Check-Up'a ilgi büyük

Beyne ve beyin hastalıklarına verilen önem, gün geçtikçe artıyor. Özellikle de hasta yakınları "Acaba bende de bir sorun var mı?" diye beyin check-up'ı yaptırarak beyin damarlarının durumunu öğreniyorlar.

 

Beyin hastalıklarını, henüz klinik bulgu vermeden saptamak mümkün

Beyne check-up

Beyin Check-Up'ını kimler yaptırmalı?

Orta yaş ve üzeri insanlar

Damarsal risk faktörleri olanlar

Yüksek tansiyonu olanlar

Aşırı kilolu insanlar

Ailede beyin hastalıkları olanlar

Sigara içenler

Kalp-damar hastalıkları geçirmiş olanlar

Zihinsel işlevleri bozuk olanlar

Hareketlerinde dengesizlik yaşayanlar

Dikkat dağınıklığından şikâyetçi olanlar

Hafıza bozukluğu

 

Beyindeki dejeneratif hastalıkların görülme sıklığındaki artış, toplumda bu hastalıklarla ilgili bilinç artışını da beraberinde getirdi. Özellikle yakın çevresinde dejeneratif beyin hastalığına yakalanmış biri olanlar, kendi beyinlerinde bir sorun olup olmadığını, damarlarının durumunu merak eder oldu.

Yaşam süresinin uzaması, toplumun giderek yaşlanmasıyla beraber, Parkinson, Alzheimer ve beyin-damar hastalıkları gibi, yaşlılıkla görülme sıklıkları artan hastalıklar da yaygınlaşmaya başladı. Halk arasında 'bunama' olarak bilinen Alzheimer'in görülme sıklığı, örneğin 65 yaşın üzerinde % 5-10 civarı, Parkinson hastalığının görülme sıklığı ise yaklaşık % 1-2. Yani istatistiklere göre Türkiye'de 250 bin civarında Alzheimer hastası, 150 bin civarında ise Parkinson hastası bulunuyor. Bunların dışında beyin hücre kaybıyla seyreden diğer beyin hastalıklarına da günümüzde daha sık rastlamak mümkün. Ayrıca sigara, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, şişmanlık gibi faktörler de toplumumuzda beyin hastalıkları açısından en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.
Beyindeki dejeneratif hastalıkların görülme sıklığındaki artış, toplumda bu hastalıklarla ilgili bilinç artışını da beraberinde getirdi. Özellikle yakın çevresinde dejeneratif beyin hastalığına yakalanmış biri olanlar, kendi beyinlerinde bir sorun olup olmadığını, damarlarının durumunu merak eder oldu. Genel kontrol amacıyla hastanelere, uzman doktorlara gelen insan sayısındaki ciddi artış üzerine de Medica Tanı Merkezi'nde yeni bir "beyin check-up" ı programı başlatıldı. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Emre'nin anlattıklarına göre beyin check-up'ında amaç, beyni olumsuz etkileyebilecek, özellikle beynin işlevini ve yapısını olumsuz etkileyebilecek risk faktörlerini ve gelişmekte olan hastalıkları henüz göze çarpan bir belirti vermeden saptamaya çalışmak.

Prof. Dr. Murat Emre, "Beyni etkileyebilecek risk faktörleri olabilir. Bunlar yavaş yavaş tuzaklarını kurarlar. Fark edilmemiş bir yüksek tansiyon beynin küçük damarlarını etkiler, beyin bölgelerinin birbirleriyle haberleşmede kullandığı kablocuklara zarar verir. Ama henüz bu bir şikâyet olarak ortaya çıkmamış olabilir. Amaç, beynin hastalanmasını henüz klinik bulgu vermeden saptamak ve beyni etkileyebilecek risk faktörlerini erken dönemde saptayıp önlemleri erken dönemde almak" diyor.

 Risk faktörlerinin tuzakları

Beyni etkileyen hastalıklarda, kendisi ve risk faktörü erken dönemde tespit edildiği zaman en fazla sonuç alınan beyin damar hastalıkları. Bunların arasında inmeler, beyin damarlarının tıkanması sonucunda oluşan bunamalar, beyin damarlarının tıkanması sonucunda oluşan hafif zihinsel bozukluklar yer alıyor. Çünkü damar risk faktörlerini tespit ettiğiniz zaman hastalığı kontrol altına alma olasılığınız yüksek. Örneğin bir tansiyonu, kolesterolü, şekeri, fazla kiloları kontrol altına alma olasılığınız yüksek. Beynin büyük ve küçük tüm damarlarının hastalanması sonucu ortaya çıkan felç, bunama, zihinsel bozukluk gibi hastalıklarda şans daha yüksek oluyor

Check-up'lar kişinin risk faktörlerine göre belirlenebiliyor. Beynin zihinsel işlevleri, eğitim ve yaşa göre standardize edilmiş testlerle ölçülüyor. Uzmanlar bunlara nöropsikolojik testler diyor. Bunlarla beynin zihinsel işlevlerinin olması gereken seviyede olup olmadığı saptanabiliyor. Ayrıca ultrasonla beyni etkileyen büyük damarların durumu saptanıyor, bir pıhtılaşma, kireçlenme olup olmadığına bakılıyor. Beyni besleyen dört büyük damar da bu şekilde inceleniyor.

