Psikiyatloglar

Psikiyatrik tedavide ilaç kullanma yaşının 6—7’ye inmesi psikologları harekete geçirdi. Malatya Devlet Hastanesi’nden Psikolog İzzet Güllü hazırladığı sağlık projesinde toplumsal ruh sağlığını tehdit edici unsurların ancak psikologların verimli çalıştırılmasıyla önlenebileceğini iddia ediyor.

Malatya Devlet Hastanesi’nde görevli psikolog İzzet Güllü, birikimlerine ve yedi yıldır yaptığı gözlemlerine dayanarak, uzman psikologların, ruh sağlığı hizmetine daha yoğun katılmalarını sağlayacak bir proje geliştirmiş. Nedeni ise, bu konuda ciddi bir talep yaşanması ve bu talebin sağlıksız kaynaklardan karşılanmasının meydana getireceği sorunları önlemek. Örneğin, yoga, meditasyon, hipnoz, NLP gibi popüler uygulamalar ve yetkinliği bilinmeyen insanlarca gazete sayfalarında verilen “aşk doktoru, dert ortağı” şeklindeki tavsiyeler sağlıksız uygulamalara iyi birer örnek. Bunlar, toplumsal gerilimin boşaltıldığı illegal deşarj kanallarını oluşturuyor. Güllü, ülkemizdeki en büyük sağlık sorununun, kalıcı çözüm vermeyen bu yerlerde “ruh sağlığı” aramak olduğunu belirlemiş ve çözüm üretmek için vakit kaybetmeden kolları sıvamış.

Güllü’ye göre, ilk başta uzman psikologlar, tedavi öncesinde, sırasında ve sonrasında insanların başvurabileceği yetkili merciler haline getirilmeli. İnsanlar, en ufak sorunlarını büyüten, “hastalık hastası” ve sürekli dertlerini içine atan bireylere dönüşmeden önce ilk yardımı psikologdan almalı. Tabii ki bunun içinde klinik psikoloji alanında tecrübeli psikologlar olması gerekiyor. Devlet denetiminde psikolog ve psikiyatristlerin birlikte çalışabilecekleri “toplumsal ruh sağlığı merkezleri” kurulması projesinin ilk adımı. Güllü, toplumumuzun bireylerine sürekli “kendi kendinin doktoru” olma yeteneği aşıladığını, bu merkezlerin uzman kişiler nezaretinde insanlara yaklaşabileceğini ifade ediyor.

Ruh sağlığının doğası beden sağlığından farklı; bu alanda insanların sadece ‘hastalıkları’ değil, ‘hastalık boyutunda olmayan soruları ve sorunları’ var. Güllü, “Psikiyatri uzmanları en insanî sıkıntılardan en uç noktadaki psikozlara kadar hastalık boyutu olan ya da olmayan bir sürü vakayla uğraşıyor. Çünkü her gün kapıda bekleyen 25—30 hastaları var. Bu yoğunluk nedeniyle hekimlerimiz, her vakayı hastalık olarak görmek, ilaçla tedavi etmek zorunda kalıyor” diyor. Psikiyatristlerin “dahiliye uzmanı gibi çalışmak” zorunda kaldıklarını söylüyor; “Hastalar için en basit problemde dahi uzun süreli ilaç kullanımı tavsiye ediliyor. İlaç kullanma yaşı 6—7’ye kadar düşüyor. Bir şehirdeki deneyimli psikolog sayımız 2—3’ü geçmiyor. Eğitim süresi dört yıl olan fakültelerden mezun olmuş, hastanelerde klinik deneyim kazanmış psikologlarımız bu açığı rahatlıkla kapatabilir.”
Pilot uygulama Malatya’da

Malatya Devlet Hastanesi’nde psikiyatrist ve psikologların ortak çalışmayla gerçekleştirdikleri tedavi süreci Güllü’nün projesini hazırlamasına atölye ortamı sağlamış. Hekim, önce hastayı muayene ediyor, tedavi takvimini belirliyor, gerekirse ilacını veriyor ve uzun süreli destekleyici tedaviyi psikoloğa devrediyor. Ruhsal tedaviyi bütünleyici nitelikteki bu hizmet, hem tedavi süresini kısaltıyor hem de ilacın etkinliğini azaltıyor. Güllü, tedavi öncesi ve sırasında verilecek psikolojik desteğin ilaçla tedavinin en aza indirilmesinde benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor: “Trafikten eğitime ve rehabilitasyon merkezlerine kadar geniş yelpazede iş bulan psikologların, nüfusu milyonları bulan illerde gerek ‘Özel Psikolog Ofisi’ gerekse ‘Ruh Sağlığı Merkezi’ adı altında, kanunlarla denetlenebilecek merkezlerde çalışması gerekiyor. Buralarda hizmetler, psikiyatri hastalarına yönelik destek hizmeti, yaşam boyu süren kronik hastalığı olanlara yönelik destek hizmeti ve sağlıklı insanlara yönelik destek hizmeti olarak üçe ayrılmalı. Maliyet yılda 2—3 özel hastaneye ayrılan bütçeyi geçmez.”

Pskiyatristler temkinli

Psikiyatristler ise, toplumun ruh sağlığı söz konusu olunca atılacak her adıma dikkat etmek gerektiğini düşünüyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Psikoloji bilgi üretir, psikiyatriyse çözüm. Psikologlar terapatik yaklaşımda ekip çalışmasının bir ayağıdır ve tek başlarına tedavi sağlayamazlar. Ancak klinik masteri yapmış psikologlar tedavi sürecinde görev almalıdır. Ruh sağlığına müdahale etmek bir organa müdahale etmekten farklıdır, dönüşü yoktur” diyor. Tarhan, üç seansta depresyonu tedavi ettiğini söyleyen psikologlar bildiğini belirtirken, “Psikologları denetleyici bir mekanizma yok. Bu yüzden daha temkinli davranılması gerekir. Ruh sağlığı politikalarının oluşturulması yoluyla bu tarz projelere işlerlik kazandırılabilir” diyor.

Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi ve Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneği Başkanı Doç. Dr. Oğuz Berksun ise, “Klinik psikologlar bizim için önemli. Görevlerinin ötesinde bir iş yükleniyorlar. Psikoterapi uygular, test ve analiz yaparlar. Öncelikle psikiyatristin hastayı görmesi gerekir, o psikoloğa yön verir. Psikiyatristlerle birlikte çalışmaları uygundur” diyor. Berksun, ehliyet verilen ülkelerde psikologların tek başına çalışabildiğini söylüyor. Tarhan ise bu uygulamaların doğruluğunun tartışıldığını vurguluyor.

Şule Altundağ

KAYNAK:http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=11352



Etiketler:


ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Yas Ne Kadar Sürmeli? Psikolojiyi Nasıl Etkiliyor?
    20 Şubat 2017, 16:34
  • Sağlık Mesleklerinin Geleceği ve İstihdam Olanakları
    20 Şubat 2017, 14:43
  • Şans ve şanssızlık kişinin psikolojisini nasıl etkiliyor?
    20 Şubat 2017, 14:37
  • Üsküdar Üniversitesi Bilim ve Fikir Festivali 4. Bu Yıl Gerçekleştiriliyor
    16 Şubat 2017, 15:51