SUÇ MU YOKSA HASTALIK MI?

HABERTÜRK

4-11 yaş arasındaki çocuklara cinsel arzu duyulması anlamına gelen pedofili tartışılıyor…

 

Yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi 4-11 yaş arası çocuklara cinsel arzu ve istek duyması anlamına gelen pedofili, tüm dünyada ve özellikle Batılı devletlerde en önemli cinsel suç olarak kabul ediliyor. Peki diğer adı sübyancılık olan pedofili bir suç mu, hastalık mı? Pedofili eğilimi önceden belirlenebilir mi ve bu kişilere hadım cezası uygulanmalı mı? Uzman Dr. Mehmet Yavuz, pedofiliyi tanımlayarak bu soruları cevaplandırdı.

Türkçeye, İngilizce ”paedophilia” kelimesinden geçen pedofili sözcüğünün kökeni Yunanca paid (çocuk) ve philia (sapma, düşkünlük) sözcüklerinden oluşur. Daha çok erkek erişkinlerde görülen pedofili nadiren de olsa kadınlarda da görülebilir. Pedofililerde cinsiyet ayrımı olmadığını belirten Dr. Yavuz, bu kişilerin her iki cinse de yönelebileceğinin altını çiziyor. Dünya üzerinde bilinen en ağır ve kabul edilemez suç olan pedofiliye maruz kalmış çocuklar, yeterince rehabilite edilmezlerse yetişkinlik dönemlerinde benzer eğilimler gösterebiliyor.

PEDOFİLİ EĞİLİMİ FARK EDİLEBİLİR Mİ?

”Pedofili eğilimli bir yetişkin her yaş grubundan, her meslekten ve her etnik kökenden olabilir. Sosyo-ekonomik düzeyi çok iyi veya çok kötü de olabilir” diyen Dr. Yavuz, bu kişilerin daha çok uzak akrabalar ve komşular olduğunun araştırmalarla tespit edildiğini belirtiyor. Kişinin bir çocuğu severken içinde ne tür duygular beslediğinin dışarıdan asla fark edilemeyeceğini söyleyen Dr. Yavuz, birini bu konuda suçlamadan önce çok dikkatli davranılması gerektiğinin altını çiziyor. Çevrede özellikle çocuk pornografisine ilgi duyan biri varsa bu kişinin yakın takibe alınması gerektiğini belirten Dr. Yavuz, çocuk pornografisine ilgi duyan herkesin pedofili eğilimli olmayacağını da hatırlatıyor.

ÇOCUĞU SUÇLAMAYIN

Pedofiliye maruz kalmış çocukların yeterince rehabilite edilmezlerse yetişkinlik döneminde benzer eğilimler gösterebileceğini belirten Dr. Yavuz, böyle bir durumda çocukta suçluluk duygusu uyandıracak her türlü söz ve eylemden kaçınılması gerektiğini söyledi. ”Ebeveynler acı ve öfke dolu oldukları için çocuğu sakinleştirirken çeşitli hatalar yapabilir ama çocuğun suçlu değil mağdur olduğu kesinlikle unutulmamalıdır” diyen Dr. Yavuz sözlerine şöyle devam etti: ”Pedofiliye maruz kalmış çocuk en kısa zamanda profesyonel bir ekip tarafından tedavi edilmeli ve tedavi masraflarının tümünü devlet karşılamalıdır. Çocuğun ve ailesinin ifadeleri defalarca alınmamalı, yalnızca bir defa psikolog eşliğinde video kaydına alınmış ifade incelenmelidir.

