İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kültürü

Bir sözcük gurubunun ne ifade ettiğini anlamak, teker teker sözcüklerin ne ifade etiğini anlamaktan geçer. Bu nedenle “İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü” nün de teker teker incelenmesi gerekir. O halde irdelemeye Kültür sözcüğünü anlamakla başlayalım :

Sözlük anlamı olarak, “Kültür, tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü” olarak tanımlanır. Çok değişik tanımları olan kültürü, “insanın ana rahmine düştüğü andan itibaren tüm yaşamı boyunca sahip olduğu her şey, özellikle bilgidir” şeklinde çok basit bir şekilde tanımlamak mümkündür.

Kültürler, kültür kavramına ilişkin olarak bir sıfat halini ifade etmektedir. Tek başına kullanıldığında kültür, aşağı yukarı insan yaşamının tümünü ifade eder. Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır. İş kültürü, sağlık kültürü, siyasi kültür terimleri yaşamın ilgi alanlarını, kavramlaştırma, sınırlama, yapılanma ve düzenlenme biçimleri de dahil denetleyen inanç ve adetler için kullanılır. Kültür sözcüğü, evrensel bir kavramdır. Çok değişik alanlarda, farklı farklı ifade edilerek, alanı belirlenerek, daha belirgin hale getirilebilir.

Kültür aşağıdaki değişik amaç ve anlamlarda da kullanılabilir:

Arabesk kültür, Karşı kültür , Kültür ayrımcılığı, Kültür dersleri, Kültür endüstrisi, Kültür felsefesi, Kültür tarihi, Kültür toplumbilimi, Popüler kültür, Serbest kültür, v.b.

Ayrıca farklı kültür merkezlerinin isimleri de aşağıdaki gibi ifade edilebilir :

Atatürk Kültür Merkezi, Akatlar Kültür Merkezi, Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi, Attilâ İlhan Kültür Merkezi, Beşiktaş Kültür Merkezi, Hamburg Kültür Sanat Merkezi, İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi, Le Havre Kültür Merkezi, Mezopotamya Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Oscar Niemeyer Kültür Merkezi, Sadri Alışık Kültür Merkezi, Yunus Emre Kültür Merkezi, v.b. Bu isimlerin kimisi sadece isme saygı amacı ile konduğu gibi, kimisi de amaca hizmet ederek, isme has kültürü topluma yaymaya çalışır.

Herhangi bir bilgiyi anlamayı, kazanmayı reddetmek, insanda o konuda kültür eksikliği yaratır ve insanı, konu ile ilgili sentezlemelerde eksik ve çaresiz bırakır. “Ben klasik batı müziği asla dinlemem”veya “Ben arabesk dinlemem”şeklindeki reddetmeler, kişinin bu konularda sentezleme yeteneğini ve bilgi üretimini yok eder. İyi bir sentezleme yapma ve yeni bilgiler üretme yetisi, mutlaka daha fazla kültürlü olmayı gerektiren bir konudur.

İkinci üzerinde duracağımız sözcük, “İş” sözcüğüdür.

İş, bir cisme uygulanan kuvvetin cismi hareket ettirmesidir. “İş” terimi ilk kez 1826’da Fransız matematikçi Gaspard-GustaveCoriolis tarafından kullanılmıştır.İş skaler bir nicelik olup birimi kuvvet çarpı uzunluktur. Dolayısıyla işin SI‘daki birimi newton.metre (N.m) dir. Bu çarpım tek kelime ile yani joule (J) ile ifade edilir.

İşçi’nin, Türk Dil Kurumu’na göre tanımı,“başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse”dir. İşçi kavramı insanoğlunun mülkiyet kavramını geliştirmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Daha önceleri sırasıyla toplayıcı ve avcı olan insanın tarımla uğraşmaya başlaması ve buna bağlı olarak yerleşik düzene geçişiyle mülkiyet kavramı gelişmiş ve bununla birlikte de işçi kavramı doğmuştur.İşçiler, günümüzde bulundukları toplumlarda genellikle en alt kademedeki ve çoğunlukla da en kalabalık toplum sınıflarından biridir.

Ülkemizde, 5510 Sayılı yasa ile tüm çalışanların sigorta sisteminin birleştirilmesiyle, “işçi” sözcüğünün kapsamı genişlemiş, bütün sigortalıları kapsar hale gelmiştir. Yasadan önce işçi sözcüğü sadece SSK sigortalısını kapsamaktaydı. Hatta, İş Kazasının tanımında, “Sigortalının” diye başlayarak, Emekli Sandığına veya BAĞKUR’a bağlı çalışanları ifade etmiyordu. Emekli Sandığı, BAĞKUR ve SSK birleştirilince, artık “sigortalının” değimi bütün sosyal güvenlik çatısı altında olanları kapsamaktadır. Sigortalı olmayan ve fakat çalışanları da kapsasın diye, belki de,  “Sigortalı” değimi yerine “Çalışan” değiminin kullanılması yerinde olacaktır. Zaten yeni çıkarılan bir çok yasa içerisinde “Çalışan” değimi kullanılmaktadır.