Orta yaşlılar check-up'a

Check-up'ta beynin basit bir görüntülemesi var. Bu görüntülemede beynin hücre kaybetmeye başlayıp başlamadığı, beynin dokularında, özellikle de küçük damarlarda klinik bulgu vermemiş bir hasarın olup olmadığı inceleniyor. Bir de tansiyon, kolesterol, şeker, folik asit eksikliği, tiroid bezinin işlevleri gibi beyni etkileme riski yüksek olan parametreler gözden geçiriliyor. Son olarak bütün bunlar bir nörolog tarafından değerlendirilerek basit bir nörolojik muayene de yapılıyor. Prof. Dr. Murat Emre, "Yani özet olarak beyin check-up'ında beynin zihinsel fonksiyonlarını, hareket işlevlerini, görüntü ile beynin kendisini ve damarlarını gözden geçiriyor, hastada gelişmekte olan bir beyin hasarı olup olmadığını, işlevlerin ne durumda olduğunu, beyin için bir risk faktörü olup olmadığını inceliyoruz" diye anlatıyor. Özel bir şüphe olmadan, rutin olarak bakılan taramada özellikle saptamaya çalışılan şeyler beynin damarlarını etkileyen hastalıklar. En kolay bunlar yakalanabiliyor, önlem alınabiliyor. Çünkü beynin damar hasarlarını, damar tıkanıklıklarını, damar hasarlarının oluşturduğu doku kayıplarını ve beyinde birtakım yapısal bozukluklarını görüntülemeyle saptamak mümkün. Peki, beyin check-up'ını özelikle kimler yaptırmalı? Prof. Dr. Murat Emre, genç bir insanın yaptırmasının anlamı ve gereği olmadığını belirtiyor ve ekliyor: "Ancak orta yaş ve üzeri insanlar için söz konusu olabilir. Özellikle de damarsal risk faktörleri olduğu bilinenler yaptırmalı. Aşırı kilolu insanlar, ailesinde benzer hastalıklar olan insanlar, sigara içenler, kalp-damar hastalıkları geçirmiş olanlar. Bir ya da birkaç risk faktörü olanlar, risk faktörü olma olasılığı yüksek olan insanlar ve de ailesel riski olanlar." Beyin check-up'ını yılda bir kez yaptırmak yeterli. Ancak risk faktörlerine göre bu sıklık değişebiliyor. Örneğin kişide ilk taramada beyni besleyen büyük damarlarda % 40-50 daralma olduğu tespit edilirse 6 ay sonra tekrar ultrasonla bakmak gerekebiliyor.

Beyin check-up'ında beynin basit bir görüntülemesi de yer alıyor. Görüntülemeyle beynin hücre kaybetmeye başlayıp başlamadığı, özellikle de küçük damarlarda bir hasarın olup olmadığı inceleniyor.

 

Beyin check-up'ında neler yapılıyor

Kişinin risk faktörlerine bakılıyor.

Beynin zihinsel işlevleri, eğitim ve yaşa göre standardize edilmiş nöropsikolojik testlerle ölçülüyor.

Ultrasonla beyni etkileyen büyük damarların durumu saptanıyor; pıhtılaşma, kireçlenme olup olmadığına bakılıyor.

MR ve bilgisayarlı tomografi ile beynin basit görüntülemesi yapılıyor; beynin hücre kaybetmeye başlayıp başlamadığı, beynin dokularında, özellikle de küçük damarlarda klinik bulgu vermemiş bir hasarın, tıkanıklığın olup olmadığı inceleniyor.

Tansiyon, kolesterol, şeker, folik asit eksikliği, tiroit bezinin işlevleri gibi beyni
etkileme riski yüksek olan parametreler gözden geçiriliyor.

Son olarak bütün bunlar bir nörolog tarafından değerlendirilerek basit bir
nörolojik muayene yapılıyor.

 

KAYNAK

http://www.tempodergisi.com.tr



Etiketler:


ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Sanal Bağımlılık Ne Zaman Başlıyor?
    23 Mayıs 2017, 10:53
  • Beyaz Saray'da Kritik Görüşme
    18 Mayıs 2017, 15:28
  • Erdoğan ve Trump'ın beden dili
    18 Mayıs 2017, 10:35
  • İş sağlığı ve güvenliğinde Türkiye'deki uygulamalar ve yükseköğretim eğitimi
    15 Mayıs 2017, 10:52