E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

FIRINLARDA STRES ATIYORLAR

FIRINLARDA STRES ATIYORLAR

New York Times

Seul'un 90 kilometre doğusundaki dağlık bölgede yaşayan kömür işçileri streslerini ilginç bir yöntemle atıyorlar.

 


Bir odun kömürü fırının içinde durmak, Güney Kore'de adeta bir fenomene dönüştü. Seul'un 90 kilometre doğusundaki dağlık bölgede yaşayan kömür işçilerine göre bunun kökleri, tıpkı Finlandiya'nın saunası gibi, yerel geleneklere dayanıyor.

Güney Kore'nin en büyük odun kömürü tesisi olan Gangwon Oak Charcoal'ın Müdürü 73 yaşındaki Seo Seok-gu, "Fırınlarıma girmek için ülkenin dört bir yanından geliyorlar" diyor. Seo Seok-gu'nun işçileri için için yanan kömürü gece yarısı dışarı çıkarıyor ve fırınları ziyaretçiler için soğutuyor. Kil fırınların içinde sıcaklık 135 dereceye kadar çıkıyor. Ortam o kadar sıcak oluyor ki, sentetik giysiler eridikleri için giymek yasak. Seo, "Yorucu bir iş gününün ardından geceleri boş fırınlarda çıplak otururduk. Köylüler fırınlarda oturmak için bazen hasta anne babalarını sırtlarında taşıyarak tepeye tırmanırdı.

İyileştirici kokusu yüzünden fırının içine çam yaprakları ve misk otu sererlerdi. Budist rahipler kutsal kitaplarını burada okurdu" diyor. Hem bu gelenek, hem de odun kömürcülüğü, Güney Kore'nin on yıllar önce sanayileşmesiyle birlikte yok olmaya başladı. Ancak kömür fırınlarındaki ısı banyoları, jjimjilbang adı verilen modern spaların yayılmasıyla yeniden popülerleşti.

Jjimjilbang, kadınların, erkeklerin, gençlerin ve yaşlıların rahatlayıp ter attığı ısıtılmış kil zeminlere sahip ortak odalardan oluşuyor. Ancak hepsinde, ısı genelde elektrikle sağlansa da, geleneksel fırının kazana benzer atmosferini taklit eden fırın odaları var. Seo, on sene önce insanların geleneksel fırın banyoları istemeye başladığını söylüyor. Aynı dönemde şehirlerdeki restoranlar da kömür ateşiyle pişmiş yemekler satmaya başladı. Seo, müşterilerinden seans başına 9 dolar alıyor.

Havlu ve pamuklu giysiler sağlanıyor. Seo'nun oğlu ve tesisin müdürü 37 yaşındaki Seo Jongwon, "İnsanların fırınlarımızda oturması, bir süreliğine odun kömürü satışından daha fazla para getirdi" diyor. Bugün Güney Kore'de 150 odun kömürü fırını var. Seo'nun oğlu, bunların çoğunun ısı banyosu hizmeti verdiğini de söylüyor. Yalnızca ısı banyosu için kullanılan 150 tane daha fırın olduğunu ekliyor. Fırınların gelirlerinin büyük bir kısmı, yine odun kömürü üretiminden geliyor. Fırınların başarısı kısmen Korelilerin odun kömürü ve kilin terapi etkisine inanmasından kaynaklanıyor.

Geçmişte kadınlar doğum yaptığında kötü ruhları kovmak için evlerinin kapısına kömür parçaları asarmış. Seo'nun tesisinde, bazı turistler geceleri zihinlerini temizlediğine inandıkları kömür alevini seyretmeye geliyor. Seul'da yaşayan 53 yaşındaki hizmetçi Yang Eun-ja, kendisinin ve diğer Korelilerin, bunaltıcı yaz günlerinde neden fırında terlemeyi sevdiğini "Sıcağa sıcakla karşı koyuyorsunuz" diyerek açıklıyor. "Kış mevsiminde ise hiçbir şey sizi fırının içinden soğuk, karlı havaya çıkmak kadar canlandırmıyor" diye ekliyor.

Eskiden bir endüstriyel atık işleme fabrikası olan 40 yaşındaki Lim Hyun, Seo'nun fırınlarına ilk defa bu yılın başında, doktorların kronik bir deri hastalığını iyileştirememesinden sonra gittiğini söylüyor. Hastalık geçmiş ve Lim uzun ziyaretinin masraflarını karşılamak için yarı zamanlı olarak fırınlarda çalışmaya başlamış. "Bazı romatizma ve kanser hastaları burada odalar kiralıyor ve fırınları aylarca esir alıyor. Fırınların içindeki sıcaklığın toksinleri vücudumuzdan attığına inanıyoruz" diyor. Seo'nun yeni rakipleri duş hizmeti ve güzel bahçeler sunsa da tesiste bu tür hizmetler pek yok. "Kim olduğumuzu unutmadık. Biz odun kömürü fırını işletiyoruz, spa değil" diyor.