E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

CİNSELLİK GENÇLEŞTİRİYOR

CİNSELLİK GENÇLEŞTİRİYOR

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Çoğumuz egzersizi yeni hayatın bize dayattığı trendlerden biri gibi düşünüyoruz. Prof. Müftüoğlu bunun ciddi bir yanılgı olduğunu vurguluyor ve "Egzersiz yaparak (ya da aktif bir hayat sürerek) modern hayatın bize kaybettirdiği hareketliliği yeniden kazanmaya, hareket etmek üzere tasarlanmış olan vücudumuzu 100-200 yıl öncekiler gibi forma sokmaya çalışıyoruz. Yani kaybettiğimizi yeniden bulmaya çalışmak gibi bir durum söz konusu. Çünkü yeni hayat ulaşım araçlarını arttırarak ve hareket etmeyi azaltacak teknolojiler geliştirerek bizi hiç farkına varmadan tembel, pısırık, uyuşuk insanlar haline getirdi. İşte bu nedenle egzersiz bir trend moda ya da dayatma gibi algılanmaya başlandı" diyor ve devam ediyor:

45 dakika şart değil

Yıllar önce yapılan ciddi bir çalışma JAMA adlı ünlü tıp dergisinde yayınlandığında fazla ilgi çekmedi. Araştırmaya göre çoğu Amerikalının egzersiz yapmamasının başlıca nedeni eksik bilgilenmeydi. Çoğu insan egzersizden işe yarayacak bir sağlık yararı sağlayabilmek için her seansta en az bir-iki saat harcaması gerektiğini düşünüyordu. Bu düşünce son yıllarda bizim ülkemizde de yaygınlaştı. Herkes egzersizden faydalanabilmek için en az 40-45 dakika ve üzerinde aralıksız aktivite yapması gerektiğini düşünüyor. Ancak pek çok kişi iş programı ya da yaşam tarzı buna yer vermeyi imkansız hale getirdiğinden (biraz da bunu bahane ederek) egzersiz yapmıyor.

20-30 dakika da yetiyor

Oysa ortalama bir fiziksel aktiviteyi günde iki-üç kez 15-20 dakika yapmak bile egzersizin getireceği fiziksel ve ruhsal iyileşmeyi sağlayabiliyor. Yani her gün mutlaka 35-40 dakikanın üzerinde yürümeniz, yüzmeniz veya koşmanız ya da her gün bir iki saatinizi üyesi olduğunuz bir kulübe ayırmanız şart değil. Günlük programlarınızı bozmayıp, işinizi gücünüzü aksatmadan gün içinde kısa egzersiz uygulamaları yapmanız da işe yarıyor. Biz ve bizim gibi düşünenler, her gün sadece yarım saat yürümenin bile bedensel ve ruhsal alanda inanılmaz farklar yaratabileceğini biliyoruz.

Eğer egzersizin kalıcı veya en azından uzun süreli olmasını istiyorsanız en iyi yolun onu kısa süreli ama sık sık yapmak olduğu anlaşılıyor. Çünkü düzenli egzersiz yaparak her gün harcayacağınız 100-150 kalorinin bile (mesele sadece kilo kaybı veya yağ yakmak değildir) ömrü uzattığı, kan basıncını dengelediği, şekeri ayarladığı, kötü (LDL) kolesterolü azaltıp iyi (HDL) kolesterolü yükselttiği, dengeyi, belleği, cinselliği desteklediği artık herkes tarafından biliniyor. Düzenli olarak her gün yarım saat yürümenin meme veya prostat kanseri riskini (hatta kolon kanseri riskini) yüzde 20-40 oranında azalttığı anlaşılıyor. Düzenli egzersiz yapanların daha uzun yaşadıklarını sağlıklarının daha iyi olduğunu daha iyi uyuduklarını gösteren bulgular var.

