‘AİLE’ mizi kurtarmak için yeni bir şans!

Pandemi dönemi, bugüne kadar insanlık namına unutulmaya yüz tutmuş birçok değerimizi yeniden hatırlayıp, sorgulamamızı sağlarken, halının altına süpürdüğümüz onca sorunu da bir yönüyle gün yüzüne çıkardı.

‘AİLE’ mizi kurtarmak için yeni bir şans!

Bir taraftan, hız ve haz dönemiyle ilişkilerimizi, dostluklarımızı tükettiğimizi,
Ailemiz, arkadaşlıklarımızı ihmal ettiğimizi,
Kıymetini bilemediğimiz zamanımızı hoyratça kullandığımızı,
Bir otel odasından ibaret sandığımız ve hep ihmal ettiğimiz “Son Sığınak Aile” fertlerimizi ne derece değersizleştirdiğimizi bizlere göstermiş oldu.
Evet, Covid-19 salgınında AİLE kurumumuz önemli bir sınavdan geçiyor…
Aile içi artan şiddet ve boşanma oranlarını medyada yer alan haberlerde de bunu görmek mümkün.
TÜİK istatistikleri aslında gelen tehlikenin habercisiymiş, biz fark edemedik…
Öyle ki;

TÜİK verileri, evliliğe yüklenen anlamın her geçen gün değerini yitirdiğini, bunun mutluluk oranlarımıza da doğrudan yansıdığını bizlere gösterdi.
Mutluluk oranımız her geçen yıl azalıyor.  
Evli olmak bir dönem bizlerde mutluluğumuzu artırırken 2018’de evli olan bireylerde mutluluk oranı %56.3’ten 2019 yılında bu oran %55.6’ya geriledi. 2020 verileri açıklandığında bu oranın daha da düşmüş olacağı yüksek olasılık gözüküyor.
Evliliğe yüklenen anlam ve eşe verilen değerle mutlu olabilmeyi başaran bizler şimdi eşleriyle ve ailesiyle mutlu olabilmeye başaramaz oldu.
Son 6 yılda mutluluk kaynağı olarak eşlerini görenlerin oranı da % 49 azalmış durumda.
En büyük mutluluk kaynağı AİLE, artık bireylerce kendilerini ait ve güvende hissettikleri temel alan olmaktan gün be gün uzaklaşıyor…

İnsanların en büyük sığınağı, limanı AİLE, güvensizleşince biyopsikososyal yönüyle bağlanma ihtiyacı taşıyan bizlere yeni bağlanma nesneleri buldu. Şimdi patolojik düzeyde teknolojiye, türevleri farklılaşan değişik maddelere bağlanmadığımızı kim inkâr edebilir?
2019’da bağımlılık oranlarının %17 artması tesadüf olmasa gerek.

Batıda, ruh sağlığı profesyonellerinin önemli bir kısmının başarısız olunan bir kuruma, aileye yapılan yatırımı gereksiz bulması, Prof. Dr. Nevzat Tarhan hocamızın da ifadesiyle kimi Batılı uzmanların özellikle “Boşanma Terapisti” gibi çalışıyor olmalarını ise görmezden gelmemek gerekiyor.  
Aile kavramının içi boşaltılıyor…
Bireylerin en büyük mutluluk kaynağı olan aileleri, ellerinden alınmak isteniyor.
Menfaatimize gibi gözüken teknolojik ilerlemeler, yaşam standartlarımızdaki artış ve yüksek refah seviyelerimiz maalesef ilişkilerimizin enfekte olmasına, mutsuzluğumuza engel olamıyor.
Tam aksine bunu tetikliyor.

Toplumun yapı taşı aile ve bireylerimizi önemsememiz, aile kavramının yaşaması için her birimizin elimizden geleni sonuna kadar yapması gerekiyor. Bunun için adeta bir seferberliğin başlatılması zaruri gözüküyor.

Sosyal dayanaklarımızın azaldığı, aileyi koruyan sosyal normlarımızın yakıldığı, boşanma hızının arttığı, aile içi şiddetin tırmandığı, özellikle kadına yönelik şiddetin her geçen gün yükseldiği, intihar ve bağımlılığın pandemi seviyesine geldiği günümüzde bu işi dert edinip, taşın altına elimizi koymamız gerekiyor!

Çok şükür bunu dert edinenler de var…
Üsküdar Üniversitesi ve NPSTANBUL Beyin Hastanesi bu bağlamda aileyi kurtaracak önemli bir ‘Sosyal İnovasyon Projesi’ni hayata geçiriyor.
“Aileler Üniversitede” diyerek, bilimsel çalışmalara dayalı, koruyucu, önleyici ve rehabilite edici faaliyetleri kapsayan “Bilinçli Birey, Sağlıklı Aile, Güçlü Toplum” modeli oluşturma hedefiyle yola çıkıyor.

Ülkemizin geleceği için, insanların ruhlarına dokunmak ve ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere projede yer alan onlarca psikolog, psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı önemli bir ihtiyacı karşılamak için şimdi kolları sıvadı, sahaya iniyor.

Yerel yönetimlerin de desteğiyle ilk etapta tamamen ücretsiz ve gerçekten ihtiyacı olan kişilere ulaşmayı hedefleyen proje ile aile bağlarının ve değerlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.  
Beyaz Grup ile 13-18 yaş arasındaki gençler,
Pembe Grup ile bekâr veya evlilik öncesi dönemde olan 18 yaş üzerindeki bireyler,
Turuncu Grup ile evlilik yaşamının zorlukları ile başa çıkma gayretindeki çiftler,
Kırmızı Grup ile de yaşamın getirdiği güçlükler karşısında destek alma gereksinimi olan çiftler ve ailelere dokunmak amaçlanıyor.

Projeden dileyen herkes, web sitesi üzerinden doldurabilecekleri formlarla yararlanabilecek.
Proje ekibi tarafından değerlendirilme sonrasında her grup için özel olarak tasarlanmış eğitimlerden kendi ihtiyacını karşılayacak olana yönlendirme yapılacak.
Eğitimler bu plan kapsamında düzenli olarak devam edecek, seminer, konferans, atölye ve rehabilite edici grup çalışmaları ile de desteklenecek.
Ön test-son test uygulamaları ile analiz ve değerlendirme yapılacak.
Eğitim saatleri dört hedef grubunun ihtiyacına göre düzenlenecek, eğitimlerin özelliğine göre katılımcılara katılım belgesi veya sertifika verilecek.
Daha fazla ayrıntı için link ziyaret edilebilir…
https://npistanbul.com/aile-universitesi/neden-aileler-universitede

Şaban ÖZDEMİR
sabanozde@gmail.com



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: