Uyku bozuklukları ve meditasyon

Çağımızda uyku bozuklukları giderek artıyor. İşte uyku bozuklukları ve meditasyon hakkında bilinmeyenler…

Çağımızda uyku bozuklukları giderek artıyor. İşte uyku bozuklukları ve meditasyon hakkında bilinmeyenler…

NPİSTANBUL Etiler Polikliniği’nden Uzman Psikolog Dr. Cengiz Demirsoy, çağımızda uyku bozukluklarının giderek arttığına dikkat çekerek bunun hem beden hem de ruh sağlığımızı çok olumsuz etkilediğini belirtti. Cengiz Demirsoy “Yaşamımızın yaklaşık üçte biri uykuda geçiyor. Uykunun hem süre hem de kalite bakımından yeterli ve doyurucu olması, beden ve ruh sağlığımız açısından çok gerekli. Uyku bozuklukları, örneğin sürekli 6 saatten az uyumak, kalp hastalıkları riskini arttırıyor. Kalp damar hastalığı ve hipertansiyon olasılığı yükseliyor” dedi. Uzman psikolog Cengiz Demirsoy, uyku sorunlarının psikolojik yaşantıyı da olumsuz etkilediğini belirterek, “Yeterli ve kaliteli uyku alamamak gündelik yaşamımızın her alanını bozuyor. Sanki bir kara bulut gibi yaşantımızı kaplıyor. Örneğin hafıza süreçleri aksıyor, unutkanlık çok artıyor. Öğrenme kapasitemiz bozuluyor; dikkatte, odaklanmada, gelen bilgileri işlemlemede zayıflama ortaya çıkıyor, reaksiyon verme süresi uzuyor. Bu durum özellikle iş verimini de çok olumsuz etkiliyor” dedi. Cengiz Demirsoy, uyku sorunlarının gündelik ruh halimizi ve ilişkilerimizi de belirgin şekilde etkilediğini söyledi. “Bu konuda depresyon başı çekiyor. Depresyon ve uyku bozuklukları o kadar içiçe ki, hangisin hangisine yol açtığı bazen karışıyor. Uykusuzluk çeken kişide depresif ruh halini sık gördüğümüz gibi, depresyonun önce geldiği hallerde de hemen her zaman uyku bozukluğuna rastlıyoruz.”

UYKU BOZUKLUĞU ANSSİYETE SORUNUNU AĞIRLAŞTIRIYOR

Uzman Psikolog Demirsoy, uyku bozukluklarının anksiyete sorunlarıyla da içiçe olduğunu kaydetti. “Kaygı-endişe-korku duygularının hakim olduğu anksiyete hastalıklarında, yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi uyku da bozuluyor. Uykuya dalamama, dakikalarca hatta saatlerce yatakta dönüp durma, huzursuz - kalitesiz uyku, sık sık uyanmalar neticesinde uykunun bölünmesi gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Bu durum bir fasit daire gibi; anksiyete hali uykuyu bozuyor, uyku bozukluğu ise anksiyete sorununu daha da ağırlaştırıyor.” Çok çeşitli uyku bozuklukları olduğunu dikkat çeken Demirsoy, en sık rastlanan hallerden birinin “insomnia” yani uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte sorun yaşama olduğunu söyledi. “İnsomnia dediğimiz durumda kişiler yattıktan sonra uzun süre uyuyamaz ve / veya uyku halini uzun süre muhafaza edemez. Bu kişiler geceleri olduğu gibi gündüz de genellikle aşırı uyarılmışlık hali içinde olurlar. Sabah yetersiz ve kalitesiz bir uykudan sonra gündüzleri de gergin, sıkıntılı geçer, bitkin hissederler. Bu durum bazılarında gündüz uykusuna yol açsa bile, birçoğu gündüz de uyuyamaz çünkü aşırı uyarılmışlık hali devam eder. Bu tedavi gerektiren bir durumdur.”

