GİZLİ, İNATÇI DEPRESYON

PSİKOHAYAT DERGİSİ

Toplumda oldukça sık görülür fakat çoğu durumda fark edilemez. Peki nasıl anlaşılır Distimik bozukluk.

 

Distimik bozukluğu yaşayan kişi kendisini "ben kendimi bildim bileli böyleyim, depresifim" diye tanımlar. Hastalık belirtilerini kendi kişilik özelliği sandığı için tedavi alma gereği duymaz.

Dr. Semra BARİPOĞLU anlatıyor:

Distimik bozukluk, depresyonda görülen şikayetlerin daha hafif şiddette olduğu, ancak uzun süre devam ettiği bir psikiyatrik hastalıktır.  Kişi çoğu zaman mutsuz, karamsardır. Uyku, iştah düzensizlikleri, enerjide azalma, dikkat, konsantrasyon bozukluğu, karar vermede güçlük  vardır.

Toplumda oldukça sık görülmesine karşın, bu hastalıkla ilgili talihsizlik, distiminin çoğu durumda fark edilememesi ve bireyin tedavi yardımından mahrum kalmasıdır. Hastalık belirtileri ani başlangıçlı olmadığı ve kişinin yaşam akışında belirgin bir değişmeye yol açmadığı için hasta yakınlarının dikkatini çekmemektedir.

Distimik bozukluğu yaşayan kişinin kendisi de durumunu "ben kendimi bildim bileli böyleyim, depresifim" diye tanımlar. Hastalık belirtilerini kendi kişilik özelliği sandığı için tedavi alma gereği duymaz. İçinde bulunduğu durumu öylece kabullenmiştir. Oysa bu hastalığın tanınması ve erken tedavisi çok önemlidir. Çünkü gecikilmesinin faturası kişiye ve çevresine getirdiği yükler bakımından oldukça ağır olmaktadır.

ÇOCUKLUKTA BAŞLAR, EN AZ 2 YIL SÜRER

Distimik bozukluk genel olarak çocukluk ya da ergenlik döneminde başlar ve kronik bir seyir izleyerek en az iki yıl sürer. Yani bireyin akademik ve sosyal olarak kendini en çok geliştirmesi gereken yılları etkisi altına alır.  Hastalık bazı kişilerde yetişkin yaş döneminde başlayabilir. Zaman zaman bu tabloya majör depresyon eklenir ve sık sık yineleyebilir. 

Hastalığın belirleyici özelliği, kişinin isteksizlikten, ilgisizlikten yakınmasıdır. Ancak belirtiler genellikle dışarıdan gözlenmez, çevresindekiler söylemese kişinin mutsuz, karamsar olduğunu fark etmezler.

ÜRETKENDİR AMA KENDİNİ YETERSİZ HİSSEDER

Hastada uyku, iştah ve cinsel yaşamla ilgili sorunlar varsa da fark edilmeyecek düzeydedir. Ancak kişi hiçbir şeye motive olamamaktadır. Normalde hoşlandığı aktivitelerden, hobilerinden bile artık zevk almamaktadır. Çoğu zaman durgun, dalgın ve sessizdir. Hayat, taşınması zorunlu, çok ağır bir yük gibidir. Kişi sadece temel sorumluluklarını yerine getirir, başka şeyle ilgilenmez.

Yaşamını işine adamış gibidir; eğlenceye, sosyal aktiviteye enerjisi ve isteği kalmamıştır. Çok çalışmasına, üretken olmasına karşın sürekli olarak yetersizlik duygusu içindedir. Aslında, bu hastalık nedeniyle var olan potansiyelini de tam olarak ortaya koyamaz, kariyerinde hak ettiği seviyeye gelemez. Tüm bunlar kişinin yakın çevresiyle ilişkilerini bozar, evlilikte görevlerini yerine getirememesine ve çatışmalara yol açar.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Distimik bozukluğun tedavisinde başlıca ilaç ve psikoterapiden yararlanılır. Etkin bir tedavi planıyla hastalık belirtilerinde önemli ölçüde gerileme ve kişinin fonksiyonelliğinde belirgin artış sağlanmaktadır. Antidepresan grubu ilaçlar bu hastalıkta oldukça iyi etki gösterir. Koruyucu olarak ilaç tedavisine en az iki yıl devam etmek gerekir. 

İlaç tedavilerine istenen yanıt alınamazsa, TMU (transkraniyal manyetik uyarım) tedavisinden de yararlanılabilir. Psikoterapi kişinin psikolojik savunmalarını güçlendirmek, bakış açısını geliştirmek, stresle baş etmesini kolaylaştırmak için oldukça etkili bir tedavi aracıdır. Değişik psikoterapi teknikleri kişinin durumuna göre özelleştirilerek süreç içinde uygulanır.

Bu yazı 1805 kez okundu