E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

2011'DE BİZLERİ NELER BEKLİYOR?

2011'DE BİZLERİ NELER BEKLİYOR?

Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknik eki

Temeli geçmiş yıllarda atılmış pek çok bilimsel çalışma meyvelerini 2011 yılında verecek. İşte detaylı bilgiler...

 


Şimdi bilim insanları büyük bir heyecan ile bu çalışmalardan alınacak sonuçları bekliyor:

• Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’ndaki, LHCb dedektörü
• Uyumu artıran pek çok genin keşfini kolaylaştıracak yeni teknikler
• Ulusal Ateşleme Tesisi’nde denenmekte olan füzyon
• Nötürleşleştirici antikorlar
• Fişe takılıp şarj olabilen aküler ile çalışan melez otomobiller
• Sıtma aşısının III.Faz denemelerinin sonuçları
• Robotların üstleneceği yükler
• Özel uzay uçuşları
• İnsan embriyonik kök hücreleri üzerindeki nihai deneyler
• Dünya’ya benzer Güneş Sistemi dışındaki gezegen keşifleri

YENİ PARÇACIKLAR KEŞFEDİLECEK!

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’ndan (LHC) ilk ciddi sonuçların bu yıl alınması bekleniyor. Ancak bu sonuçların çarpıştırıcının ATLAS ve CMS adı verilen iki büyük dedektöründen değil (Bunlar Higgs bozonlarının ve süpersimetrik parçacıkların peşinde), LHCb adı verilen daha küçük dedektöründen alınması daha büyük bir olasılık. LHCb, “B mezonları” adı verilen parçacıkları en ince ayrıntılarına kadar inceleyebilecek.

Burada amaç, madde ile anti madde arasındaki küçük asimetriyi ortaya çıkartmak. “CP İhlali” olarak bilinen bu asimetri, normal bir B mezonunda fizikçilerin standart kuramı ile uyumlu imiş gibi görünüyor. 2010 yılında Batavia’daki Fermi Amerikan Hızlandırıcı Laboratuvarı’ndaki bilim insanları, Bs mezonları adı verilen alt türlerde fazladan CP ihlalleri olabileceği konusunda bazı verilere ulaşmışlardı. Bu da ufukta yeni parçacıkların olabileceğini işaret ediyordu. LHCb bu yıl bu işaretlerin doğruluğunu test edecek.

UYUM GENLERİ BULUNACAK!

Ekologlar ve evrim biyologları, bakteriden kelebeğe kadar tüm organizmaların, doğal yaşamlarında hayatta kalabilmelerinde ve koşullara uyum sağlayabilmelerinde etkin olan genleri deşifre edebilmek için ucuz ve hızlı gen dizilimi teknolojileri üzerinde çalışıyor. Bugüne dek bu tür genom taramaları bazı organizmalarda çok zordu. Zorluk, bu organizmaların laboratuarlarda ayrıntıları ile incelenmemiş olmalarından kaynaklanıyordu. Fakat 2011 yılında RAD etiketleme taraması gibi yeni tekniklerin, uyumu sağlayan pek çok genin keşfedilmesinin yolunu açması bekleniyor.

FÜZYONDAN ENERJİ OLASILIĞI GÜÇLENECEK

Kaliforniya’daki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki Ulusal Ateşleme Tesisi (The National Ignition Facility-NIF), 2011 yılında uzun zamandır peşinde olduğu enerji araştırmalarında son noktayı koyacak. NIF’in 192 adet lazer ışını deuteryum ve trityum içeren biber tohumu boyutlarında bir hedefe enerji pompalayacak.

Bunu izleyen içeri doğru patlama (implozyon) ısıyı ve çekirdekleri birleşinceye kadar sıkıştıracak ve sonunda enerji çıkartacak. Bu kendi kendini ısıtma, sürdürülebilir bir füzyon yanması yaratırsa, NIF en sonunda füzyondan enerji elde etmenin mümkün olduğunu gösterebilecek.

VİRÜSLERE KARŞI GENEL AMAÇLI ANTİKORLAR GELİYOR

Antikorların pek çoğu spesifiktir; başka bir deyişle benzer virüslere zarar verirler. Ancak geniş kapsamlı nötürleştirici antikorlar (bNAbs) bağışıklık sistemini genel olarak etkilerler. Böylece pek çok virüs türünü etkisiz hale getirebilirler. 2010 yılında bNAbs’leri teşhis etmek amacıyla yapılan çalışmalar, HIV ve grip ile mücadeleyi güçlendirdi. 2011 yılında aşıların temel hammaddesi olan viral parçacıkların geliştirilmesiyle, bağışıklık sisteminin bNAbs üretmesi bekleniyor.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER BENZİNLİYİ SOLLAYACAK

Toyota’nın Prius’u ve diğer benzinli-elektrikli melez otomobiller uzun yıllardır piyasalarda. Fakat 2011 yılında akülerinin duvardaki fişe takılıp doldurulabildiği melez elektrikli otomobiller giderek yaygınlaşacak. Bu otomobiller talepte büyük farklılık yaratabilecek. Şimdilik akü yardımı ile yol alan otomobiller, benzinli alternatiflerinden daha pahalı. Peki, bu yıl tüketiciler, karbon emisyonunu azaltmak amacıyla, uzun menzil gidebilen ve ilk benzincide deposu doldurulan konvansiyonel otomobillerden vazgeçebilecek mi?