İşyeri, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurları ile birlikte, işlerini yaptıkları yerler ile bu yerlerde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler ile bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçları ifade eder. Esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütüldüğü yerler de “bağımsız işyeri” sayılır.

İşyeri, İşyeri kavramının tanımı, Vergi Usul Kanunu’ nun 156. Maddesinde de yapılmıştır. Sözkonusu maddeye göre:

“İşyeri, Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri, mağaza, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, çiftlik ve hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleleri, maden ve ocakları, inşaat şantiyeleri ve vapur büfeleri gibi ticari ve mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” Şeklinde ifade edilmektedir.

Bugün Ülkemizde, çıkarılan yasalardan, sosyal medyadaki tartışmalardan, görevlendirilen meslekerdeyapılan ayırımlarından (Örneğin, işin güvenli yapılması için sadece Mühendis veya Teknik elemanlara “İş Güvenliği Uzmanlığı” hakkının verilmesi gibi), birçok işyerinin (Örneğin Genel Evler gibi), işyeri sayılmadığı veya sayılmak istenmediği görülmektedir.Bu taraflı davranışlar, ayırımcılıklar, yasalarımızdaki eşitlik ilkesini zedelemekte, bu konuda kültür eksikliğimizi dile getirmektedir.

Konu ile ilgili, tanımlamalarımıza devam edersek aşağıdaki tanımlar da gerekli olabilir.

İşveren: Sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder.

İşveren Vekili: İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kişiyi ifade eder. İşin yönetim görevini yapmakta olan kimse, işin bütününü yürütüyorsa işveren vekilidir. İşin veya işyerinin bir kesiminde yönetim görevi almak işveren vekilliği anlamında değildir. İşveren vekilliği niteliğini kazanmak için işveren ile yazılı bir vekalet akdi bulunması kanunen şart değildir. İşveren ile işveren vekili arasındaki ilişki, çalıştıran ve çalışan ilişkisine, dolayısıyla da hizmet akdine dayanır. Bu nedenle işveren vekilinin sigortalı sayılır. İşveren vekili SGK mevzuatında işveren için öngörülen yükümlülüklerden dolayı aynen işveren gibi sorumludur.

İşyeri Sahibi: Kanuna göre sigortalı olanların işlerini yaptıkları işyerlerinin sahibi veya kullanıcısı olan gerçek ya da tüzel kişilikler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder.

Ülkemizde en anlaşılmayan veya karıştırılan konuların başında ise “Sağlık” kavramı gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı tanıma bakıldığında:

Sağlık, yalnızca sakatlık ve hastalığın bulunmaması demek olmayıp, Fiziksel, ruhsal ve sosyal tam bir iyilik halidir.” şeklindedir.

Sağlığın, bir fabrika tarafından üretildiğini varsayarsak, fabrika girdilerinin çok çeşitli olduğunu bu girdilerin birçok meslek sahibi tarafından üretilmesi gereği açıkça görülür.

kose yazilari 2  İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kültürü

Şekil – 1

Sağlık, sistemde bir çıktıdır. Sağlığın girdilerinden biri olan Güvenlik, Sağlığın yanına getirilerek, “Sağlık ve Güvenlik” olarak kullanılmakta, Sağlık, evrensel kavramı, güdükleştirilerek, sanki Sağlığın sadece güvenlik ayağına bakılacakmış hissi verilmektedir.

Sağlık Kavramının evrenselliği hiç unutulmamalı, Sağlık kavramının girdilerinin çokluğundan, bu çıktının Çok bilimli (Mültidisipliner) bir çaba ile ortaya çıkacağı bilincine, kültürüne sahip olmalıdır. Sağlık kavramı, tek veya birkaç mesleğin çabası ile elde edilecek bir olgu değildir. Sağlık, önce sağlığı korunacak kişinin çabasıyla başlayan,bir çok mesleğin çabasıyla korunacak, geliştirilecek, bir sistemin ürünü olan bir olgudur.Primer Sağlık Hizmetleri veya Koruyucu sağlık hizmetleri şeklinde ifade edilen hizmetler, İşyeri kapsamında ifade edilirse, bu hizmetlerin tümünü sağlayacak sistemin ismi “İş Sağlığı Yönetim Sistemi”dir. Daha doğru bir anlatımla, “İşle ilgili Sağlık Sistemi”dir. İş Sağlığı kavramı, diğer evrensel kavramlardan biridir ve Çalışan herkesin sağlığını kapsamaktadır. Sözlük anlamı ise, Çalışanların Sağlığı ve Güvenliği’ dir.

