Sınav Sonuçlarına Dair

Sınav öncesi geçen 1 yıllık maratonun sonunda da benzer bir maraton sonuçların açıklanması ile devam ediyor.

Bu dönem, öğrenciler ile birlikte ebeveynlerin de gündeminin bir numaralı konusu haline geliyor. Sadece evlatlarının değil kendilerinin de sınandığını düşünen anne babalar sonuçların açıklanması ile benzeri sevinç ya da hayal kırıklığına uğruyorlar. Dikkat ederseniz sınav sonuçları söylenirken ‘İstanbul Üniversitesi’ne girdik’ gibi cümleler kullanan anne babalar duyuyoruz, sınava kendileri değil evlatları girdi, başarı da onların başarısızlık da. Sonuçların getirisine ebeveynler olarak sadece destek olup, başarıları değil emekler takdir edilmelidir.

Belirsizlik insanoğlunun en büyük kaygı kaynaklarından biridir. Sınav sonrası çıkan netice de belirsizliğe neden olacak durumdaysa kaygı miktarı o kadar artacaktır. Alternatifi ya da çözümü olmayan hiçbir sorunun olmadığını unutmamak gerekir. İstenen bölüm veya üniversite olmadığı takdirde hayata dair kaybın sadece bir yıl olduğu ya da farklı alternatiflerin de olabileceği unutulmamalıdır.  Sınavı yaşamın en önemli dönüm noktası gibi tariflemek var olan kaygıyı daha da arttıracaktır.

Çocuğunuzun harcadığı emeği ve sorumluluklarını yerine getirdiği kanaatindeyseniz çıkan sonuç her ne olursa olsun yanında olduğunuzu, desteğinizi her zaman hissettireceğinizi dile getirmeniz önemli. Bu tür sınavlara hayatı boyunca birçok kez gireceği, sınav olarak olmasa da mesleğine atıldığı dönemlerde üstleri tarafından sınanacağını düşünmek gerek. Aynı çalışan anne babaların amirleri tarafından takdir veya tenkit edildiklerinde hissettikleri hisleri çocuklarının da hissedeceğini unutmamak gerek.

Sınav döneminde olabilecek durumlar sınav açıklandığı dönemlerde de olabilir. Örneğin sınava hazırlanıyor diye evde olağanüstü hal ilan edilmesi, tv izlenmemesi, yemek saatlerinin değiştirilmesi, varolan ev içi sorumlulukların esnetilmesi, diğer kardeşin istek ve beklentilerinin göz ardı edilmesi ne kadar yanlışsa, sınav sonuçlarına göre sokağa çıkmanın yasaklanması, söz verilmiş ama sonuca göre iptal edilen hediyelerin olması, tatile gitmenin yasaklanması gibi durumlar geri dönülemeyecek psikolojik hasarlar bırakabilir. Ödül ceza sisteminin sınavlara göre yapılıyor olması çocuğun zihninde bu sınavın önemini ve yerini bir o kadar arttıracaktır. Rahat görüntüye sahip olmak çocuğa da o rahatlığı yansıtacaktır.

Stresin hiç olmadığı dönemler de kişiler için sağlıklı olmayan dönemlerdir. Dozunda bir stres hayatta kalmaya ve mücadele etmeye yardımcı olacaktır. Stres arttıkça öğrenme de, sonuç sonrası oluşan depresif belirtilerin artması da muhtemeldir. Bu yüzden dozunda tutmak ebeveynler için ideal olanıdır.

Anne babaların bir diğer yanılgıları ise karşılaştırmalardır. Bu abla ile olabileceği gibi komşunun o çalışkan oğlu ile de olabilir. Unutmamak gerek ki her kişinin rakibi sadece kendisi olmalıdır. En azından ebeveynlerin çocuklarına bunu hissettirmelidirler. Daha önceki sınav sonuçlarıyla bugünkü sonuç kendi içindeki rekabet ele alınmalıdır.

Sonuçlara göre tercihlerin yapılmasında da çocukların istek ve önerilerine mutlaka kulak verilmeli, gelecekte yapacağı mesleği kendilerinin araştırarak seçmesi için yüreklendirilmelidirler. Sadece tek bir dal değil, alternatifler üretilmeli fakat son karar o mesleği yapacak kişiye bırakılmalıdır. Anne babaların tercihlerini yapmış, isteğine göre üniversite okumaya çalışanların birçoğu okulu bitirmekte güçlük çekmekte, kendilerini bu yüzden başarısız olarak atfetmekte, özgüvenleri de bu doğrultuda azalmaktadır. Gelecekte o mesleği yaparken de mutsuz olmak tükenmişlik sendromunu beraberinde getireceği unutulmamalıdır.



Etiketler: serkan elçi


Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı:

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Adalet Yürüyüşü ve Tartışmalar
    22 Haziran 2017, 10:49
  • Mülteci sorununu “Sevginin Dili” ile aşmayı hedefliyorlar.
    20 Haziran 2017, 11:12
  • Fotoğrafım kaç like aldı?
    20 Haziran 2017, 08:39
  • Ölüme giden yol Uyuşturucu!
    20 Haziran 2017, 08:38