SITMA AŞISI PİYASAYA ÇIKMAYI BEKLİYOR

Bilim insanları bu yıl sıtma aşısının III. faz denemelerinin ilk sonuçlarını dört gözle bekliyor. Yedi Afrika ülkesindeki 16 bin çocuk bu çalışmada yer almakta. 9 bin tanesinden alınan sonuçlar 2011 yılının sonlarına doğru yayımlanacak. RTS olarak bilinen aşının koruyucu etkisinin ikinci fazda %50 civarında olduğu belirlenmişti. Bu çok arzu edilen bir sonuç olmamakla birlikte, çocuk ölümleri göz önüne alındığında III.fazda da aynı sonuçların alınması durumunda aşı piyasaya çıkacak.

ÖZEL UZAY UÇUŞLARI BAŞLAYACAK

Akşam işten çıkış saatlerinde sıkışık trafiğin içinde eve dönmek için ter dökmek yerine uzaktan kontrollü robotunuzun sizin yerinize işe gitmesi daha iyi olmaz mı?

ABD ve Japonya’daki şirketler, görevlilerin aynı anda iki yerde bulunmalarını sağlamak için avatarlarını şimdiden piyasaya çıkartmış durumda. Dolayısıyla 2011 yılında pek çoğumuz ofislerimizi elektronik meslektaşlarımızla paylaşmak zorunda kalabiliriz.

Merkezi Kaliforniya’da bulunan Willow Garage isimli şirket Texai adını verdiği robotu hizmete sunarken, aynı yerde bulunan Anybots isimli bir diğer şirket de QB ofis robotonu son günlerde devreye soktu.
Küçük bir Segway’e benzeyen QB’nin, başı robot, gövdesi araç şeklinde; saatte 6 kilometre hız ile yol alabiliyor ve ofis cihazlarını da kullanabiliyor.

En ucuzu 15 bin dolar olan bu robotların yerine video-konferans sistemi satın almanın daha ekonomik olacağı yolundaki eleştirilere karşı robot üreticilerinin savunması şöyle: Gelecekte nasılsa robotlarla yaşayacağız. Şimdiden alışmakta yarar var.

ROBOTLAR, ÜZERİMİZDEKİ YÜKÜ AZALTACAK

Özel şirketler yıllardır uzay uçuşlarını ucuzlatma vaadinde buluyor. Devlet tekelini kırıp, evrenin sınırlarını zorlamayı hedefleyen bu uçuşlar 2011 yılında popülerlik kazanabilir.

8 Aralık tarihinde merkezi Kaliforniya’da bulunan SpaceX şirketi, Dragon kapsülünü güvenli bir şekilde yörüngeye sokmayı ve paraşütle denize indirmeyi başardı. Bu özel bir şirketin bu konudaki ilk başarısıydı.

2008 yılında NASA ile imzaladığı bir sözleşmeye göre Dragon Uluslar arası Uzay İstasyonu’na kargo taşıyacaktı. SpaceX’in kurucusu Elon Musk, gelecekte kapsülün astronot taşımasına izin çıkacağını umuyor.

Mekik filosunun 2011 yılında emekliye ayrılması gerektiğini düşünen NASA, büyük bir hararetle uzay taksiciliğinin başlaması için çalışmalar yapıyor. Bu amaçla özel firmalara 50 milyon dolar destek sağlayan NASA, Kongre’nin de onayı ile 2011 yılında bu desteği yüzlerce milyon dolara çıkartmayı planlıyor.

2011 yılında uzay taksiciliği başlayacak mı? SpaceX iki veya daha fazla sayıda gösteri uçuşu yapmayı planlıyor. İlki yılın ortasında fırlatılacak ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nun birkaç kilometre yakınlarına kadar sokulacak. İkincisi ise istasyona demirleyecek. Resmi kurumlara ait olmayan bir kapsülün ilk kez istasyona bu kadar yanaşmış olması da 2011 yılının ilkleri arasına girecek.
Richard Bronson’a ait Virgin Galactic şirketi de 2011 yılında bu alanda dev adımlar atmayı planlıyor.

KÖK HÜCRELERDEN BÜYÜK BEKLENTİ


İnsan embriyonik kök hücrelerinin (hESC) gereksiz olduğunu düşünenler kadar, gerekli olduğunu düşünenler de var. 2011 yılında yapılması planlanan iki farklı çalışma hESC’in yararlı olup olmadığı konusunda son noktayı koyacak.

hESC’ler insan vücudunda 200 farklı dokuya dönüşebilme özelliğine sahiptir. İlkesel olarak bunlardan elde edilen hücreler herhangi bir dokuyu veya organı yeniden üretebilir. Ancak bunlar embriyolardan elde edildiği ve daha sonra da yok edildiği için kullanımı tartışmalıdır. Bu tartışmalara son vermek için kök hücrelerinin beklentilere kesin olarak yanıt verdiği kanıtlanmalıdır.

Birkaç hafta içinde Stargardt maküler distrofi adı verilen göz hastalığından mustarip bir hastanın gözüne hESC’lerden elde edilen retinal hücreler enjekte edilecek. Worchester İleri Hücre Teknolojileri’nde gerçekleştirilecek olan operasyon, 2011 yılında 11 hastaya daha uygulanacak. Görme duyusunda herhangi bir iyileşmenin ortaya çıkması için 6 hafta yeterli olacak.

hESC’lerin daha geniş bir uygulamada yararlı olup olmadığını görmek için yapılacak olan ikinci deneme 2010 yılının ekim ayında başladı. Bu çalışmada felçli bir hastanın omuriliğine hESC’den elde edilen özel hücreler enjekte edildi. 2011 yılında 10 hastaya daha aynı işlem uygulanacak.
Kaliforniya’daki Menlo Park’ta uygulanacak olan işlemde hasarlı olan sinirlerin onarılması bekleniyor. Ne var ki bu çalışmanın sonuçlarının alınması göz deneyinden daha uzun sürecek.