Bencilliğin de bir sınırı olmalı!

Üsküdar Belediyesi’nin düzenlediği “ Psikolojide Mutluluk” konferansında konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikolojide mutluluğu yakalamanın sırrını anlattı.

eriskin psikiyatri  Bencilliğin de bir sınırı olmalı!Konuşmasında bireyin ruh yapısını multidisipliner bir yaklaşımla ele alan Tarhan, insanları mutsuz yapan temeeriskin psikiyatri  Bencilliğin de bir sınırı olmalı!l duygulara dikkat çekti. Tarhan bu duygulardan en önemlilerinden birinin ise “Bencillik” olduğunu söyledi.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında “Psikolojide Mutluluk” konferansına katıldı. Üsküdar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün organize ettiği konferans Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

İstanbul’un birçok ilçesinden yoğun katılımın gösterildiği kongrede Rektör Tarhan mutlu psikolojinin yol haritasını çizdi. İnsanın psikolojisini, multidisipliner bir çerçevede değerlendiren Tarhan, her yönüyle kişinin ruh yapısını ele aldı.

Kişinin mutluluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Rektör Tarhan kişiyi mutsuz eden temel duyguların başında bencilliğin geldiğini söyledi.

İnsan bir yönüyle bencil olduğunu, merhametin zıddının ise egoizm olduğunu ifade eden Tarhan, bu iki duygunun aslında tahterevallinin iki ucu gibi olduğunu kaydetti. Merhamet arttıkça bencillik, bencillik arttıkça merhametin azaldığını vurgulayan Tarhan, insan iç dünyasında hangi duyguyu beşlerde hislerinin de o yönde gelişeceğini dile getirdi.

Bencilliğin arka planında yatanın zayıflık olduğunu kaydeden Tarhan, erişkinlerde görülen bencilliğin altında o kişilerin iç dünyalarında güçsüz olmalarının yattığını söyledi.

Bencilliğin insanda yüksek beklentiler oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bencilliğin kişiyi başkalarını anlama çabasından, çoğulcu düşünmekten, yakınları için iyilik yapmaktan alıkoyan bir duygu olduğunu kaydetti.

Mutluluğun en büyük düşmanın bencillik olduğunu vurgulayan Tarhan, yaptıkları sonucu bencillerin zamanla yalnız kalacaklarını ancak; narsisizmin azalmasıyla kişilerde olumlu hislerin gelişebileceğini de söyledi.

Kişilerin isterse değişebileceğini hatırlatan Tarhan;

“İnsanlar da mimari yapılar gibidir. Nasıl ki bir yapının yüzde 30-40’lık bölümünü iskeleti geri kalanı ise sıva, kapı, pencere ve diğer aksesuarlar oluşturuyor. İnsanların kişilikleri de böyle.  Yüzde 30-40’ı genetik miraslar geri kalanı ise kişi yaşamla oluşturur.” Dedi.

Bir bölümü soru-cevap şeklinde geçen konferansın sonunda Tarhan katılımcılara kitaplarını da imzaladı.

VİDEO İÇİN…

Şaban Özdemir (NPGRUP)

Bu yazı 536 kez okundu