E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

ALERJİ ASTIMA NEDEN OLABİLİR Mİ?

ALERJİ ASTIMA NEDEN OLABİLİR Mİ?

Anneyizbiz
 
Alerji, alerjen dediğimiz maddelere karşı aşırı duyarlılık göstererek gelişen hastalıklar grubudur. Önleminizi alın!

 


Bu alerjenler, normalde genetik olarak alerjiye yatkınlığı olmayan kişilerde hastalığa yani aşırı duyarlılığa neden olmaz.

ALERJİ BELİRTİLERİ

Alerjide en göze çarpan belirtiler; hapşırık, burun tıkanıklığı, nefes darlığı, hırıltılı ve hışırtılı solunum, kaşıntı, deri döküntüleri ve/veya egzama, ishal, kusma olarak sıralanabilir.

Bebeklik çağında en sık gördüğümüz alerji, yiyeceklerle olur (süt, yumurta, soya vb. gibi). Klinik belirtiler çok farklı olabilir. Alerjik egzama veya “Atopik Dermatit”; kusmalar, ishaller, öksürük, hırıltılı solunum, nefes darlığı, astım gibi.

HASTALIĞA NEDEN OLAN ALERJİLER

Bebeklik ve erken çocukluk çağlarında hava yolu ile gelen alerjenlerden en sık hastalığa neden olanlar ev tozu akarları (minik bitcikler), küf mantarları, evcil hayvanların tüyleri ve salgılarındaki alerjik moleküllerdir. Bu alerjenlere karşı gelişen aşırı duyarlılık sonucu, önceleri hafif burun akıntısı, hapşırık veya göz kaşıntıları ile başlayan klinik belirtiler, erken tanı konulup önlem alınmadığı durumlarda ilerleyerek astıma kadar varabilir.

Yiyecek ve ev tozu akarları ve evcil hayvanlar gibi alerjenler, yıl boyunca hastalığı tetikler. 3 yaş ve daha büyük çocuklarda ve erişkinlerde, yukarıda sözü geçen alerjenlere “polen” dediğimiz, bitkilerin döllenmek için salgıladıkları tohumcuklar da eklenir ve mevsimsel yakınmalarda artma olur.

Bazen de hastada genetik olarak alerjiye yatkınlık vardır ama alerjik belirti ve bulgular pek belirgin değildir. Buna rağmen bu tip hastalar viral enfeksiyonlar, sinüzit, hava kirlilikleri, sigara dumanı gibi ikincil faktörlere maruz kaldıkları zaman şiddetli astım krizleri yaşayabilirler.

Bu nedenle, genetik olarak alerjiye yatkın çocukları ve erişkinleri yakından izlemek ve daha belirtiler başlamadan ya da belirtilerin en erken döneminde önlemlerin alınmasını sağlamak gerekir.

ALERJİYE KARŞI HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?

Böylece hem alerjenlerle ve hem de ikincil faktörlerle astım gelişmesini önlemeye çalışmak gerekir. Örneğin; grip aşısı(Influnza A) her sonbaharda aile üyelerine uygulanmalı, sigara içilmesi önlenmeli, hava kirliliklerini minimum düzeye indirecek önlemler alınmalıdır. Ev içi alerjenlerin de ortadan kaldırılmasına yönelik temizlik yöntemleri uygulamalıdır.

Kedi – köpeye alerjisi olanlar, evlerinde hayvan beslememelidir. Sadece alerjiye yatkınlığı olanlar ve henüz bu hayvanlara aşırı duyarlılık geliştirmemiş olanlar bile eve evcil hayvan almadan önce iki kez düşünmelidirler. Duygusal olarak ev hayvanlarından ayrılmak zorlaştıkça aşırı duyarlılık başlayabilmekte, zamanla duyarlılık artmakta, hastalık kronik astım boyutlarına varabilmektedir.

Ev tozu akarları için de benzer önlemler geçerlidir. Özellikle yatak odalarındaki akarlardan kurtulma yöntemleri uygulanmalıdır. Eşyalar özel temizlik maddeleriyle temizlenmeli, yastık – yorgan ve yataklar özel alerjen koruyucu kılıflarla kaplanmalıdır. Bütün bunlar ilk bakışta “uç” önlemler gibi görünse de astıma ilerleyişin önlenmesi açısından çok önemlidir.

Tabii çok iyi ve modern ilaç tedavileri vardır ama ilaçlar astım bulgularını ortadan kaldırsa bile, alerjenlerden kaçınılmazsa alerjik reaktivite alttan alta giderek artabilir. Temizlik, alerjenlerden arınma yöntemleri ve ilaçlara rağmen bu şikayetler devam edebilir.

Böyle durumlarda alerjen alerji aşısından söz edilebilir ama alerji aşısına, astım başlamadan veya yerleşip, kronikleşmeden başlamak gerekir. Çünkü astım bir kez yerleşti mi alerji aşısı, astımı tedavi etmez, edemez. Aynı şekilde yiyecek alerjileri de alerji aşısı ile tedavi edilemez.