Şekil 1’deki fabrikanın yerini, İş Sağlığı Yönetim Sistemi alacaktır. O halde Çok bilimli bir koruyucu sağlık hizmetinin verileceği, şekillerden açıkça görülmektedir. Sistemde, Koruyucu Mühendislik Hizmetleri, Koruyucu Tıbbi hizmetler, Koruyucu İşletmecilik hizmetleri, Koruyucu Beslenme Hizmetleri, Koruyucu Sportif hizmetler, Koruyucu Eğitim hizmetleri, Koruyucu Hukuksal hizmetler gibi, en önemlilerini saydığımız birçok hizmet, Çalışanın sağlığı konusunda önem arzetmektedir.

kose yazilari 2  İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kültürü

Şekil – 2

Gelelim, “Güvenlik” kavramına, Türk Dil Kurumu Sözlüğündeki kelime anlamı “Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet” şeklindedir. İş Güvenliği kavramı ise, İşle ilgili güvenlik, anlamında, işin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamaktır. Bu durum tamamen mesleksel eğitim alan insanların, aldıkları eğitim çerçevesinde yaptıkları işi başarması, güvenli bir şekilde ortaya çıkarmasıdır. Yapılan işin en başarılı şekilde gerçekleştirilmesi, meslek insanlarının o işte en iyi şekilde uzmanlaşmasına bağlıdır. Örneğin bir Hastanede verilen tedavi hizmetinin güvenliği, mesleğinde 3-6 yıl uzmanlık eğitimi almış uzmanlaşmış hekimlerle mümkündür. Keza, hangi mesleği ele alırsanız alınız, yapılan işin güvenliği, o mesleği uygulayan uzmanlaşmış kişilerle mümkündür. İş Güvenliğini, Çalışanın güvenliği ile karıştırırsanız, işin içinden çıkamazsınız, ya işe, ya da çalışana zarar verirsiniz. İşin güvenli bir şekilde ortaya çıkmasını sağladığınız bir madde, çalışanın güvenliği açısından sağlıklı değildir. Örneğin Güvenli bir şekilde anestetik maddeyle ameliyat ettiğiniz hastanızın tedavi güvenliğini sağladığınız halde, Anestetik madde güvenli bir şekilde kullanılmaz ise, Çalışanın sağlığı açısından zararlıdır. Yani İşle ilgili Güvenlik, bir kalite sorunu-İş güvenliği yönetim sistemi sorunu iken, Çalışanın sağlığı ve güvenliği, bir iş Sağlığı Yönetim Sistemi sorunudur. Bu iki sisteminde yasaları farklı, sigorta sistemleri farklıdır. Aynı sistem içerisinde mütalaa edilemezler. Hastanıza zarar verdiğinizde, farklı yasalarla, çalışanınıza zarar verdiğinizde farklı yasalarla (İş Yasası) yargılanırsınız.

Yasalarımızda, işletmelerde, çalışanın sağlığı hizmetinin, sadece İşyeri hekimi ve İş güvenliği Uzmanına yüklenmiş olması, bu konuda da kültür eksikliğimizi açıkça ortaya koymaktadır.  İlgililerin her konuşmasında, ifade ettiği İSG Kültürü Konusunda, daha birçok şeyi öğrenmeleri gereği açıkça görülmektedir.

Hangi hizmet konusunda, yasa çıkarılacak ise, o hizmetin öncelikli olarak terminolojisinin incelenmesi gereği, yapılan terminoloji hatalarından, açıkça görülmektedir.  Yasalarda yapılan terminoloji hataları, vatandaşın derdine çare olmaktan öte, vatandaşın sorunlarının içinden çıkılmaz hale gelmesini sağlamaktadır.

Terminolojik hataların ortadan kaldırılması, o konudaki bilim insanlarının toplanıp, fikirlerinin alınmasından geçmektedir. Bu tür çabaların en önemli sonuçlarından birisi, terminolojiler konusunda  açılan tartışmalardır. Bu tartışmaların sonucunda, terminolojik anlaşmalar sağlanacak ve ortak, bilimsel bir İSG kültürünün yayılmasına neden olacaktır.

 

Prof. Dr. Hilmi SABUNCU
Üsküdar Üniversitesi, İSG Bölüm Başkanı
hilmi.sabuncu@uskudar.edu.tr

Kaynaklar :

  1. 1.       Türk dil kurumu sözlüğü: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts
  2. 2.       Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu, kanun no. 5510 , kabul tarihi : 31/5/2006         
  3. 3.       Vergi usul kanunu , kanun numarası : 213 , kabul tarihi: 4/1/1961
  4. 4.       Prof.Dr.H.Hilmi Sabuncu: “İş Sağlığı- Tehlike ve değerlendirilmesi , Risk ve Değerlendirilmesi , Yeditepe Üniversitesi Yayını , İstanbul – 2008

Bu yazı 2389079 kez okundu