Hayatı uzatıyor

Kısacası egzersiz yapmak demek gençleşmek, dinçleşmek sağlığı daha kolay yönetmek demektir. Bunun için de her gün canınız çıkarcasına yoğun egzersiz yapmanız gerekmiyor. İşin aslı 'egzersiz yapmak' tümcesini 'fiziksel faaliyeti arttırmak' diye düzeltmekten geçiyor. Çünkü beden taksimetreniz ve biyolojik kayıt cihazlarınız çıkacağınız merdiveni de yürüdüğünüz yolu da ofiste attığınız odalar arası turları da bir bir kaydediyor.
Egzersiz sadece kaslarınızı şişirip ruhunuzu kasmak için gerekli olan özel ve süslü bir süreç değildir. Sıradan bir fiziki faaliyetin bile vücudunuzu ve ruhunuzu gençleştireceğini unutmayın. Fırsat buldukça yürüyün, yüzün, bisiklete binin, evde temizlik yapın, bahçeniz varsa çimleri biçin, budama yapın, boş zamanlarınızda evinizi kendiniz onarın, hafta sonlarında yürüyüşe çıkın, parkları turlayın. Fırsat buldukça tenis, golf ya da halı sahadan futbol oynayın. Ama ne yaparsanız yapın, hareketsiz, tembel biri olmayın.

Seksersiz işe yarıyor mu?

Seks ve egzersiz ilişkisini araştırıp bu ilişkiyi 'seksersiz' diye tanımlayanlar bile olmuş. Seks yapmanın ne kadar egzersize bedel olduğuna, kaç kalori harcattığına ise henüz tam yanıt veren olmamış. Bu biraz cinsiyete, seksin süresine, hızına, kullanılan pozisyonlara bağlı gibi de görünüyor. Yani herkesin seks süresinde harcadığı kalori farklı oluyor. Toplam bir ortalama değer verenler de yok değil. Bazıları bir seks süresinde 75-100 kalori harcandığını tahmin etmiş. 1950'lerde yapılan ünlü bir cinsel araştırmada ise (Masters ve Johnson) erkek ve kadınların orgazm sırasında 7 ila 25 kalori harcadıkları belirlenmiş. Bu konuda fazla bir bilgi de mevcut değil.

CİNSEL GÜCÜ KORUMAK ELİNİZDE

Cinsel yaşamınızı her yaşta keyifle sürdürmek istiyorsanız Prof. Müftüoğlu'na kulak vermekte yarar var.

- Kullandığınız ilaçlara dikkat edin: Bazı ilaçlar; özellikle yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar iktidarsızlık yapabilmektedir. Yeni başladığınız bir ilaçtan sonra cinsel güçsüzlüğünüz oluştuysa doktorunuzla görüşmelisiniz.

- Beslenmenize özen gösterin: Tükettiğiniz besinlerdeki kolesterol ve doymuş yağ miktarını azaltın. Daha az kalori tüketin, sebze ve meyve kullanımınızı arttırın.

- Kilo verin: Cinsel güçsüzlük ile ilgili pek çok hastalıkta (özellikle şeker hastalığında, hipertansiyon ve damar sertliğinde) kilo fazlalığı ve şişmanlık en önemli faktördür. Düzenli kilo verme programı damarlardaki kan akımını iyileştirip, cinsel yaşamınıza olumlu katkılar sağlar.

- Düzenli egzersiz yapın: Düzenli egzersiz alışkanlığı sizi seksüel güç azalmasının en önemli faktörleri olan yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve damar sertliğinden korur, damarları genç tutar.

- Stresten uzak durun: Depresyonun ve depresyon tedavisinde kullanılan pek çok ilacın cinsel yaşamı baskıladığı biliniyor. Ayrıca gerilimli, stres düzeyi yüksek, sinirli erkeklerde cinsel güç kaybı daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor ve daha yoğun seyrediyor.

- Alkol ve sigaradan uzaklaşın: Her ikisi de toksindir.

- Düzenli seks yapın: Cinsel güç azalmasından korunmanın etkin bir yolu da düzenli seks hayatıdır.

- Yeterince uyuyun: Uykusuzluk ve yorgunluk düzenli seks yaşamının en önemli düşmanlarıdır.

- Paniğe kapılmayın: Herkes, zaman zaman cinsel güçsüzlük sorunu yaşayabilir. Hemen paniğe kapılmayın. Bu dönemlerde düzenli dinlenme, kısa tatiller, kaçışlar size iyi gelecektir.

- Doktorunuzla konuşun: Cinsel güç kaybı sorununuzu doktorunuza bildirmekten çekinmeyin. Bu sorun bazen çok basit bir hatadan kaynaklanabilir. Seyrek de olsa önemli bir sağlık sorununun ilk belirtisi olabilir. Nedenin belirlenmesinde ve en uygun çözümün bulunmasında doktorunuzdan yardım istemenizde yarar var.