E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

SESİNİ SEVEN SU İÇSİN!

SESİNİ SEVEN SU İÇSİN!

Hürriyet

Hayat kaynağı su, ses sağlığımızın da vazgeçilmezi. Ses sağlığını korumak için saat başı bir bardak su için!

 


Acıbadem Bakırköy Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferhan Öz, ses sağlığını korumak için saat başı bir bardak su içilmesini öneriyor. Su, ses tellerini nemli tutarak, zarar görmesini önlüyor. Ses tellerinin kuruması, aşınmaya neden olduğu için birçok soruna da zemin hazırlıyor.  

Her yıl dünyada 16 Nisan tarihi "Dünya Ses Günü" olarak kutlanıyor. Bu günde uzmanlar topluma seslerinin sağlığını nasıl koruyabilecekleri hakkında bilgiler veriyor. Günlük hayatta yanlış kullanım sonucunda ses tellerimiz zarar görebiliyor. Ses kısıklığının iki haftadan fazla sürmesi bazen gırtlak kanserinin habercisi olabiliyor.

Bu nedenle ses sağlığının korunması, gırtlak kanserinden de korunulması anlamına geliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferhan Öz, sesi korumanın birinci kuralını şöyle açıklıyor: "Her saat başı bir bardak su için. Günde 10 bardak su içmek, ses tellerinizi nemli tutacağından sesinizin de korunmasını sağlar. Çünkü ses tellerindeki kuruluk aşınmayı artırır."
Ses sağlığını korumanın yolları hakkında sık sorulan soruları yanıtlayan Prof. Dr. Ferhan Öz, sağlıklı ses hakkında şu bilgileri verdi.

SESİ YORMAMAK İÇİN NELER YAPMAK GEREKİYOR?

Sesimizi yaralanmalardan, dış ortamdaki tahrişlerden uzak tutmamız lazım. Bunun için de en önemlisi bol su içmeye özen göstermektir. Bunun için de günde 10 bardak su içilmesi, sesin korunmasının etkili bir şekilde yapılabilmesi açısından önem taşıyor. Nemli ortamda ses telleri daha az aşınır. Eğer su içmezsek ses telleri de kurur ve zorlanmaya başlar, aşınır.

SESİN DÜŞMANI OLABİLECEK DAVRANIŞLAR NELERDİR? 

" Gereğinden yüksek tonlarda ses çıkarmaya çalışmak ve gereğinden fazla konuşmak sesi yorar.

" Maça gidip aşırı derecede ve uzun sürelerle bağırmak ses tellerinde kanamaya ve dolayısıyla ses sorununa neden olur. Bu nedenle daha az maça giden bir kişinin, sürekli maça giden  fanatiklerle 90 dakika boyunca bağırması yanlıştır. Bu bağırma yüzünden ses telinde polip oluşabilir.

" Sesimizde gereksiz yere yüksek tonlara çıkmaktan uzak kalmalıyız. Uzun süreli konuşmalarda da sesimizi düzgün kullanmaya çalışmamız lazım. Sesin her zaman kullanıldığı tonlarda kullanılması önemli.

" Akşamları eğlence yerlerine gidip gürültü ortamda daha farklı tonda sohbet etmek sesin kısılmasına yol açar. Ama bu ses kısıklığı ertesi gün ya da sonraki gün düzelir, haftada 3-4 gün aynı şekilde gürültülü ortamlara gider ve yüksek sesle konuşursanız, orada nodül oluşur.  Genelde bu tür nodüllerin sesini çok kullanan şarkıcı ve öğretmenlerde olduğu düşünülüyor. Ama sesini kötü kullanan herkeste olma ihtimali var.

" Sesini profesyonel olarak kullanan herkeste nodül olabilir. Herhangi bir iş yapmayan ev hanımlarında bile olur, çocukların yaramaz olması, annelerinin onları sürekli ikaz etmek durumunda kalması bile bağırıp çağırmaya, dolayısıyla ses tellerinin aşırı derecede zorlanmasına neden olur.