E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

VİRÜSLER İLHAM OLDU

VİRÜSLER İLHAM OLDU

Milliyet

Beynin bağışıklık sisteminden yalıtılmış olduğu düşünülüyordu, yeni araştırmalar mutluluğa, depresyona hatta akıl hastalıklarına bile virüslerin yol açabileceğini gösterdi ve bu aşılarla mutluluk için ipucu oldu

 


New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlanan haberde, Kanada’daki McMaster Üniversitesinden bilim adamı John Bienenstock, geçmişte bağışıklık sistemiyle sinir sisteminin birbirinden ayrı olduğunun düşünüldüğünü, ancak şu anda bağışıklık sisteminin ve onu harekete geçiren enfeksiyonların, ruh halimizi, hafızamızı ve öğrenme kabiliyetimizi etkileyebileceğinin gözlendiğine dikkat çekildi.

Bilim adamları, “obsessif kompulsif bozukluk” gibi bazı davranışların, enfeksiyonlarca tetiklenebileceğini, bağışıklık sisteminin, ne kadar endişeli veya atak olduğumuz gibi temel kişilik özelliklerimizi şekillendirebileceğini belirledi. Beyinle ilişkili bu tür rahatsızlıkların, çocukluk döneminde yakalanılan hastalıkların sonuçları bile olabileceklerine işaret edildi.

Bağışıklık sistemiyle beyin arasındaki bu ilişkinin anlaşılmasının, tüm davranış bozukluklarının tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesini sağlayabileceği bildirildi.

Bilim adamları, kılcal damar çepherlerini oluşturan hücrelerin, beyinde vücudun herhangi bir bölümünden çok daha sık biçimde birleştiğini, böylece proteinlerle hücrelerin beyne girmelerini önlediklerini belirtirken, şimdi antikorlar ve hatta bağışıklık sistemi hücrelerinin bile, bazen radikal etkilerle birlikte buraya girdiklerinin aydınlığa çıktığını ifade ettiler.

İngiltere ve ABD’den örnekler

İngiltere’deki araştırmaya göre, kanser hastalarının bağışıklık sistemlerini harekete geçirmek için enjekte edilen bir bakteri, akciğer kanseri hastalarında tümörlerle mücadelede istenilen sonucu vermezken, bu bakterinin enjekte edildiği hastaların ruh halleri ve yaşam kalitelerinde radikal bir iyileşme gözlendi.

Mycobacterium vaccae adlı bakterinin kişinin ruh haline nasıl iyi geldiği ayrıntılarıyla bilinmezken, hayvanlar üzerindeki çalışmalarda, bu bakterinin, prefrontal korteksteki nöronların, yüksek düzeyde serotonini serbest bırakmalarını sağladığı görüldü.

Antibiyotikle tedavi oldu


Yapılan araştırmalar, bazen psikologların değil antibiyotiklerin davranış bozukluklarını tedavi ettiklerini ortaya koydu. Haberde, ABD’de yaşayan ve 12 yaşına kadar sağlıklı olan, okul bandosunda çalan, eve gelince sırt çantasını fırlatan ve arkadaşlarıyla dışarıya çıkan Sammy Maloney adlı bir kız çocuğuyla yaşanan vakadan söz edildi.

Sammy’nin 2002’de kişiliği değişmeye başladı. Önce bahçede gözleri kapalı turlamaya başladı. Sonra eve sadece arka kapıdan girip çıkmaya, nefesini tutmaya, sadece bazı renklerdeki giysiler giymeye, camların açılmasına veya ışıkların kapatılmasına izin vermemeye başladı. Bu değişim süreci 4 ila 6 hafta sürdü, Sammy’e önce obsessif kompulsif bozukluk, sonra Tourette sendromu teşhisi koyuldu. Durumun kötüleşmesi üzerine boğaz ağrısına neden streptococcus bakterisi testi yapıldı.

Kız, sözkonusu bakterinin yol açtığı enfeksiyonun semptomlarını göstermezken, vücudunda bakteri teşhis edildi, antibiyotik tedavisinden sonra davranışlardaki değişimler yok olmaya başladı. Şu anda 20 yaşında olan kızın, bu dürtülerden hiçbirine sahip olmadığı bildirildi.

Uzmanından önemli yorum


Yine New York’taki Feinstein Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nden Betty Diamond, lupus hastalığıyla bağlantılı antikorların, beyne girebileceğini ve NMDA reseptörlerini etkisiz hale getirerek nöronları öldürebileceğini belirterek, bunun da bir bakıma hastalık sırasında gözlenen davranış değişimleri ve bilişsel gerilemeyi açıklayabileceğini söyledi.