Sosyal Hipnoz

Tekrar okumayı istediği kitapları vardır insanın.

Tekrar tekrar görmek istediği dostları...
Tekrar yaşamak istediği anıları...
Çoğu zaman üzerinden çıkarmak istemediği elbiseleri...

***
“Eğer bir insan bir kitabı okuduktan sonra, onu tekrar okumaktan zevk almıyorsa, o kitabı okumuş olmasının bile hiçbir değeri yoktur.”
Oscar Wilde’nin bu sözünü okuduğumda kitaplığımdaki kitaplar tek tek gözümün önüne geldi.
Psikolojik Savaş ve Çağın Vicdanı Bediuzzaman başlıklı kitaplar...
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın en sevdiğim, ara sıra göz gezdirdiğim kitaplarından sadece ikisi.
Ve hemen masamda duran son kitabi;  “Anne darbe ne demek?”
Hocanın her kitabında dikkatimi çeken çok önemli noktalar var.  
Bir şeyler yazarken bunlara değinmeden geçemiyorum.
Son kitabında da en çok hoşuma giden konulardan bazıları;  grup narsizmi” ve “sosyal hipnoz” oldu.
Pek çok reklam ajansının, liderlerin, medyanın ve bazı grupların kullandığı beyin yıkama tekniği...
Sosyal medyadaki “evet”, “hayır” kavgalarından iyice bıktığımız şu günlerde yine oldukça önemli konulara değinmiş hoca kitabında.
Örneğin, “Liyakat sadakatten önemlidir.” Demiş ve devam etmiş ;
“Devlet, liyakati değil de sadakati yücelten bir yapılanmaya girerse çürümeye girer. Liyakatsiz insanların elindeki yönetim yavaş yavaş bozulur. Onun için insanları siyasi tercihlerine göre değil, o isin ehli olup olmamalarına göre değerlendirmek gerek.
Yani ehil ve emin olmak çok önemli. İş ahlaki iyi olacak ve işi iyi bilecek.
İş ahlaki ve işi iyi bilmesi liyakat için yeterlidir. A parti, B parti sadakatinden hareket edilmeyecek.”

Zaten doğru olan, etik olan da bu değil midir?
İnsanların dini inançlarına, siyasi görüşlerine saygı göstermek...

***
Başarı sadece çok para kazanmak, şan, şöhret, makam sahibi olmak, ya da iyi bir meslek edinmek değildir.
Başarı ayni zamanda iyi bir anne, baba, iyi bir evlat, iyi bir insan olabilmektir.
Bu konuda da hemen Doğan Cüceloğlu’nun “Başarıya götüren aile” başlıklı kitabi geldi aklıma.  
Aslında en büyük başarı güzel insan olabilmektir.
İnsanın beyninde güzel izler bırakan her kitap ya da insan büyük bir hazinedir aslında.
 
Özellikle de, sosyal hipnozla farkına bile varamadan beyinlerimizin yıkandığı günümüzde.
Terör olayları, narsist kişi ve grupların psikolojik savaş tekniğiyle insanların beyinlerinde travmalar oluşturarak şizofrenik toplumlar yaratmaya çalışan gizli güçlere karşı alınacak en iyi tedbir şüphesiz cehaletle savaşmaktır.
Yani bol bol okumak, öğrenmek ve bilgilerini paylaşmak...  

Kadın, erkek, zengin, fakir,  sağcı, solcu, dindar, dinsiz ya da oncu buncu ayrımcılıklarına karşı savaşmak, insana insan olarak bakmak...
Hangi dinden ya da milletten olursak olalım, insan olarak hepimizin boynunun borcu değil midir?

***
Bu arada “Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var...”
Diyen Cemil Meriç’i de saygıyla ve rahmetle anıyorum.
İnsan olmak başka insanların acılarına da yanmaktır.
İnsan olmak Ortadoğu’daki insanlar için çaresizlikten gözyaşı dökmektir.
İnsan olmak, Saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Muhsin Konuk’un da bahsettiği gibi güven kokmaktır.
İnsan olmak...
Sevgi, saygı, merhamet, adalet ve güven kokan tüm güzel insanlara saygılarla...

Birgül KAPAKLIKAYA
11-04-2017
Brüksel



Etiketler:


Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Adalet Yürüyüşü ve Tartışmalar
    22 Haziran 2017, 10:49
  • Mülteci sorununu “Sevginin Dili” ile aşmayı hedefliyorlar.
    20 Haziran 2017, 11:12
  • Fotoğrafım kaç like aldı?
    20 Haziran 2017, 08:39
  • Ölüme giden yol Uyuşturucu!
    20 Haziran 2017, 08:38