Çağımızın vazgeçilmez kavramı internet, pedofili gibi ağır cinsel suçların artmasını büyük ölçüde tetikliyor. Yetkili kaynaklar, sadece ABD’den günde 20 bin civarında çocuk pornografisi içeren dokümanın internete servis edildiğini belirtiyor. Dünya genelinde pornografiyle yoğun şekilde mücadele edilmesine rağmen, baskınlarda ele geçirilen pornografik içerikli görsel dokümanların %40’ını çocuk pornografisi oluşturuyor. Türkiye’de ise basını yakından takip edersek pornografiyle yeterince mücadele edilemediğini kolaylıkla görebiliriz. Bu nedenle tüm dünya ülkelerinin bu konuda işbirliği yapması gerektiğini belirten Dr. Yavuz, Hollanda’da pedofililerin bir siyasi parti kurma hazırlığında olduğunu hatırlatarak durumun vahametini bir kez daha gözler önüne seriyor.

SUÇ MU, HASTALIK MI?

Pedofilinin suç mu hastalık mı olduğu yıllardır tartışılan bir konudur. Dr. Mehmet Yavuz’a göre pedofili hem suç hem de cezai indirimi olmaması gereken bir hastalık. Hiçbir sağlıklı ruh halinin pedofili gibi bir eğilim gösteremeyeceğini belirten Dr. Yavuz, bu hastalığın, kendinin ve meslektaşlarının karşılaşmak istemediği bir sapkınlık olduğunu sözlerine ekledi.

PEDOFİLİ TEDAVİ EDİLİR Mİ?

”Pedofili, tedavisi çok zor olan bir sapkınlıktır” diyen Dr. Yavuz, bu hastalarda psikoterapi ve davranışçı terapilerin işe yarayabileceğini ancak pedofililerin büyük kısmının tedaviyi reddettiğini belirtti.

AĞIR CEZALAR CAYDIRICI OLABİLİR

Her pedofili suçlusuna taciz, tecavüz ve şiddet durumuna göre en ağır cezalar verilmesi ve bu kişilerin infaz yasasından faydalanmaması gerektiğini belirten Dr. Yavuz, çocuklarımızı bu sapkınlıktan korumak için yetkililerin konuya hassas yaklaşmaları ve cezaların caydırıcı olması gerektiğini vurguladı.

HADIM CEZASI

Pedofili hastalarının çeşitli yöntemlerle kısırlaştırılması tüm dünyada ve ülkemizde halen tartışılmakta olan bir konu. Dr. Yavuz, değişik ülkelerde çeşitli cezalar olduğunu hatırlatarak ”Örneğin Çek Cumhuriyeti’nde pedofili suçlularına cerrahi kastrasyon uygulanıyor, yani ameliyatla testisler çıkarılıyor. ABD’nin bazı eyaletlerinde pedofili suçluları idam edilirken bazı eyaletlerde suçluya 2 seçenek sunuluyor; hadım cezası ya da 20 yıl hapis cezası…

Bazı ülkelerse cezalandırmak için pedofili hastasının ikinci bir suç işlemesini bekliyor. Pedofiller fırsat bulduğunda suçunu tekrarlayacağı için bu yöntem sağlıklı değil, ikinci bir kurban verilmesini beklemektense bu suçluların toplumdan tecrit edilmesi en iyi çözümdür” şeklinde konuştu. Bu konuda bazı hukukçuların anayasal hakları ileri sürerek hadım cezasına karşı çıktığını belirten Dr. Yavuz, hukukçuların tecavüze uğramış çocuğun ve ailesinin bu ağır psikolojik travmayı ömür boyu üzerinde taşıyacaklarını düşünerek empati yapması gerektiğinin altını çizdi.

KİMYASAL KISIRLAŞTIRMA

Cerrahi kastrasyon sadece üreme fonksiyonlarını durduğu ve cinsel isteği önlemediği için birçok hukuk ve tıp uzmanı bunun yerine kimyasal kastrasyonu öneriyor. Önceleri kimyasal kastrasyonda da sadece üreme fonksiyonu durdurulduğu için pedofililerin kötü amaçlarıyla mücadele edilemiyordu. Ancak günümüzde hem cinsel faaliyetleri hem de cinsel isteği yok eden ilaçlar geliştirildiğini belirten Dr. Yavuz, pedofililerin bu yöntemle kısırlaştırılmasının en akılcı çözüm olacağını vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Bu yazı 641 kez okundu