E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Panik Bozukluğunun Sebepleri

E.Ü.T.F. Psikiyatri Anabilim Dalı, Ocak 2002

Prof. Dr. Nuri Doğan Atalay, Prof. Dr. Erkan Bayraktar

Panik Bozukluğunun Sebepleri

Son 30 yıldır Panik Bozukluğunun oluşum sebeplerini anlayabilmek için yoğun araştırmalar yapılmaktadır. Bu alandaki görüşler iki grupta toplanabilir:

Biyolojik açıklamalar: Günümüzde laboratuar ortamında bir panik atağı oluşturulabilmektedir. Bu amaçla Panik Bozukluğu tanılı hastalara, damar içi yolla bazı maddeler verilmekte ve bunların etkisiyle tipik bir panik atağı görülmektedir. Panik Bozukluğu bulunmayan kişilere aynı uygulama yapıldığında ise aynı sonuç elde edilememektedir. Bu uygulamalar, panik atağı n oluşumundan sorumlu mekanizmaların anlaşılmasına katkıda bulunmakta, aynı zamanda tedavi de kullanılan ilaçların nasıl olup da yararlı olduğunun bilinmesine de yardımcı olmaktadır.

Panik atağın oluşumundaki olası rolleri nedeniyle, sinir hücreleri arasında iletimi sağlayan beyin salgıları da incelenmiştir. Panik Bozukluğu'nun tedavisinde kullanılan ilaçlar; beyindeki bu iletici maddeleri etkilemek suretiyle tedavi edici etkilerini göstermektedirler.

Panik Bozukluğu'nun ailevi bir hastalık olup olmadığı konusunda yapılan bilimsel araştırmalar, bu hastalığın ailevi niteliğine ilişkin güçlü kanıtlar vermiştir. Panik Bozukluğu tanılı hastaların yakın akrabalarında Panik Bozukluğu oranı belirgin olarak yüksektir. Aynı şekilde ikizler üzerinde yapılan araştırmalar da benzers onuçlar vermiştir. Bu araştırmalar, hastalığın ailevi geçişinde kalıtımsal etkenlerin önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Ancak bunun kalıtımsal doğası henüz tam olarak çözümlenememiştir.

Psikolojik yaklaşımlar: Anksiyete, birçok psikiyatrik hastalıkta görülen ve değişik türleri olan bir bulgudur. Bu türlerden biri de ayrılık sıkıntısıdır ve bir bebeğin annesinin ilgi ve sevgisinden herhangi bir biçimde yoksun kaldığı zaman yaşadığı olumsuz psikolojik duruma verilen addır. Bazı araştırmalar Panik Bozukluğu bulunan kişilerden en azından bir bölümünün, çocukluk dönemlerinde bu tür bir yaşantısı olduğunu göstermektedir.

Ayrıca ilk panik atağı görülmeden önce kişiyi olumsuz olarak etkileyen bir yaşam olayının varlığı da, bu hastalığın olası nedenleri arasında gösterilmektedir. Stres yaratan olaylar karşısında dayanıksızlık gösteren kişiler için bu açıklama biçimi oldukça geçerlidir. Sevilen bir kişinin hastalanması veya ölümü, kişilerarası ilişkilerdeki sorunlar, işsiz kalma, ameliyat geçirme v.b. gibi olaylar, bu kişilerde gerek bedensel gerekse psikolojik yönden öylesine bir yük oluşturur ki, sonuçta bir panik atağı ortaya çıkar. Günümüzdeki görüşler Panik Bozukluğu'nun nedenlerini tam anlamıyla açıklamaktan uzak görünmekle birlikte, özellikle biyolojik alanda yapılan çalışmaların sonuçları oldukça umut vericidir.