193 ülke arasında dünya 8. olduk...

Türkiye’de 21 milyon 750 bin kişi ‘Obez’

193 ülke arasında dünya 8. olduk...

Türkiye’de 21 milyon 750 bin kişi ‘Obez’

obeziteŞişmanlıkta ‘Dünya’ sekizincisi olduğumuzu söyleyen Park Sima Sağlıklı Zayıflama Merkezi Genel Müdürü Gülşen Altın, hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkelerde, obezitenin artış gösterdiğine dikkat çekti. Obezitenin ülkemiz de dahil bütün ülkelerinin önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti. Altın, Türkiye’de, özellikle çocukluk ve ergenlik çağındaki obezite rakamlarının korkunç boyutlarda olduğunun altını çizerek, önlem alınması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 193 ülkede yaptığı araştırmada, ülke nüfuslarının ne kadarının aşırı kilolu olduğunun saptandığını söyleyen Gülşen Altın, 75 milyon nüfusu olan Türkiye’nin listeye yüzde 29.3 obez oranıyla 8’inci sıradan girdiğini ifade etti. Rapora göre, Türkiye’de 21 milyon 750 bin aşırı kilolu insanın yaşadığına dikkat çeken Altın, 2008 yılında dünya üzerinde 400 milyon olarak açıklanan obez sayısın, önümüzdeki yıl 700 milyona ulaşmasının beklendiğini açıkladı.

ÇOCUK VE GENÇLER TEHLİKEDE

‘Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’nın ön çalışma raporuna göre, ülkemizde 0-5 yaş obezite sıklığı (erkek yüzde 10.1, kız yüzde 6.8) , 6-18 yaşta obezite sıklığı yüzde 8.2 (erkek yüzde 9.1, kız yüzde 7.3) olarak kayıt altına alındığını, 0-5 yaş arasında fazla kilolu olanların yüzde 17.9, fazla kilolu ve şişman olanların yüzde 26.4 ve 6-18 yaşta fazla kilolu olanların yüzde 14.3, fazla kilolu ve şişman olanların yüzde 22.5 olarak bulunduğunu açıklayan Park Sima Sağlıklı Zayıflama Merkezi Genel Müdürü Gülşen Altın, söz konusu rakamların da obezitenin mücadelesi ertelenemeyecek ciddi toplumsal bir sorun haline geldiğini gösterdiğini söyledi.

OBEZİTE GÖRÜNTÜ SORUNU DEĞİL

Yapılan araştırmalardaki veri ve rakamların tehlikeli boyutlara varmasının uzmanları ve aileleri harekete geçirdiğini belirten Gülşen Altın, “Her 100 kişiden 30’u obez. Rakamlar, obezitenin her geçen yıl arttığını ve çocuklarla, gençlerin üst sıralarda yer aldığını gösteriyor. Sağlıklı, başarılı ve mutlu bir nesil yetiştirmek için obeziteyle mücadele edilmeli. Ş asla unutulmamalı, obezite bir şekil, görüntü sorunu değil. Obezite beraberinde bir çok hastalığı da getiriyor, bir çok hastalığa da davetiye çıkarıyor” dedi.

OBEZLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Obezlerin ki bunlara çocuk ve genç obezler de dahil, ortak özelliklerinin hareketsiz olmaları, kesinlikle ciddi beslenme problemleri yaşadıklarını ifade eden Altın, “Çocuklarımızı ve gençlerimiz ele alalım. Çoğu sağlıklı beslenmeyi bilmiyor. Çok ciddi şekilde sağlıksız yeme ve içme alışkanlıklarına sahipler. Çoğu yemekleri beğenmiyor. Sağlıklı beslenmeden çok uzaklar. Fast food tercih ediyorlar. Asitli içecekler tüketiyorlar. Obez çocukların çoğu öğrenci. Genellikle kantinden besleniyorlar. Kantindekiler malum, paketlenmiş yiyecekler. Tost, ekmek arası patates kızartması, hamburger veya sosisli sandviç yiyorlar. Yemekhane yemeklerini beğenmiyor, damak zevklerine uygun bulmuyorlar. Sebzeyi ‘Öcü’ görüyorlar. Sebze ve meyveleri tanımıyorlar. Bazıları ne renk olduğunu dahi bilmiyor. Kuru baklagillere uzaklar. Onlar için varsa yoksa pizza, makarna, hamburger, patates kızartması, tost ve sandviç. Çoğunun kahvaltı alışkanlığı yok. ‘iştahım yok’ bahanesiyle kahvaltı yapmıyorlar. Kahvaltı yapmayanlar bir sonraki öğünde daha kalorili şeyler tüketiyor. Obezlerin özellikle de obez çocuk ve gençlerin ortak özelliklerinin bir diğeri de hem aileleriyle, hem de çevreleriyle iletişim sorunu yaşaması” diye konuştu. Genel Müdür Gülşen Altın, kahvaltının odaklanmayı arttırdığını, hem öğrenmeyi hem de algıyı açtığını kaydederek, yapılan kahvaltının başarıya olumlu etki sağladığını da belirterek, obeziteyle mücadelede ‘Sabırlı’ olunması gerektiğini söyledi. “Hastanın, ilk aşamada kilo vereceğine inanması çok önemli” diyen Altın, “Doktor kontrolünde gerekli tahliller yapılmalı. Hastayla konuşup mevcut beslenme hatalarına yönelik listelerin belirlenmesi gerekiyor ve en önemlisi sağlıklı bir kilo kaybı elde edilmek isteniyorsa verilen toplam kilonun yüzde 75’i yağdan olmalı. Çocuklar söz konusu olduğunda, büyüme hormonunun çalışması için yağ dengesinin oturmuş olması lazım” dedi. BANU ŞEN/İZMİR