyadan habersiz kişiye oranla demans olma ihtimali daha düşüktür. Sosyal izolasyon dediğimiz, çevre ile iletişimsizlik Alzheimer’ı artırır.

KONTROLSÜZ ŞEKER DÖRT YIL ERKENE ÇEKİYOR

Damar yaşlanması da önemli. damar hastalığı olan kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker ve sigara içmek risk faktörü. Özellikle kontrolsüz şeker varsa bunama ve Alzheimer’ın ortaya çıkması dört sene daha erken oluyor ve daha şiddetli seyrediyor. Gençliği belirleyen cilt yaşı değil, damar yaşı. Beynin gençliğini belirleyen  de damar yaşıdır.

DEPRESYON HAFIZAYI BOZUYOR

Stres hafızayı nasıl etkiliyor?

Özellikle depresyon bunama için çok önemli bir risk faktörü. Gösterilmiş ki, depresif duygu durumu beyni küçültüyor ve beyin sinir hücrelerinin birbiri ile temas etmesini bozuyor. Özellikle iki haftadan uzun süren depresyonda hastalar uykusuzluk, neşesizlik, kaygı durumunun yanında unutkanlıktan da şikayet ederler. Daha genç hastalarda depresyonu iyileştirdiğinizde unutkanlık da ortadan kalkar. Tedavi edilmemiş ağır depresyonlar özellikle ileri yaş için risk faktörüdür.

Alzheimer sürecini durdurmak mümkün mü?

Durdurmak, genetik yüke bağlıdır. Onun dışında eğitim seviyesi yüksekliği ve risk faktörlerini düzeltmek riski düşürür. Yani depresyonu tedavi etmek, tansiyon ve şekeri kontrol altına almak, beyni çalıştıracak faaliyetlerde bulunmak, yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmak, arkadaşlıkları geliştirmek, en azından çevredeki insanlarla iletişimi sürdürmek hastalığın gidişini etkiler. Yaşlının yalnız kalması, bakım evinde kalması, yaş gereği arkadaşlarının azalması, eskisi gibi kahveye gitmemesi, arkadaşlarıyla görüşmemesi, hastalığı hızlandıran en önemli faktörlerden bir tanesi. O yüzden yaşlının günlük işlere katılması, dışarı çıkması, arkadaşlarını görmesi, sosyal bağlarını güçlendirmesi koruyucu bir faktördür.

BEYİN SAĞLIĞI AĞIZDA BAŞLAR

Son yıllardaki önemli bilgilerden biri de ağız sağlığı ile Alzheimer arasındaki ilişki. Çürük dişi, diş eti iltihabı, çok yoğun diş taşları olan kişiler Alzheimer ve bunama adayı. Üç-beş yıl önce ortaya çıkarıldığı üzere ağız içinde üreyen bir mikrop bilmediğimiz bir şekilde unutkanlığı artırıyor. Bu mikrobun temizlenmesi ağız içinin, ağız ve diş sağlının iyileştirilmesi gerekiyor.

Amalgam dolgular için bir bilgi var mı?

Civa içerdikleri için risk faktörü olarak kabul ediliyor. Amalgam dolgu bağışıklığı etkilediği için zaten sağlıklı değil. Amalgam takıldıktan sonra sedef de dâhil olmak üzere cilt problemlerinin ortaya çıktığı çok vaka var. Amalgam ağır metal içeriyor. Yemek yerken ağızda parçalanıyor. Açığa çıkan civa bağırsaklardan emilerek böbrek ve karaciğere gidiyor.  Özellikle MS hastalarında imkanları varsa amalgamlarını çıkarmalarını istiyoruz. Ayrıca bir dönem kullanılan alüminyum tava ve tencereler de hafızayı bozan unsurlardan.

AKDENİZ BESLENMESİ HAFIZAYI KORUR

Hafızayı koruyan besinler var mı?

Batı’da yapılan çalışmalara göre Akdeniz diyeti, Alzheimer için en sağlıklı ve koruyucu beslenme şekli. Özellikle daha az kırmızı et, daha çok zeytinyağı,  yağlı balık ve ona eşlik salata, sebze, meyve ve yağlı kuruyemişler Alzheimer’dan koruyor.

BEYNİNİZE YATIRIM YAPIN! Bulmaca çözmek işe yarar mı?

Teşhis konduktan sonra hasta yakınları soruyor “bulmaca çözsün mü?” ya da “Biz çok uğraşıyoruz ama kitap okutamıyoruz” diyorlar. Okuyamaz tabii, çünkü dikkatini sürdürme, hafızaya kaydetme durumu bozulmuş. Bunun için hastalık ortaya çıktıktan sonra kitap okumanın bulmaca çözmenin faydası çok az. Burada önceden yatırım yapmak lazım. Borsaya, bankaya para koyar gibi.

MANYETİK UYARI

Tedavide yeni gelişme var mı?

İlaç tedavileri var. Süreci biraz öteliyor ama çok bu konuda başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Ama risk faktörlerini fark etmek ve düzeltmek önemlidir. Beynin farklı bölgelerinin az çalıştığını gördüğümüzde, ‘manyetik beyin uyarımı’ dediğimiz belli uyarılarla belleği güçlendirmek mümkün. Birincisi ilaçlarla beyni güçlendirmek; ilaçlarla bunu yapamıyorsak dışarıdan manyetik alan uygulamak suretiyle beynin hafıza bölümünü yeniden harekete geçirmek en son gelişmelerden biridir.

BELİRTİLERE DİKKAT!

1-Gündelik hayatı etkileyen unutkanlıklar ve planlama zorlukları: Özellikle yakın dönemi ilgilendiren randevu, alışveriş listesini, yemek tariflerini, günlük işlerinin sırasını unutmak.

2-Düzen problemleri: Evdeki eşyaların işlevini karıştırma…

3-Zamanla ve yerle ilgili karışıklıklar: Her zaman gidilen konu komşu, cami, dükkânların bulunamaması. Günün saatlerini, ayları, günleri, evin odalarını karıştırma.

4-Görüntüleri algılama zorluğu: Bu zorluk hem okumada hem de şekil algısındaki bozuluktur.

5-Konuşma ve anlamada zayıflama: Kelime sayısında azalma ve anlam kaymaları.

6-Eşyaları her zamanki yerlerinden farklı yerlere koymak:  Yerlerini unutarak kaybetmek ve yakınlarını hırsızlıkla suçlamak.

7-Yargılamada ve karar vermede zorluk: Gündelik hayat içinde önceleri kolay alınan kararlar için uzun zaman geçirme ve bir türlü karar verememe.

8-İçine kapanma: Sosyal aktivitelerden vazgeçmek ve kimseyle görüşmemek.

9-Kişilik ve davranış değişiklikleri: Eli açık biriyken cimri olmak, çok uyumlu biriyken agresif biri hâline dönüşmek.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: