Evi düşünce gücüyle yakmak mümkün mü?

Türkiye son günlerde Siirtli toprak ailesinin 4 ayda 300 kez yanan evini konuşuyor. Evi düşünce gücüyle yakmak mümkün mü?

eriskin psikiyatri  Evi düşünce gücüyle yakmak mümkün mü?Bir evin üst üste tam 300 kez yanması akıllara bazı soruları da getiriyor. Uzmanlar ise bu sorulara cevaplar arıyor. Kimine göre evi ve eşyaları düşünce gücü yakıyor kimine göre ise yangının nedeni psikolojide davranış bozukluğu olarak bilinen yangın çıkarma isteği yani piromani. Aileye sahip çıkılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan Üniversite olarak aileyi bilimsel ölçekte ele alıp inceleyebileceklerini söyledi.

Türkiye’nin birkaç gündür üzerinde konuştuğu konu Siirtli Toprak ailesinin henüz belirlenemeyen nedenle bir biri ardına evlerinin yanması. Nereye taşınırlarsa, giderlerse gitsin evlerini yanmaktan kurtaramayan toprak ailesi uzmanları da harekete geçirdi. Uzmanlar şimdi ateşin kaynağının nereden geldiğini, evin neden yandığını, evi yakan şeyin düşünce gücü mü yoksa bir insan elinin mi olduğunu araştırıyor.

eriskin psikiyatri  Evi düşünce gücüyle yakmak mümkün mü?

PROF. DR. Nevzat Tarhan

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, olayı ve kişileri ayrıntılı olarak incelenmek gerektiğinin altını çizerek Tarhan, ailenin küçük ferdi 5. Sınıf öğrencisi Melek Toprak’ın ısı enerjisini neşretmeyle ilgili bir özelliğinin olabileceğine dikkat çekti.

Bu tarz kişilerin belli noktada istem dışı biyoelektromanyetik elektrik enerjisi üretebileceğini vurgulayan Tarhan bunun mümkün olduğunu, her bir sinir hücresinin beyinde küçük bir jeneratör gibi çalıştığını hatırlattı. Bu kişilerin beyinde belli genlikte enerji üretebilme özelliğine sahip olduğunu kaydeden Tarhan, ısı enerjisi üreten frekans özelliğine sahip bu kişilerin zaman zaman tehlikeli olabileceklerini söyledi.

Bu frekansı bilimsel olarak ölçmenin mümkün olduğunu kaydeden Tarhan, üniversite ve hastane olarak bu aileye sahip çıkmaya hazır olduklarını söyledi. Bilimsel olarak elektrot takılıp, 3 boyutlu elektro manyetik görüntüleme yöntemiyle sorunun kaynağına ulaşabileceklerini ifade eden Rektör Tarhan, cilt direnci ve ısı enerjisini de ölçebilecek sistemlere sahip olduklarını kaydetti. Tarhan böylece beynin elektromanyetik değişikliklerinin hangi alan ve şiddette olduğunu da ölçebildiklerini söyledi.

Beyinin ürettiği enerjiyi ısı enerjisine dönüştürebilen bu gibi özel kişilerin eğitilmemesi halinde kayıp vaka olabileceklerini hatırlatan Rektör Tarhan üniversite olarak karşılıksız tedavi ve araştırılma hizmetini üstlendiklerini söyledi. Rahatsızlığın tedavi edilebilir olduğunu vurgulayan Tarhan önemli olan küçük Melek’in sağlığı ve geleceği olduğunu kaydetti. Bilimsel olarak bu aileye sahip çıkılmaması halinde ailenin çözümü bilim dışı yollarda arayabileceğine de dikkat çekti.

Şaban Özdemir (NPGRUP)

 

Bu yazı 215 kez okundu