AİLESİNİ BALTAYLA DOĞRADI

Paylaş:

AİLESİNİ BALTAYLA DOĞRADIKAYNAK: www.bugun.com.tr

İstanbul Küçükçekmece’de üniversite mezunu şizofreni hastası Hasan Çolaklar (36), alkol alarak gece geç saatlerde evine geldi. Çolaklar, alkolün de etkisiyle evde bulunan annesi Fatma Çolaklar (68) babası Hüseyin Çolaklar (71) ve yatalak hasta ağabeyi Mehmet Çolaklar'ı (45) dövmeye başladı. Çığlıkların duyulmaması için müzik sesini de açan şizofreni hastasının neden olduğu gürültü üzerine eve gelen polis, kapıyı kimsenin açmaması nedeniyle geri döndü.

Eve girmek için izin talebinde bulunan polisten nöbetçi savcı, tartışmaların daha önce de yaşanmasını gerekçe göstererek sabaha kadar beklenmesini istedi. Sabah eve giren polis korkunç bir manzarayla karşılaştı. Cinnet getiren Hasan Çolaklar’ın, baltayla anne, baba ve ağabeyini doğradığı ortaya çıktı.

'ÖLDÜRMEDİM' DEDİ

Yapılan incelemede, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi’nde şizofren tedavisi gören Çolaklar'ın, cesetleri boğazlarından ayaklarından ve bacaklarından keserek parçaladığı belirlendi. Cinayet sonrası Çolaklar, apartmanın önünde duran bir otomobilin içerisinde içki içmeye başladı.

Emlakçılık yapan zanlının aldığı aşırı alkolden dolayı aracın içerisinde sızdığı öğrenildi. Cesetler, Adli Tıp'a götürülürken, Çolaklar gözaltına alınarak Küçükçekmece Adliyesi'ne sevkedildi. Şizofreni hastası Hasan Çolaklar, nöbetçi savcıya ifade verdi. Savcılıkça, tutuklanması istemiyle mahkemeye gönderilen Çolaklar, tutuklanarak Metris Cezaevi'ne konuldu.

Çolaklar, "Ben bir şey yapmadım bunların hepsi iftira" diyerek kendini savundu. Öldürülen anne ile ağabeyin de akıl sağlığının yerinde olmadığı iddia edildi.

Alevlenme dönemlerine dikkat

Türkiye’de yaklaşık 650 bin şizofreni hastası olduğunu belirten Psikiyatrist Dr. Adnan Çoban, şizofreninin ciddiye alınması gereken bir hastalık olduğunu kaydetti. Çoban "Hastalığın evreleri var. Bazı evrelerde hasta karşısındakine güvenmez. İşte bu noktada kendilerine ve ailelerine zarar verebilirler. Ama bunu bilinçli olarak yapmazlar. Bu evrede mutlaka uzmanlardan yardım alınması gerekir" dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise, “Özellikle son yıllarda önemli ve kapsamlı beyin araştırmaları sonucunda şizofreninin ruhsal değil beyinsel bir hastalık olduğunun daha iyi anlaşıldığını” dile getirdi. Tarhan, gerekirse ailelerin de tedaviye katılmaları gerektiğini belirterek, ailelerin çocuklarının iyileştiğini düşünerek tedaviyi yarım bırakmamalarını istedi.

CEZA almazlar

Avukat Zeki Bulgan, şizofreni hastalarının ceza ehliyetinin olmadığını ifade etti. Bulgan, "Burada Adli Tıp’ın vereceği rapor çok önemli. Olayı işlerken bilincinin yerinde olmadığı anlaşılırsa ceza almaz. Ancak yaptığı olayın bilincindeyse ağırlaştırılmış müebbet cezası alır" dedi.

Şizofreni Dostları Derneği Başkanı Mesut Demirdoğan, rehabilitasyon merkezlerinin eksikliğinden yakındı. Şizofreninin belirtilerini de şöyle sıraladı: "15-35 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Yalnız yaşama isteği artıyor. Yerinden hiç hareket etmiyor. Banyo yapmak, tıraş olmak, makyaj yapmak gibi alışkanlıkları değişiyor."