E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

AYRILMAK NEDEN BU KADAR ZOR

AYRILMAK NEDEN BU KADAR ZOR

Scientific American Mind

Anekdotal kanıtlara yer veren çalışmalar, romantik partnerinizden uzun süreli ayrı kalmanın uyku bozukluklarının yanı sıra, artmış anksiyete ve depresyona yol açabileceğini gösteriyor. Davranışsal ve fiziksel etkiler barındıran, ayrılık anksiyetesinin gerisindeki nörokimyasal mekanizmalar araştırmacıların ilgisini çekmiş durumda.

Ayrılık pek çok açıdan madde yoksunluğunu andırıyor. Yapılan çalışmalara göre, tekeşli hayvanlarda birlikte yaşamak ve çiftleşmek duygusal bağlanmayı teşvik eden oksitosin ve vazopresin hormon düzeylerini arttırıyor, ödülle ilişkili beyin bölgelerini aktive ediyor. "Bu sebeple kısa süreliğine de olsa eşlerinden ayrı kalan tarla fareleri yoksunluk benzeri semptomlar gösteriyorlar" diyor çalışma yazarlarından, Emory Üniversitesi'nden davranışçı nörobilimci Larry Young. "Sanırım kısa vadede bu mekanizma caydırıcı bir duruma yol açıyor. Hayvanlar bu bağı sürdürmek için partnerlerini arayıp bulmak istiyorlar."

Eşler üzerine yapılan yakın zamanlı bir çalışmada, Utah Üniversitesi'nden sosyal psikolog Lisa Diamond 4 ila 7 gün süreyle eşlerinden ayrı kalmış deneklerde kortizol artışının yanı sıra, iritabilite ve uyku bozuklukları gibi, yoksunluk benzeri, minör semptomlar gözlemledi. İlişkileriyle ilgili yüksek anksiyete bildiren katılımcılar kortizol düzeylerinde en büyük sivrileri olanlardı. Ayrılık esnasında stres ve anksiyete düzeyleri düşük olanlarda bile, bir dereceye kadar artmış kortizol ve fiziksel rahatsızlık görüldü. Tüm bu sonuçlar ayrılıkla artmış kortizol düzeyleri arasında spesifik bir bağlantı olduğunu, kortizol bloke edici ilaçların ayrılık acısıyla baş etmeye çalışan kişilere fayda sağlayabileceğini akla getiriyor.

Araştırmacılar ebeveynle çocuk arasındaki bağın zaman içerisinde eşler arasındaki bağa evrildiği kanısındalar. Bu durum romantik bağlılıkları neden bu denli güçlü hissettiğimize açıklık getirebilir. Her iki ilişki türünde de oksitosin, vazopresin ve dopamin nörokimyasallarının devrede olduğu görülüyor ve bu evrelerde bağ oluşumu ve ayrılıkla ilişkilendirilen davranış paternleri de benzerlik gösteriyor.

Diamond'un ifadesiyle "Biz genelde ebeveyn çocuk ilişkisi ile romantik ilişkilerin temelde farklı olduklarını düşünürüz. Oysa özünde her ikisi de aynı fonksiyonel amaca hizmet ediyor; kişide diğerine yakın olma, onun bakımıyla meşgul olma ve ondan ayrı kalmaya direnç göstermeye yönünde psikolojik bir dürtü oluşturuyor."