HAFIZA NORMALLEŞİYOR

İnsomnia tedavisinde başarının yüksek olduğuna vurgu yapan Cengiz Demirsoy, tedavi sunucunda kişilerin beden ve ruh sağlığını tehdit eden risklerin ortadan kalktığını, yaşam kalitelerinin belirgin bir şekilde iyileştiğini söyledi.   “İnsomnia tedavisi sonucunda kişi yeterli ve kaliteli bir uykuya kavuşuyor. Bu sayede kalp hastalıkları, diyabet ve obeziteye yönelik riskler düşüyor. Varsa depresyon ve anksiyete gibi sorunlarda da belirgin düzelme meydana geliyor. Kişinin gün içindeki konsantrasyonu ve öğrenme kapasitesi artıyor, hafıza normalleşiyor.” Uzman Psikolog Cengiz Demirsoy, uyku sorunlarında ilkin uyku hijyenini düzenlediklerini ve bunun ardından bilişsel-davranışçı yöntemler, biofeedback, relaksasyon  ve meditasyon tekniklerini içeren bir paket tedavi uyguladığını söyledi. “Bilişsel-davranışçı yaklaşımda, özellikle, varsa depresyon veya anksiyete hallerini ele alıyoruz. Hastada çöküntü ve kaygı yaratan duygu, düşünce ve yaşam olaylarının üzerinde duruyoruz. Sorun yaratan yaşam olaylarına yönelik çözüm stratejileri geliştirirken, duygu ve düşüncelerin olumsuz yükünü de ortadan kaldırıyoruz. Biofeedback ile kişi zihnindeki gerilimlerin bedenine nasıl yansıdığını farkediyor. Relaksasyon ise, hem bedende hem de zihinde rahatlama sağlayan bir yöntem. İnsomnia hastalarında sık rastlanan genel gerginlik halini gidermek için çok yararlı oluyor. Hastalarımız relaksasyon sayesinde yaşamlarındaki sıkıntılı olayları bile rahat ve etkin bir şekilde yönetme becerisi kazanıyorlar.”

MEDİTASYON SIKLIKLA KULLANILIYOR

Meditasyonun binlerce yıldır uygulanan bir yöntem olduğunu belirten Demirsoy, bu yöntemin artık çağdaş psikolojide de önemli bir yer kazandığını söyledi. “Meditasyonun tarihi çok eski. İslam, hristiyanlık, musevilik, budizm dahil olmak üzere hemen bütün dinlerde rastlanıyor. Son yıllarda psikolojideki kullanımı da iyice ağırlık kazanmaya başladı. Batıdaki birçok merkezde meditasyonla ilgili yoğun araştırma çalışmaları yapılıyor. Meditasyon halindeki kişilerde beyin dalgaları, kalp ritmi, tansiyon, vücut ısısı, derinin elektrik geçirgenliği gibi birçok biyolojik gösterge ayrıntılı bir şekilde inceleniyor ve çok olumlu bulgularla karşılaşılıyor. Bu nedenle birçok hastalığın tedavisinde sıklıkla kullanılıyor.” Cengiz Demirsoy, kendisinin de hastalarının tedavisinde meditasyonu kullandığını ve özellikle de uyku bozukluklarında çok başarılı sonuçlar aldığını belirtti. “Meditasyon, bir tür zihin eğitimi sağlıyor. Çok çeşitli meditasyon teknikleri var ama hepsini iki genel sınıf içinde değerlendirmek mümkün: odaklanma meditasyonu ve farkındalık meditasyonu. Farkındalık meditasyonu, kişiyi belli konulara - olaylara gergin  bir şekilde takıntılı kalmaktan kurtarıp, yaşamdaki hemen herşey ile eşit bir ilişki kurmaya götürüyor. Dikkat ve duyarlılık artıyor. Gerginlik, yerini rahatlamaya ve huzur duygusuna bırakıyor. Aynı zamanda faal olma, etkin olma sürüyor. Uykusuzluk sorunu çeken kişilerde, farkındalık meditasyondan özellikle gündüzleri yararlanıyoruz. Odaklanma meditasyonu ise özellikle gece uykuya yatarken kullanılan bir yöntem. Bu yöntemi öğrenen kişiler, uykuya dalmayı engelleyen uyaranlar yerine, uykunun kendiliğinden gelmesini sağlayan uyaranlara odaklanabiliyor ve kolayca uykuya dalabiliyorlar. Her iki yöntem de çok çabuk öğrenilliyor ve bize gelen hastalarımızda bir veya iki seans içinde istenen sonucu alabiliyoruz.” NP GRUP

Etiketler: uyku bozuklukları uykusuzluk meditasyon gerginlik cengiz demirsoy


ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaşamda mutluluğun sırrını anlattı.
    16 Ocak 2017, 10:27
  • Karne karşısında ebeveynin tutumu ne olmalı?
    16 Ocak 2017, 10:21
  • Tasavvuf, Medya ve Nöropazarlama alanında yüksek lisans ve kazanımları
    16 Ocak 2017, 09:08
  • Üsküdar Üniversitesi'nin 4'üncüsünü bu yıl gerçekleştirecek Bilim ve Fikir Festivali Avrupa Yakası toplantısı yapıldı.
    12 Ocak 2017, 12:14