Hayır diyemeyen çocuğun bağımlı olma riski yüksek

Uzmanlar açıkladı: Hayır diyemeyen çocuğun madde bağımlısı olma riski yüksek

Üsküdar Üniversite’sinden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz anlatıyor…

alkol ve madde bagimliligi  Hayır diyemeyen çocuğun bağımlı olma riski yüksek

Prof. Dr. Nesrin DİLBAZ

Zamanında tedavi edilmeyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ileriki yaşlarda kişinin madde bağımlısı olma riskini artıyor. Öyle ki madde kullanan erişkinlerin yüzde 25’inde bu rahatsızlıkların olduğu gözleniyor. Madde bağımlılığının toplumsal sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz bu konuda ebeveynleri uyarıyor.

S Haber’de Sevcan Ödemiş Yıldız’ın sunduğu “Gün Ortası” Programında madde bağımlılığına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, bağımlılığın toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.

Bağımlılığı bulaşıcı hastalık olarak tanımlayan Dilbaz, madde kullanımının 18-20 yaş altında olduğunu gözlemlediklerini de kaydetti. Gençlerin hedef seçildiğini vurgulayan Dilbaz, gençlik dönemine dikkat çekti, ebeveynleri uyardı.

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz;

“Hedef gençler ve maddeye denemeyle başlanıyor. Gençlik döneminde her şey deneniyor. İlk deneme bir süre sonra sosyal kullanım haline geliyor. Öyle ki sosyalleşme aracı oluyor adeta ve bir alt kültür oluşturuyor, kişiyi içine alıyor. Sonrasında orada başka maddelerle de tanışıyor kişi. Sonrasında kaygı ve mutsuzluğu giderme aracı oluyor madde kişi için. Son aşamada ise yaşamak için kullanma halini alıyor. Aşama aşama buraya varıyor madde kullanımı. Yaşamın amacı oluyor bir süre sonra.

İRADEM GÜÇLÜ BİRSEFERDEN BİRŞEY OLMAZ DEMEYİN!

Gençlik zaten bana bir şey olmaz diyen grup. Hastalanmam, trafikte seyrederken hız yapıyor kaza yapmam diyor ve ölümsüz hiç hastalanmayacakmış gibi düşünüyor. Bağımlılık kişilik zayıflığıyla ilgili hastalık değil bu bir hastalık. Bağımlıların çoğu üzüldüm kullandım, sevindim kullandım diyor. Sorun çözemedikleri için kullanıyorlar. Eğlenmek için neden bir araç olsun ki madde. Esrarla ilgili ottur zararı yoktur diyorlar. Halbuki ne büyük yanlış. Esrar beyni ciddi tahrip eden bir madde. Şizofreni dediğimiz hastalığa yol açıyor. Genetik olarak kişi bunu taşıyorsa içilen esrar onu tetikliyor.

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BAĞIMLILIĞI TETİKLİYOR

Zamanında tedavi edilmeyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu rahatsızlıkları ilerleyen yaşlarda kişinin bağımlılığa yakalanma riskini artırıyor. İstatistiklere bakıldığında madde kullanan erişkinlerin yüzde 25’inin bu rahatsızlıkları yaşadığını gösteriyor.

Çocukları doğru tedavi ettirmesek madde kullanımı riski artar. Kaygı bozukluğu dediğimiz, başkalarının yanında sosyalleşememe, konuşamama, yeni insanlarla tanışamama problemi yaşayan kişiler bir bardak alkol aldığında rahatladığını görüyor ve kullanmaya başlıyor. Bir bardak iki bardağa, yarım şişeye …vs. uzayıp gidiyor. Utangaç, sosyal kaygısı olanlarda madde bağımlılığı normale oranla 13 kat daha fazla.

AİLE ÇOCUĞUNA HAYIR DEMEYİ ÖĞRETMELİ

Ne kadar baskı yaparsanız yapın öyle ya da böyle bu genç bir şekilde zararlı bir şeyle karşı karşıya gelecektir. Aile olarak eğitim sırasında yapmaması gereken şeyler konusunda çocuğa hayır demeyi öğretmek gerekir. Sen düşünme ben senin yerine karar verir, düşünürüm dememek gerek ebeveyn olarak. Kendi kendini kontrol etmeyi çocuklara öğretmeliyiz. Aksi halde onu başkaları kontrol edecektir.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN…

Şaban Özdemir (NPGRUP)

Bu yazı 1078 kez okundu